Ana içeriğe atla

285- Sözde Çözüm 01.07.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adasında yarım asrı geçmiş ‘Kıbrıs Sorunu’ olarak tanımlanan Kıbrıs Türklerinin hak ve özgürlüklerinin Rum siyaset kurumu tarafından gasp edildiği bir sorun vardır. Bu sorunun çözümü adına Kıbrıs adasındaki siyasi taraflar ve sivil toplum ‘çözüm’ adını verdiği kendi dünya görüşünü temsil eden fikir ve eylemleri yaşama koymak için faaliyet yapmaktadır. Kıbrıs Sorununda çözümü federasyon fikriyle çözmeye çalışan ‘federasyoncular’ için çözüm Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzurun teminatı, garantör ülke Türkiye ve silahlı gücü Mehmetçiklerin adayı terk etmesi ve 1974 sonrası adaya yerleşen Anadolu Türkünün adadan ayrılmasıdır. Annan Planı sürecinde konuşulduğu haliyle Kuzey Kıbrıs’ın önemli stratejik bölgelerinin Rum Yönetimi’ne teslimi fikriyse federasyoncu olarak tabir ettiğimiz güruhun sözde çözümüdür. Federasyoncuların sözde çözümü kısaca Mehmetçiğin adayı terk etmesi, toprak teslimi ve Türk nüfusunun azalmasıdır. Bu fikirler güncel siyaset ve reel politikte hayatın olağan akışına aykırı çözüm yerine çözümsüzlüğe hizmette boş lakırdıdan öteye geçemez. 

 

Devlet aklıyla çözüm

Kıbrıs adasında millet ve devlet aklıyla çözüm isteyen düşünce ne demektedir? Kıbrıs Türk siyaset kurumunun seçilmiş görevdeki en önemli siyasi kimliği Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hafta başında Fransa’nın Kıbrıs Büyükelçisi Salina Grenet-Catalano’yu kabul etmiştir. İkilinin görüşmesi sonrası Cumhurbaşkanı Tatar çözüm adına, bölgede ve Kıbrıs adasında adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir uzlaşının iki tarafın mutlak eşitliğine saygı çerçevesinde sağlanabileceğini belirterek, bunun da egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde, mevcut iki devletin iş birliğini içeren bir ilişkiyle başarılabileceğini dile getirmiştir. Sayın Tatar’ın açıklaması adil ve kalıcı çözümün iki tarafın egemen eşit bir şekilde olacağını üstüne basarak vurgulamıştır. İşin özü Kıbrıs adasındaki mevcut siyasi sınırların korunması ve egemen eşitliğin sağlanmasıyla geleceğidir.

 

Rum silahlanması

Uluslararası arenada her müzakere öncesi sözde çözüm fikrini dillendiren Rum siyaset kurumu ve Kuzeydeki federasyon fikrini çözüm kabul eden zat-ı muhteremler acaba güncel gelişmeleri görmemekte midir? Rum Savunma Bakanı Haralambos Petridis ‘Kathimerini’ gazetesine verdiği söyleşide ‘Rum Milli Muhafız Ordusu’nun (RMMO) silahlanma programı için ABD ve Fransa’yla ilişkilerini arttırmak için çalışmalar yaptıklarını’ belirtmiştir. Adadaki huzur ve barışın teminatı Mehmetçiğin bölge huzuru ve güvenliği için Geçitkale Havaalanı’na konuşlandırdığı ‘İHA’ insansız hava araçları için de Rum Bakan ‘RMMO’nun bu gelişmeleri sadece izlemediğini, önlemler de almakta olduğunu’ söyleşisinde gazeteye aktarmıştır. Kıbrıs’ı ikiye bölen Kıbrıs Rumları ve Türklerinin ‘yeşil hat’ olarak tanımladıkları sınır çizgisi içinde Rum Bakan ‘Yeşil Hattın elektronik sistemlerle denetlenmesi konusunda da ilerleme kaydettiklerini ve sistemi kuracak şirketle anlaştıklarını da ifade etmiştir. 

*** 

Kuzey Kıbrıs’ta federasyon modelli sözde çözüm isteyen federasyoncu yapı ve siyasi kimlikler yukarıdaki Rum silahlanmasını ve Yeşil Hattaki sınırın kalıcılaşması için Rum siyaset kurumunun çalışmalarının görmemekte midir? Hal böyle olunca Kıbrıs Adası için kalıcı çözüm Sayın Tatar’ın tanımladığı haliyle ‘egemen eşit iki devlet arası’ görüşmelerle olacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...