Ana içeriğe atla

271- Girne Konferansı 25.03.2021, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dönemi müzakereleri Nisan sonunda İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenecek 5+1 formattaki gayrı resmî toplantıyla başlayacak diyebiliriz. Kıbrıs sorunu siyaset kurumunda yer aldığı günden itibaren Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin çözüm için katıldığı muhataplarınınsa laf olsun diye iştirak ettiği Kıbrıs Müzakereleri çokça olmuştur. Umarız bu süreçte sorunun tarafları Rum-Yunan ikilisi ve Kıbrıs’ı ortadan ikiye ‘Barış Gücü’ adıyla bölen Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Türkü için ‘gözle görülür elle tutulur’ adım atar. Garantör ülke Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Cenevre’de yapılması planlanan 5+1 gayrı resmî toplantı öncesi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs için görevlendirdiği özel danışmanı Jane Holl Lute’yi kabul etti. BM adına konunun muhatabı Lute’a Bakan Çavuşoğlu’nun mesajı “Kıbrıs’ta tüm tarafların yararına sürdürülebilir ve gerçekçi çözüm iki devletin egemen eşitliğine dayalı iş birliğidir.” şeklinde olmuştur. Bakan Çavuşoğlu Kıbrıs Türkünün menfaati doğrultusunda dün olduğu gibi bugün ve yarın da olunacağını açık ve net bir şekilde dile getirmiştir. Kıbrıs’ta çözümü federasyon modelinde aramak bir elli yılı daha heba etmek demektedir. Bu sebeple de Kıbrıs’ta çözüm iki devletli egemen eşitliğe dayalı siyasi teşekküllerin varlığıyla sağlanacaktır. 

 

Doğu Akdeniz

 

Siyaset kurumlarının ana gündemi Doğu Akdeniz’deki enerji yataklarının tespiti ve işletilmesidir. İtilaflar, ittifaklar, gerçek hak sahipleri ve yancıları arasında diplomasi yoluyla ince bir savaş ve güç mücadelesi verilmektedir. Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerin deniz yetki alanları tartışmasına yancı devletler ve hak sahiplerinin askeri güçlerinin restleşmesine kadar varan bir süreç yaşanmaktadır. Mısır, Güney Kıbrıs, İsrail, Yunanistan, Türkiye, Libya ana paydaş ve kıyıdaş devletlerdir. Akdeniz’e en uzun kıyı şeridi olan ülke Türkiye ise denge ve diplomasiyle Kıbrıs Türkü ve kendi hak ve menfaatini koruyup kollamak için siyaset kurumunun tüm argümanlarını kullanmaktadır. Mısır ile yakınlaşma bugünler de gündemdedir. Türkiye – Mısır görüşmelerinin olumlu gittiği düşünüldüğünde Libya’daki barış ve istikrar sürecine katkı adına Kahire Platformu kurularak ortak barış ve huzur ortamı tesis edilebilir. Aklın yoluyla kurulacak platforma Rusya ve diğer Arap ülkelerinin de ilave edilmesi Libya için büyük şans olacaktır. Libya halkının barış ve huzuru için atılacak böyle bir adım, Ankara-Kahire hattı için de çok önemli bir ortaklığın başlangıcı olabilir. 

*** 

Olasılık ve ihtimaller üzerine kaleme aldığım varsayımın gerçekleşmesi, Doğu Akdeniz’deki enerjinin çıkarılması ve işletilmesi için de önemli bir ön olacaktır. Yukarıda betimlediğim haliyle Kahire Platformu benzeri bir yapı, Doğu Akdeniz’in paydaşlarının katılımıyla belki de “Girne Konferansı” adıyla tam bağlantısız olan Kuzey Kıbrıs’ın değerlendirilmesi ve tanınmasında önemli bir adım olabilir. Türk dış politika yapıcıları Kuzey Kıbrıs’ın hiçbir uluslararası örgüte üye ve tanınırlığının olmamasını Doğu Akdeniz enerji yatakları için bir avantaja döndürebilir. Mantık ve akılla inşa edilecek olan dış politika Kıbrıs Türkü için çözüm olacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...