Ana içeriğe atla

280- GNH’in gölgesinde Kıbrıs 27.05.2021, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumu ve ilgili ilgisiz herkes Netflix dizisi izler gibi Youtube üzerinden gündemi meşgul eden birey ve onun hikayelerini izlemektedir. Bir kilo çiğdem, 4-5 bardak demli çay süresiyle izlenen, kimine göre sitcom (situation comedy – durum komedisi) kimine göre gerçek olan hikayelerle bir süredir meşgulüz. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ortadoğu, Ege ve diğer siyasi söylem ve gündemleri geride bırakan reytingle malum konular izlenmekte, olasılık ve ihtimal hesapları üzerinden doğruluk ve yalan oranları hesaplanmaktadır.

***

Joseph Goebbels’in “Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur.” sözü, malum birey ve sözleri için geçerli olabilir. Her itham, söylem, teyide muhtaç ve doğruluğu belki de hiç kanıtlanamayacak ölçekte ifadelerdir.

***

Bahse konu ifadelerde iki tane söylem vardır ki belki de aydınlatılması istenilen en önemli iki konudur. Birincisi Uğur Mumcu, ikincisi de Kıbrıs adasındaki gazeteci Kutlu Adalı olayıdır. Birey ne kadar iktidara veyahut güç odaklarına karşıt görüşte olursa olsun canına kast edecek düşmanlıkla cevap verilmemelidir. Demokrasi insanlık için olmazsa olmaz olmalıdır.

***

Türk toplumunda devleti kuran irade ve egemen gücün politik psikolojisinde Cumhuriyet öncesi dönemde kaybedilen toprak ve telef olan gücün korkusu günümüz güvenlik siyasetinde etkilidir. Bu sebeple de icra makamındaki güç odakları zaman zaman enerjinin kontrolünde artı eksileri hesaplayamamış olabilir.

***

Coğrafyamızın getirdiği zorluk ve tehlikeler de hesaplandığında siyaset kurumunun teşekkül ettirdiği güvenlik siyasetine ikinci cihan harbi galip devletleri uluslararası organizasyonların (NATO) marifetiyle müdahil olmuşlardır. Kıbrıs adası bu müdahilliğin genelinde hissedilir bir şekilde örtülü icra sahasıdır. 1974 öncesi Rum terör örgütü EOKA’ya karşı silahlı kuvvetler GNH (Gayri Nizami Harp) metotlarıyla mücadele etmiş, KKTC var olmuştur. Mücadele tarihi ve kahramanları elbette başımızın tacıdır. Kıbrıs’taki mücadele ve sonrası Türkiye’de bölücü terör örgütü PKK ile mücadele sürecinde Özel Birlik muharebelerinde Türk milleti yetişmiş insana fazlasıyla sahiptir.

***

Kıbrıs adasına döndüğümüzde Kutlu Adalı cinayeti faili meçhul olarak kalmıştır. Bu süreçte Hz. İsa’nın vahiy kâtibi Aziz Barnabas’ın adıyla anılan kilise ve gazetelere konu edilen orada vuku bulduğu iddia edilen olay iyi okunup iyi irdelenmelidir. Kıbrıs adasında 1974 sonrası süreçte ateşkes ilanı vardır. Bir antlaşma ve barış söz konusu değildir. Tabi ki ‘Su uyur, düşman uyumaz.’ mantığıyla Kıbrıs’ta her zaman hazır ve nazır olmakta fayda vardır.

***

Fakat Kıbrıs adasından GNH’ın gölgesi yavaş yavaş yerini güneşe bırakmalıdır. GNH açılımıyla gayri nizami harptir. Düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve hareketli birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için nitelikli üstün vasıflı özel kuvvet personelleriyle icra edilen bir savaş şeklidir. GNH klasik harbin dışında kalan harp harekâtını ihtiva eder. GNH’ın yanında psikolojik harekat da yapılmaktadır. Günümüz sosyal medyası ve TV’lere alternatif video kanalları bu amaca hizmet eden en önemli unsurlardır.

 

Doğu Akdeniz’in incisi, en önemli stratejik siyaset konusu Kıbrıs adası bu gibi GNH, yeni adıyla KOH’un (konvansiyonel olmayan harp) icra edildiği saha niteliğindedir. Günümüz Doğu Akdeniz enerji siyaseti, Mısır’la olan görüşmelerimiz, İsrail’in Gazze ve Kudüs’teki zulmü, küresel ihanet projesi FETÖ’nun düşmanlıkları gibi görünür görünmez savaşlar, akılda tutularak Kıbrıs adasındaki siyasi kurum ve Türkiye faaliyetleri güven kontrole mâni değildir fikriyle iki-üç defa kontrol edilerek yürütülmelidir. İçinden geçtiğimiz süreç kıldan ince kılıçtan keskin bir evredir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...