Ana içeriğe atla

237- Sessiz Kalamayız 30.07.2020, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz cuma günü Ayasofya Cami ibadete açıldı. Açılmadan önceki olasılıkları ve açıldıktan sonra olacakları belirtmiştim. Uluslararası basın ve İslam dünyasının yakından takip ettiği Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve devlet erkanının katılımıyla ilk Cuma namazı kılındı. Ayasofya’nın ibatede açılmasıyla borsanın yükseleceği, ekonominin biteceği, çok büyük sorunların olacağı varsayımları da ibadet sonrası çürümüş oldu. Ekonomimiz ve siyaset kurumumuz dün olduğu gibi bugün de coğrafyanın artı ve eksilerini bilerek kontrol ve tedbirlerle yoluna devam etmektedir.

***

Ayasofya’daki ilk cuma sonrası söylendiği gibi Hristiyan dünyasında da herhangi bir tepki ve yas ilan edilmedi. Sadece ve sadece Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan ve kilisesi ulusal yasmış gibi bayrakları yarıya indirerek Yunanistan’ın bazı bölgelerinde orta oyun kabilinden Türk bayrağını yakma ve savaş ritüelleriyle sözüm ona protesto yaptılar. ‘Yenilen pehlivan güreşe doymaz.’ misali Yunan siyaset kurumu coğrafyada şımarık dış politikasıyla reel politikadan uzak algı yönetimi yaparak yersen restlerini çekmektedir.

 

Hidrokarbon – Savaş Gemileri

 

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikası başta olmak üzere Ortadoğu çatışma ve diplomasi alanlarında Kıbrıs Türkleri adına ve kendi hakları doğrultusunda Türkiye siyaset kurumu çok yönlü diplomasisini yürüterek dış politikasını icra etmektedir. Milli güvenliğinin gerekleri doğrultusunda insani yardımlar ve çalışmalar başta olmak üzere Cumhuriyet Türkiyesi bölge insanlarının huzur ve refahı için de faaliyetlerini yürütmektedir.

***

Türkiye’nin Suriye politikası, Doğu Akdeniz hidrokarbon çalışması ve Libya’daki varlığı bölge siyasetinde korsan mantığıyla hareket edecek devlet ve devlet dışı aktörleri rahatsız etmektedir. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları yanlarına aldıkları yancı tabir edilen Mısır, Fransa gibi ülkelerle Türkiye ve Kıbrıs Türklerini sözüm ona tehdit etmektedir. Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyeti yapan teknik gemilerden çok savaş gemileri varlık göstermektedir. Bu da Doğu Akdeniz’in ısınmasına Kıbrıs sorununun çıkmaza girmesine ve milli güvenliğimize tehdittir. Bu bağlamda Türkiye uluslararası hukuktan aldığı yetkiyle askeri ve diplomasi varlığı sıcak bölgede artarak devam etmelidir.

***

Yaşanan bu ayak oyunları ve Yunan entrikalarına cevap niteliğinde Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı “Geçmişten Günümüze Milli Davamız Kıbrıs” başlıklı bir bildiri yayımladı. Bildiride “Kıbrıs’taki Türkleri yok sayan, adanın tamamında söz sahibi olmak isteyen bir anlayışa karşı garantör devlet olarak Türkiye’nin sessiz kalması ve bunu kabul etmesi düşünülemez.” açıklaması önemlidir. Türkiye’nin ‘sessiz kalamayız’ vurgusunu bölge siyasetine aktör ülkelerin ve devlet dışı aktörlerin iyi okuması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti her şart altında soydaşları Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatine savunacak güç ve kudrete sahiptir.

***

Yaklaşan Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, seçmen iç siyasi konulardan ziyade tercihini dış politika ve Doğu Akdeniz’deki malum şartları düşünerek yapmalıdır. Seçilecek olan Cumhurbaşkanı iki devlet bir millet fikriyle garantörü Türkiye ile siyasetini yürütmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...