Ana içeriğe atla

245- BM ve Kıbrıs siyaseti 24.09.2020, Milliyet Gazetesi

Birleşmiş Milletler (BM), dünya barışını ve güvenliğini korumak, uluslararası ekonomik, toplumsal ve kültürel bir işbirliği oluşturmak için 1945’te kurulmuştur. BM, kendisini “Adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş” olarak tanımlamaktadır. Tanımı okuyan herkesin onay vereceği, evrendeki insanlığın üst çatı yönetimi gibi görünen mantıklı bir küresel organizasyondur. Fakat, ekonomik kalkınma adına Afrika kıtasında BM ne yapmaktadır? Su için kuyu açmak BM göreviyse ülkemizden Afrika kıtasında giden birçok STK bu işi başarı ile yapmaktadır. BM’nin tanımındaki ‘ekonomi’ Afrika’da sürdürülebilir bir kazançtan ziyade barınma ve giyim gibi ihtiyaçlar için harçlıktan öteye gitmediği aşikardır. Yine BM’nin kendini tanımlamasındaki ‘adalet’ sanırım Kıbrıs adasında Kıbrıs Türkleri için geçerli değildir. BM gözetiminde yapılan tüm müzakerelerde Kıbrıs siyaset kurumu ve garantör ülkesi Türkiye Kıbrıs sorununda çözüm adına çok fazla fedakârlık yapmıştır. Rum siyasetinin çözümsüzlüğü çözüm gören düşüncesine BM neden tavır koymamıştır?

****

Günümüz siyasetinde yaklaşık bir milyon kişinin hayatını kaybettiği yeni tip koronavirüs salgınının korkunç bir dönüm noktasına ulaştığı bugünlerde BM Genel Sekreteri Guterres, “KKTC'deki seçimlerin ardından garantörler ve tarafların katılımıyla siyasi süreci yeniden başlatmayı planladığını” açıklamıştır. BM tanımına bir ifade daha eklemelidir. Bu da, “Gerekirse seçim kampanyalarına itinayla siyasi argüman olunur” şeklinde olmalıdır. BM ve Kıbrıs müzakerelerinin son süreçlerine şahit olan genel sekreteri, Mustafa Akıncı’ya destek vermek istemiştir. Covid-19’la Avrupa Birliği ülkeleri arası bile geçişin zor olduğu bir süreçte, dünyada ülkeler arası ‘duvar’ların konuşulduğu anda BM federasyon modelli bir çözümle Kıbrıs’ı birleştirmek istemesi, “Aç tavuk rüyasında buğday ambarı görür” mantığından öteye gidemeyecektir.

 

Zenginlik Varsa Paylaşılabilir

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri kadar önemli bir gündemde Akdeniz enerji havzasının paylaşımı konusudur. Akdeniz’e kıyıdaş ülkeler ve yancıları Kıbrıs Türkü ve Türkiye’siz enerji talan politikası için çalışmaktadırlar. Bu atmosferde kadim devlet Türkiye siyaset kurumu diyalog ve uzlaşı üzerine barış diliyle soruna yaklaşmaktadır. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın “Doğu Akdeniz’deki zenginlik paylaşılabilir” demiştir. Sayın Kalın açıklamasının devamında “Kıyıdaş ülkelerin katılımıyla, adil ve paylaşımcı bir enerji platformu konferansı, toplantısı ya da süreci başlatılmasına biz olumlu bakıyoruz” demiştir. Cumhurbaşkanlığının ifadesi açık ve net uzlaşı ve adil paylaşım üzerinedir. Amaç üzüm yemektir, bağcı ile kavga kimseye menfaat kazandırmayacaktır.

 

Bu bahisle Kıbrıs siyaset kurumu gelecek Kıbrıs Sorunu üzerine yürüteceği siyasetini ideolojik fikirden uzak, büyük fotoğrafta yer edineceği bir bakışla siyasetini belirlemelidir. Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri içinde Kıbrıs Türk seçmeni, reyinin bu seçimde çok önemli olduğunu bilerek oyunu kullanmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...