Ana içeriğe atla

299- Özel Kuvvetler 07.10.2021, Milliyet Gazetesi

Okyanus ötesinin küresel alanda istihbarat ve araştırma üreten özel kurumu Stratfor, 2021 yılı son çeyreği hakkında kehanetlerini 27 Eylül’deki raporunda servis etmiştir. İnsanlığın ve siyaset kurumun kanayan yarası olan ‘göç’ ve sonuçları, Avrupa’yı bekleyen finansal sorunlar ve özelde ülkemizi ilgilendiren konuları raporunda işlemiştir. Raporda ülkemizdeki sosyal ve siyasal yapıyı incelediği ve mevcut sistemimiz ve doğrularımıza aba altından sopa gösteren haliyle yer vermiştir. Türkiye için yükselen değerin ‘yerlicilik’ (nativism) olduğunu ifade etmiştir. İfadesi sonrası ülkemizde yerli olarak betimlediği halkımızın göçmenlere ve göçmen politikasına karşı olduğunu ifade etmiştir. Raporun içerisinde “Türkiye duvar inşa ediyor” başlığı altında ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve siyaset kurumumuzun mülteci dalgasını önlemek için yaptığı faaliyetler var’ diyerek Türkiye ve siyaset kurumunu suçlamıştır. Gölge CIA olarak tanımlanan Stratfor’un raporunu kaleme alan akla sormak lazım: ABD – Meksika sınırına ABD Başkanının katılımıyla inşasına başladıkları ‘duvarı’ ne için çekmektedirler? Gölge raportör kuruma şunu da sormak gerekmektedir: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Suriye iç savaşı sonrası ‘ev sahibi kültürüyle’ misafir ettiği Suriyeli konuklara yapılan iyilikleri neden görmemektedir? Malum okyanus ötesinin raportörü kuruma sorulacak bir diğer soru da ‘terlikli AK-47’li’ Taliban’a Afganistan’ı teslim ederken oradaki Afgan halkı ve diğer milletleri neden düşünmemiştir de Türkiye’nin o bölgeden gelebilecek tehdide karşı sınırını koruması neden okyanus ötesini rahatsız etmektedir.

***

Rapora özet cevap olarak Türkiye milli güvenliği için devlet ve millet menfaatinin gereği her türlü tedbiri almakta özgür ve güçlüdür. Bölge istikrarı ve dünya huzuru için beşi bir yerde ülkelerin görmediği tüm insanlık dramlarına Cumhuriyet Türkiye’si merhemdir.

 

Özel Kuvvet Tatbikatı

 

Okyanus ötesinin Deniz Kuvvetleri ve Özel Kuvvetleri coğrafyamızda NATO şemsiyesi altında üs kurma ve askeri faaliyetlerini Yunanistan’ın Türkiye sınırlarında yapmaktadır. Geçtiğimiz ay sonunda ABD donanması özel kuvvetleri, Güney Kıbrıs özel kuvvetleriyle ortak tatbikat yapmıştır. Kıbrıs adasında çözümü diline dolayan Rum yönetimi, İsrail ve ABD özel kuvvetleriyle meskûn mahal özel kuvvet eğitimlerini artırmaktadır. Burada sorulması gereken soru “Rum yönetiminin çözümden anladığı nedir?” Kıbrıs adasına ‘mücahitlerin kahramanlıkları ve Mehmetçiğin askeri harekatıyla’ barış ve huzur 1974’de gelmiştir.

 

Sonuna kadar savunuruz

 

Hafta başı Rum yönetiminin ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs adasında huzur ve barışı tahrik edici faaliyetlerine sebeple Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Haklarımızı ve Kıbrıs Türklerinin haklarını sonuna kadar savunuruz. Bu haklara halel getirecek bir adım olduğu zaman da gereğini yaparız.” demiştir. Sayın Çavuşoğlu malum raportörlere ve hak ve menfaatimize göz koyanlara açık bir şekilde gereken cevabı vermiştir. Cumhuriyet Türkiye’si 15 Temmuz sonrası istediklerini yaptırabilecekleri bir ülke olmaktan çıkmıştır. Türkiye bölgesinde edilgen değil etken bir ülkedir. Siyaset kurumu ve paydaşları bunu görerek gelecek siyasetlerini belirlemelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...