Ana içeriğe atla

239- Mısır – Yunanistan ve hayalleri 14.08.2020, Milliyet Gazetesi

Biri tarihten bugüne Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan, diğeri kadim bir medeniyete ev sahibi topraklarda cunta yönetimini tahsis eden Mısır siyaset kurumu ve darbecileri. Mısır ve Yunanistan son günlerdeki hayalleriyle Doğu Akdeniz siyasetinde varlık gösterme hevesindeler. Hayalperest ikili akıl ve mantıktan uzak imzaladıklarını belirttikleri sözde deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasıyla mavi vatanda bir orta oyun daha oynamaktadırlar. 

*** 

Bu oyun öncesi Yunanistan’ın şımarık tarih ve uluslararası deniz hukuku bilmez siyasi iradesi, Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtlığı için Avrupa ülkelerinde çeşitli ziyaretler yaptı. Almanya ziyareti sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Almanya Şansölyesi Markel arayarak Yunanistan için talepte bulundu. Cumhuriyet Türkiyesi kadim devlet olmanın getirdiği akılla Doğu Akdeniz siyasetinde masada da sorunlar çözülebilir mantığına sadık kalarak Oruç Reis gemisini Antalya limanına demirletti. Bu sağduyu ve çözüm üzerine atılan adım sonrası Yunanistan sözüne sadık kalmayarak Mısır’la sözüm ona deniz yetki anlaşması imzaladı. 

*** 

Geçtiğimiz yazılarda da belirttiğim gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti ve siyasi iradesi, Doğu Akdeniz siyasetinde kendisi ve Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatine savunacağını defalarca belirtti. Bu sebeple de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ‘Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan anlaşmanın hem Türkiye’nin hem de Libya’nın kıta sahanlığını ve haklarını ihlal ettiğini hem de hükümsüz olduğunu’ açıklamıştır. 

*** 

Yunanistan ve Mısır’ın akıl ve mantıktan uzak bu ortaoyunu sonrası Türkiye, Oruç Reis gemisi için NAVTEX ilan etti. 23 Ağustos tarihine kadar Oruç Reis, Meis adası çevresinde faaliyetlerini yürütecektir. Enerji Bakanı Fatih Dönmez, bahse konu kararı “MTA Oruç Reis sismik araştırma gemimiz, Akdeniz’deki yeni görevi için Antalya’dan demir alarak çalışma yapacağı alana ulaştı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için Akdeniz’de ve Karadeniz’deki çalışmalarımız aralıksız devam edecek. 83 milyon arkanda Oruç Reis. Rast gele!” Twitter paylaşımıyla duyurdu. 

*** 

Türkiye Doğu Akdeniz’de dış politikası, enerji politikası ve askeri varlığıyla ortak devlet ve millet aklıyla hareket etmektedir. Bu sebeple de Doğu Akdeniz’e komşu ülkelere ve yancılarına mesaj niteliğinde Deniz Kuvvetleri gerçek mermi atımıyla ‘Mavi Vatan’da irade beyanını somut bir şekilde tatbikat yaparak gösterecektir. Ortadoğu siyaseti, Doğu Akdeniz de varlığı, Kıbrıs sorununda ortaya koyduğu tavır ve duruşla Türk Dış Politikası dün olduğu gibi bugün de tarihsel bağları ve uluslararası hukuktan aldığı yetkiyle Kıbrıs Türklerini ve kendi menfaatini sonuna kadar savunacaktır. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Anlaşması imzalanmıştır. Sevr’in 100. yılında 10 Ağustos 2020’de Türk devleti Akdeniz sularında Oruç Reis ve Türk Donanmasıyla Sevr’in tarafları ve II. Cihan Savaşı galip devletlerine çok açık bir mesaj vermektedir. Akdeniz’in paydaşları ve yancıları tarihi ve güncel siyaseti doğru okumalıdırlar. Bu irade göz önüne alınarak Doğu Akdeniz’den hak talep eden paydaşlar ve siyaset kurumları, Cumhuriyet Türkiyesinin kararlı irade beyanının farkında olarak siyasetlerini yürütmeleri ortak akıla hizmet edecektir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...