Ana içeriğe atla

248- Beslediğimiz Kazanacak 15.10.2020, Milliyet Gazetesi

Pandemi sebebiyle ertelenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı seçimleri geçtiğimiz Pazar gerçekleşti. Görünen köy kılavuz istemez misali üç aşağı beş yukarı tahmin edilen sonuçlar sandıktan çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk siyaset kurumu demokrasi sınavını Covid-19 için alınan önlemlerle başarıyla gerçekleştirdi. UBP adayı Başbakan Ersin Tatar sandıktan birinci çıktı. Sandıktan ikinci tur için çıkan bağımsız aday Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı oldu. İkinci turun kilidi sandıktan üçüncü çıkan CTP adayı Tufan Erhürman’dır. 11 Ekim seçim sonuçları 19 Nisan 2015’te yapılan Cumhurbaşkanlığı birinci tur sonuçlarını andıran bir şekilde sandıktan çıkmıştır. Kıbrıs Türk siyasetinin iki sağ ve sol fragmanı ikinci tur için yarışacaktır. Bir tarafta anavatan garantisinde KKTC’nin tanınması, diğer yanda “Go Turkey, Go Asker” diyen baraka kültürünü sarayda yaşatan federasyoncu siyasi düşünce vardır. Bu fikirler siyasette 24 saat çok önemlidir mantığıyla seçmenin sandığa gideceği ana kadar çarpışacaktır.

 

Kim kazanır?

“Bir bilge, ülkenin önde gelenlerinin torunlarına eğitim veriyordu. Onlara der ki “İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında. Bu kurtlardan birisi ihaneti, hainliği, kıskançlığı, dönekliği, açgözlülüğü, kibiri, hırsı, iftirayı, fitneyi, vefasızlığı, nankörlüğü, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor. Diğeri ise huzuru, ahlakı, umudu, toplumu, hürriyeti, sevgiyi, şahsiyeti, nezaketi, gelişmeyi, ilmi, inancı, ülküyü, dava adamlığını, yardımseverliği, anlayışı, cömertliği, vefayı, dostluğu, sadakati, merhameti ve alçakgönüllülüğü temsil ediyor. Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer bazı insanların içinde. Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler. İçlerinden biri bilgeye ‘Hangi kurt kazanacak?’ diye sorar. Yaşlı bilge hemen cevaplar: ‘Ben hangisini beslersem.’ ”

***

Türkgün Gazetesi yazarı Yıldıray Çicek beyin makalesinden aldığım bu güzel hikâyedeki gibi kim kazanır sorusunun yanıtı Kıbrıs Türk seçmeninde gizlidir. Siyaset kurumunun iki tecrübelisi, bir tarafta milli ve yerli fikrini savunan Ersin Tatar, diğer tarafta çözüm ve federasyonu savunan, savaş değil barış diyerek seçmenden oy isteyen Mustafa Akıncı. Kıbrıs Türk siyaset kurumu rahmetli Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif Denktaş harici adaylara ikinci dönem şansı vermemiştir. Fikir ve düşünceleri için 5 yıl Cumhurbaşkanlığı hakkı verdiği kişiyi ikinci dönem emekliye ayırmıştır. Mustafa Akıncı da beş yılını doldurmuş ve emekli Cumhurbaşkanlığı sürecinde olabilir. Bunun sonucunu Pazar sabahına kadar yürütülen kamu diplomasisi ve adayların kendini ifade etmesinde bulabiliriz. Adayların kendini anlatması harici bizi sonuca götürecek en önemli ögeyse Kıbrıs Türk seçmeninin içinde neyi beslediğiyle alakalıdır.

Sonuçta beslediğimiz kazanacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...