Ana içeriğe atla

279- Dua şehri ey Kudüs 20.05.2021, Milliyet Gazetesi

Doğu Akdeniz’in belki de en nadide en değerli seslerinden birisi Lübnan asıllı sanatçı Feyruz’dur. Akdeniz’in incisi olarak betimlenen Beyrut’un güzelliğiyle incisi, bölgeye olan duyarlılığı ve sesiyle de kraliçesi Feyruz’dur. Feyruz’un 1971’de yayınlanan ‘Jerusalem in My Heart’ albümünde “Kudüs şehri düştüğünde sevgi geriye çekildi / Ve savaş dünyanın kalplerini mesken edindi. / Apaçık bir öfke geliyor / Ve ben de baştan aşağıya iman doluyum.” sözleriyle betimlediği şarkı belki de Kudüs’ü en iyi anlatan şarkılardan biridir. 

 

***

 

Yakın siyasi tarihte olduğu gibi ‘Dua şehri ey Kudüs’ geçtiğimiz günlerde İsrail’in askeri otoritesi ve siyasi varlığıyla tekrardan savaş ve gözyaşının meskeni olmaktadır. Müslüman dünyanın kutsal ayı Ramazan’ın sonlarına doğru başlayan zulüm, Kudüs şehri ve Mescid-i Aksa bölgelerinden Gazze şehrini de içine alan bir bölgeyi savaş alanına döndürmüştür. Filistinli halk İsrail zulmüne karşı canını ve İslam tarihinin kutsal emanetlerini iman ve taşla korumak için canla başla mücadele etmektedir.

 

İsrail’in amacı ve hedefi nedir?

 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu uluslararası hukuk işlerse Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı’nın da terör suçlusu olarak yargılanacak suçları işlemektedir. Üç semavi din için kutsal olan ve dua şehri olan Kudüs’e sahip çıkmak Başbakan Netanyahu’nun tarzıyla olmayacaktır. Şayet İsrail inancı gereği terör devleti olma yolunda giderek Kudüs ve Gazze’de kan gözyaşını hâkim kılmak istiyorsa Hz. İsa’ya Sina Dağı’nda vahyedilmiş ‘On Emir’in’ 6. Maddesi “Öldürmeyeceksin!”’i hatırlatmakta fayda vardır. Netanyahu inancına mı, şeytana mı hizmet etmektedir?

 

Iğdırlı Onbaşı Hasan

 

Türk şiir ve düşünce yaşamının önemli ismi Sezai Karakoç “Kudüs gökte yapılmış yere indirilmiştir.” şeklindeki betimlemesiyle Kudüs’ün önemini ifade etmiştir. Evet Kudüs insanlığa emanet olacak kadar manevi ve dini önemi vardır, Kudüs duanın inancın insanlık için teslim olmanın yeridir. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey salı günü grup toplantısında Kudüs için “Kudüs, küresel barış ve huzurun anahtarıdır. Bu anahtar doğru kullanılmazsa tetiklenen kaos Ortadoğu’yu vurmakla kalmayacak, tüm dünyayı kasıp kavuracaktır.” demiştir. Evet, Kudüs dünya insanlığı için huzurun anahtarıdır. Kilit taşıdır. Feyruz’un seslendirdiği gibi Kudüs’te sevgi geri çekildiğinde savaş dünyanın kalbine hançer gibi saplanır. Duanın gücüne inanan Müslümanlar, Türk milleti imanıyla ve ‘Iğdırlı Onbaşı Hasan’ ruhuyla Kudüs için sevgi olur, barış olur, dua olur.

 

***

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletçi slogan haline getirdiğimiz ‘Dünya beşten büyüktür.’ betimlemesinin muhatabı ‘Güvenlik Konseyi’ ABD’nin etkisiyle Kudüs için duaya merhem olacak bir karar alamayacağı aşikardır. Bu sebeple de ister NATO çerçevesinde ister Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında olsun Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri dua şehri Kudüs ve Filistin halkına kalkan olacak bir şekilde huzur ve barış için bölgede insanlığa hizmet etmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...