Ana içeriğe atla

282- Siyasi Etik 10.06.2021, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumu ve millet, etle kemik misali birbirinden ayrılmaz iki öznedir. Halkın içinden, halk iradesiyle seçilen zümre, devlet düzeninde sırasıyla yasama ve yürütmede görev alarak vazife-i asliyesini ‘memur’ sıfatıyla yerine getirir. Devlet, kuvvetler ayrılığı ile ‘yasama, yürütme ve yargı’ organlarından teşekkül eder. Yasama ve yürütme, halk iradesinin sandıkta tecelli etmesiyle vücut bulur. Yargı ise muktedir olan devlet adına hukukun bağımsız ve tarafsız yorumlanmasıdır. Bu muhteşem üçlüye ilave olarak da halk adına denetleme vazifesi gelişmiş demokrasilerde basın yayın organlarına verilmiştir. Hal böyle olunca, siyaset kurumu etik kurallarıyla çalıştığında basın yayın yapılan iş ve icraatların halka aktarılmasında iletişim vasıtasıdır. Siyaset kurumu ve milleti için çalışan organizma etik ve erdemden uzaklaşırsa basın yayın organları halk adına denetleme ve ifşa için en önemli kurum/kuruluştur.

***

Geçtiğimiz Salı günü Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli, TBMM’de grup toplantısı konuşması esnasında, siyaset etiği üzerine tarihi hatıratlara atıfta bulunduğu bir konuşma yapmıştır. Sayın Bahçeli konuşmasında “Rivayet olunur ki, Muhyiddin İbn Arabi, bir gün İskenderiye Limanı’nda gemiden un boşaltan hamalları seyrediyormuş. Bu esnada hamalbaşı yüksekçe bir yere çıkıp diğer hamallara sürekli talimatlar vererek özellikle şöyle sesleniyormuş:

‘Çuvalı siyasetle tutun, çuvalı siyasetle taşıyın, çuvalı siyasetle indirin.’ İbn Arabi, hamalbaşına yaklaşıp ‘çuvalı siyasetle indirmenin’ ne manaya geldiğini sormuş. Hamalbaşının cevabı ise aynen şu olmuş: ‘Siyasetle indirmek, çuvalı patlamamaktadır. Çuval patladıktan sonra şikâyetin, dövünmenin, dertlenmenin bir faydası yoktur.’ Böylelikle siyaset kurumunun önem ve kurallarının betimlendiği tarihi anekdotu aktarmıştır. Siyaset, yumurta kefesindeki yumurtaları kırmadan taşımak ve satmak kadar hassas bir müessesedir. Etik ve ahlaki kurallara riayet edilerek icra edilmelidir.

***

Hal böyle olunca yasama, yürütme ve yargı faaliyetleri, millet için kıldan ince, kılıçtan keskin bir düzen içerisinde etik ve ahlaki kurallar çerçevesinde çalışmak durumundadır. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumuna yüklenen anlam ve önem, Kıbrıs adasının stratejik konumu, enerji jeopolitiği ve deniz hakimiyet teorisi göz önüne alındığında kılı kırk yararak hareket edilmelidir. Kıbrıs Türkü ve siyaset kurumu son günlerde uluslararası bir soğuk savaşın saha ve alan bulduğu bir cephededir. Rum siyaset kurumuyla çözüm için görüşmeleri, enerji politikasındaki rolü ve tanınma süreci göz önüne alındığı için siyaset kurumu, hukuk ve basın yayın organları millet için etik kurallar çerçevesinde faaliyet yapmalıdırlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...