Ana içeriğe atla

296- BM Zirvesi 16.09.2021, Milliyet Gazetesi

Geçen yıl Birleşmiş Milletler (BM) zirvesine dünya liderleri pandemi sebebiyle telekonferans yöntemiyle katılmışlardı. Bu yıl aşının dünyada yaygınlaşması ve vakaların kısmi kontrolü sayesinde BM zirvesi New York’taki merkezinde liderlerin ve ilgili siyasilerin katılımıyla gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 18 Eylül’de ilgili personeliyle birlikte New York’a gidecek. Cumhurbaşkanı Tatar seçildiği günden itibaren ‘Kıbrıs meselesinde federal anlayışın çözüm olmadığını’ dile getirmektedir. Sayın Tatar iki ayrı devlet ve iki toplumun adada var olduğunu ve kendi yönetimlerine sahip çıkarak iki ayrı devletin iş birliğiyle Kıbrıs sorununa çözüm bulunacağını ifade etmektedir. Kıbrıs sorununa çözüm için Cumhurbaşkanı Tatar’ın beyanatı “Artık ortaklık falan yok. Türkiye de bu siyaseti destekliyor. Federal temelli bir anlayışla bulunamadı; ama bulunursa çoğunluk azınlığı yönetmeye başlayacak. Zaman içerisinde özellikle Avrupa Birliği'nde olan Kıbrıs Federal Cumhuriyeti tamamıyla Türkiye'den kopartılacak. İşte o zaman Doğu Akdeniz'deki Türkiye'nin menfaatleri ve Kıbrıs Türk halkının hakkı ve hukuku bizim elimizden çıkacak.” şeklindedir. Cumhurbaşkanı Tatar’ın haklılığı Rum Millî Eğitim Bakanlığı’nın İngilizce kitaplardan Mustafa Kemal Atatürk kısmını yırttırması sonra da kitapların müfredattan çıkarılmasını istemesiyle bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Eğitim kitabının bir bölümünde Türk ve lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün varlığını içine sindiremeyen Rum zihniyeti, federasyon modelli bir çözümde Kıbrıs Türkünü nasıl içine sindirecektir. Hal böyle olduğu için de Cumhurbaşkanı Ersin Tatar New York ziyaretinde de muhataplarına ve BM yetkililerine çözümün egemen iki eşit devletin yürüteceği süreçte olacağını ifade edecektir. 

 

Dünya Beşten Büyüktür

Mazlum milletlere umut olan slogan “Dünya beşten büyüktür”ün fikir sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan da 19-22 Eylül tarihleri arasında ABD’de olacaktır. BM Genel Kurulu’na hitabında “Göç, iklim değişikliği, salgın” başlıkları ana gündemi olacaktır. Afganistan’dan ABD’nin çekilmesi sonrası “terlikli AK-47’li” Taliban’ın Afganistan’ı işgali de BM zirvesi ve liderlerin ana gündemlerinden birisi olacaktır. Göç başlığının en önemli konusu güncel siyasette Afgan halkının vatanını terk etmesi ve başta Türkiye ve Avrupa ülkelerine göç etme hikayesidir. İnsani bir haktır, sığınma ve geçici barınma istemek lakin ülkelerin ve milletlerin sosyo-kültürel yapısını etkileyen göçler insanlık ve dünya barışı için tehdittir. Bir nevi 3. Dünya Savaşını tetikleyecek unsur olarak ülkeler için milli güvenlik meselesidir. Dünyanın üstünde kendini konumlandıran beş ülke yaklaşmakta olan tehlikenin farkına varmalıdır. Ortadoğu ve Asya’nın yükünü çeken ülkelere kulak vermelidir. Dünya üzerindeki tüm insanların eşit haklara sahip olarak yaşayacakları bir alan olmalıdır. Beşi bir yerde olan ülkeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” eserini iyi okumalıdırlar. Lakin 5 ülke harici ülkelerin ve milletlerin sesini duymazlarsa ‘winter is comming’ yakındır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...