Ana içeriğe atla

241- AB ve Samimiyet 27.08.2020, Milliyet Gazetesi

Akdeniz, Kıbrıs ve Ortadoğu coğrafyasının en önemli sorunu, diyalogsuz bir ortamda sorunun çözümünü aramaktır. Günümüz siyasetinin güncel sorunlarından olan Suriye iç savaş bölgesinde Türkiye harici tüm ülkeler savaş ve kaos üzerine siyaset yapmaktadırlar. Libya siyasi krizi, diyalogdan uzak, zor oyunu bozar şeklinde yürütülmektedir. Kıbrıs müzakere süreci uzlaşıdan uzak, çözüm yerine asimile hayali kuran Rum ve Yunan siyaset kurumlarının Türksüz bir Kıbrıs hayaliyle çözümsüzlüğe gitmektedir. Akdeniz’de yürütülen enerji arama çalışmaları sismik arama ve sondaj yapan gemilerin çalışması yerine askeri gemiler ve askeri uçakların gövde gösterisiyle ‘tespit var, kazanan yok’ mantığına bürünmüştür. 

*** 

Coğrafya korku filmi gibi bir haldeyken, Kıbrıs sorunu ve Akdeniz’deki gazın kime ait olduğunun tesbiti ve desteği için Rum ve Yunan yetkililer Avrupa Birliği (AB)’nden medet beklemektedir. Peki AB Akdeniz’e ve Kıbrıs’a çözüm olabilecek midir?

 

AB kimdir?

 

Avrupa Birliği’nin kuruluşu 9 Mayıs 1950’de ve adı Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)’dur. Geçmişte savaşan ülkeler Avrupa’daki zamanın enerji ve sanayi ham maddesi kömür ve çelik için AKÇT altında çıkarları doğrultusunda birleşmişlerdir. Topluluğa ilk katılan ülkeler Belçika, Federal Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda’dır. Altı üye devlet daha sonra Roma Antlaşması’nı imzalayarak kömür ve çelikten daha geniş ticari bir pazar için Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)’nu kurmuşlardır. Daha sonra birliğin ticari işlevselliği ortaya çıkınca ilk genişlemesini Danimarka, İrlanda ve İngiltere’nin AET’ye katılmasıyla 1973’te topluluk altı üyeden dokuza üyeye çıkmıştır. 1981’de Yunanistan, 1986’da İspanya ve Portekiz katılarak birlik büyümüştür. 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Avrupa siyasi yapısı çarpıcı bir şekilde değişmiştir. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Avrupa ve dünya siyaseti iki kutuptan transatlantik yapının hâkim olduğu bir sürece geçmiştir. 1992’de AET Maastrich Antlaşması ile bugünkü Avrupa Birliği’ne dönüşmüştür. 

*** 

Peki AB, Kıbrıs ve Akdeniz’de ne yapacak? Kıbrıs Sorunu için çözüm olabilecek uluslararası aktörlerin dahil olduğu en önemli süreç Annan Planı dönemidir. Birleşmiş Milletler’in yürüttüğü müzakereler ve sonrası yapılan halk oylamasında Kıbrıs Türkleri Annan Planı’na “Yes Be Annem!’’ diyerek “Evet!” demiştir. Kıbrıs Rumlarıysa plana “Hayır!” demişlerdir. Süreç sonrası BM’nin çözümüne “Hayır!” diyen Kıbrıs Rum kesimi AB’ye dahil edilmiştir. AB, çözüm yanlısı Kıbrıs Türklerini “Evet!” oylarıyla yalnızlığa itmiş, kaderlerine terk edilerek Kıbrıs Türklerini yüz üstü bırakmıştır. Şimdi günümüz enerji siyasetinde Kıbrıs Rumları ve Yunanistan, askeri gücü olmayan AB’ye güvenerek Türk Deniz Kuvvetleri’yle yüz yüze kalacağı soğuk günlere kapı aralamaktadır. Çıkar ve menfaat üzerine kurulan bir örgüt günümüzde birleştirici politikalardan uzak tavrıyla Kıbrıs müzakere süreci ve Akdeniz enerji politikasına çözüm olamayacağı aşikardır. Hal böyleyken Rum ve Yunanistan siyaset kurumu, çözümü Kıbrıs Türkleri ve Türkiye siyaset kurumlarıyla diyalogda aramalıdır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...