Ana içeriğe atla

267- Papa ve Şiilik 25.02.2021, Milliyet Gazetesi

Sam Amca Biden, Amerika Birleşik Devleti’nin başkanlığa uyum sürecini atlatmış gibi görünmektedir. Obama dönemindeki Beyaz Saray tecrübesi, kendi başkanlığındaki uyumunu hızlandırmıştır. Amerika siyaset kurumunu çalışan akademik düşünce kuruluşları Obama’nın 3. dönemi betimlemesini Biden için kullanmaktadırlar. Amerikan iç politikası dünya siyaseti için önem arz etmemektedir. Lakin Amerikan dış politikası başta coğrafyamız ve genel siyaset için önemli bir alandır. ABD’li düşünce kuruluşları, Pentagon’un askeri politikası, Dow Jones ve Nasdaq finans piyasalarının kâr-zarar ilişkisi, okyanus ötesi ve transatlantiğin politikasını belirlemedeki ana unsurlar olsa gerek. Bu bağlamda transatlantik; Avrupa kıtasındaki sözcüsü lümpen Macron’u konuşturmakta, NATO ve Yunanistan’ı oyuna sokmak ve Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki çıkarları doğrultusunda manipüle etmek istemektedirler.

Lejyoner Yunanistan

Transatlantiğin ileri karakolu sayılan Yunanistan ve askeri gücü Ege adalarını silahlandırmaktadır. Bodrum’da Türk askeri varlığı olmadığı halde tatil köylerinin karşısına ve adalara asker yığmaktadır. Batık ekonomisine aldırmadan silahlanma yarışına girmiştir. Sözüm ona çözüm için Türkiye ile istikşafi görüşmelerin bilmem kaçıncısını yapmış, lakin yine de Ege ve Akdeniz’de askeri tatbikatlarına ara vermeden devam etmek istemektedir. İstanbul görüşmesi sonrası Yunanistan 25 Ocak’tan bu yana Ege’de gerginliği tırmandırmaya yönelik tatbikattan denizaltı görevlerine kadar birçok faaliyeti uzlaşmaz tutum sürdürerek söylemlerine devam etmektedir. Üst akıl veyahut transatlantik olarak betimlediğimiz düşünce, siyasi coğrafyamız ve komşularımızda tüm lejyonerleriyle faaliyetlerine devam etmektedir. 

Amerikan Conisi 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde Türk-Amerikan dostluğunun ciddi şekilde test edildiği bir süreci hep birlikte yaşadık. Özellikle PKK terör örgütü ve uzantılarıyla mücadele konusunda NATO müttefikimizden arzu ettiğimiz desteği ve dayanışmayı göremedik.” şeklindeki açıklaması, ABD siyaset kurumuna ‘Hassas çizgimiz terörle mücadele. Dostluğumuzun sürmesi için terör örgütleriyle haklı mücadelemize destek olun.’ mahiyetindedir.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadim devlet geleneğine yakışan açıklamasına karşılık ABD liderliğinde, IŞİD’e karşı kurulan uluslararası koalisyonun sözcüsü Wayne Marotto “IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun Kuzeydoğu Suriye’deki misyonu değişmedi. Koalisyon güçleri, partneri SDG ile birlikte IŞİD’i yenmek için çalışıyor. Koalisyon düzenli olarak güvenlik devriyeleri yapıyor, konvoyları ESSA'ya (Doğu Suriye Güvenlik Alanı) yeniden intikal ettiriyor, üsleri geliştiriyor ve koruyor. Birlik sayıları ve üsleri şu ana kadar artmadı.” şeklinde resmi Twitter hesabından açıklama yapmıştır. Amerikalı komutanın bu açıklaması biz menfaatimiz için “PKK ile kol kolayız.” demektedir. Transtlantik için en güzel soru ‘Hangi ABD müttefikimiz?’ sorusudur.

Vatikan

Katolik Kilise’sinin ruhani lideri Papa Francis, Irak’ın önde gelen Şii din adamı Ali El Sistani ile önümüzdeki günlerde görüşmesi planlanmaktadır. Erbil stadında büyük bir ayin ve ardından Musul’da Şii gruplarla görüşmeler yapacağı duyurulmuştur. Siyasi coğrafyamız için Papa Francis’in ziyareti önemlidir. Mezhep savaşlarının olduğu bölgede Şii lideri ve gruplarıyla görüşmesi, İslam coğrafyası ve mezhepler arası çatışma için önemli bir konudur. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin teşekkül ettikleri coğrafya; para, kilise ve lejyoner vesayetçiler tarafından kontrol edilmek istemektedir. Dış politika yapıcıları büyük fotoğrafı iyi okuyarak Biden öncesi kazanımların korunacağı bir döneme hazır olmalıdırlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...