Ana içeriğe atla

307- Dina ve Şekemliler Tevrat 1-34 02.12.2021, Milliyet Gazetesi

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francis, 2-4 Aralık tarihleri arasında Güney Kıbrıs ve Yunanistan ziyareti yapacağını belirttiği hafta başındaki açıklamasında ziyaretine “Havarisel yolculuk” demişti. Papa Francis, Güney Kıbrıs’ı da “Kıtadaki Kutsal Toprakların Dalı” olarak betimlemiştir. Papa, yolculuğunu kutsallaştırmak adına da “Kıbrıs’a, ilk büyük misyonerlerin, özellikle Havariler Pavlu ve Barnabas’ın izinden geliyorum.” cümlesiyle de kutsamıştır. Papa Vatikan’ın etrafında dönen Katolik Kilisesi’nin cinsel istismar olaylarını çözmüş olacak ki gözünü Doğu Akdeniz ve enerji politikası için önemli olan Kıbrıs’a dikmiştir. Halbuki Papa’nın danışmanı Reinhard Marx istismar davaları için yok diyememiş “Olayların belgeleri yok edilmiş.” açıklaması yapmıştır. Papa Francis, Barnabas incilinin izini sürmek isterse de Gazimağusa sınırları içindeki Aziz Barnabas Kilisesi’ni de ziyaret etse iyi olur.

***

Doğu Akdeniz, Ege ve Batı Trakya bölgesinde transatlantiğin askeri varlığını artırması ve diplomasiyle çözülebilecek olaylara askeri güçle müdahale olma girişiminin motivasyonu tabi ki de din unsuru ile sağlanmalıdır. Bu sebeple de Vatikan’ın Yunanistan ve Kıbrıs ziyareti transatlantiğin paramiliter yapısına manevi motivasyondur.

 

Askeri tatbikatlar

Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege Denizi ve bölgesini ilgilendiren, dini motiflerle motivasyonunu artırdıkları bir diğer askeri faaliyette Noble Dina (Asil Dina) olarak adlandırdıkları askeri tatbikattır. 2010 yılında İsrail ve ABD tarafından başlanan tatbikata 2011 yılında Yunanistan, 2017 yılında da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin katılmasıyla dört ülkenin icra ettiği askeri bir faaliyettir. Dört ülkenin icra ettiği Noble Dina adını Tevrat’ta geçen “Dina ve Şekemliler” hikayesinden almıştır. Hikaye’nin özü Şekem, Yakup peygamberin kızı Dina’nın ırzına geçince Dina’nın kardeşleri birleşerek Şekem’in yaşadığı şehre giderler ve Şekem’le birlikte şehrin bütün erkeklerini kılıçtan geçirerek Dina’nın öcünü alırlar, şeklindedir. Burada Kıbrıs Dina’yı temsil etmektedir. Türkiye’nin 1974 Mutlu Barış Harekatı da Şekem’in Dina’ya tecavüzünün yerine konulduğu ve Türkiye’den öç almak için ABD-İsrail-Yunanistan ve GKRY’nin birleştiği ifade edilmektedir. Günümüz askeri oyununda bile Mehmetçiğin Kıbrıs’a “Mutlu Barış Harekatı” ile barış getirmesini halen daha içine sindiremeyen ismi geçen devletler, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’a nasıl çözüm olacaklardır. Noble Dina ve Papa’nın Kıbrıs’ı ziyareti ve ziyaretini dini motiflerle süslemesi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Sorununun siyasi olduğu kadar da dini bir konu olduğunun da göstergesidir. Bu sebeple de Kıbrıs Müzakere sürecindeki Kıbrıs Türklerinin müzakere masasındaki muhatabı Rum siyaset kurumu, Rum Kilisesi’nin izni olmadan çözüm adına olumlu adım atamaz. 

***

Noble Dina 2018 tatbikatı, 19-29 Mart 2018 tarihleri arasında ABD’nin Napoli’de konuşlu 6. Filosu ile İsrail’in, Yunanistan’ın ve GKRY’nin deniz ve hava kuvvetleri unsurlarının katılımıyla Yunanistan’ın Suda körfezinden başlayarak Girit adasında ve Doğu Akdeniz’de icra edilmiştir. Son gelişmeler ışığında Ege ve Doğu Akdeniz’deki askeri varlıklar göz önüne alındığında Türk siyaset kurumu karar alıcıları, gelişmeleri, dini ve siyasi bir bakışla irdeleyerek değerlendirmelidirler. Kıbrıs Türkü ve siyaset kurumu müzakere ve diyalogunda kilise faktörünü iyi değerlendirmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...