Ana içeriğe atla

315- Ege Denizi ve 12 Mil 27.01.2022, Milliyet Gazetesi

Eski Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos, “Yunanistan, karasularını 12 mile çıkaracaktır ve bunu ne zaman uygun görürse o zaman yapacaktır.” şeklinde mesnetsiz bir açıklama yapmıştır.

***

Lozan Barış Antlaşması’nda Yunanistan ve Türkiye karasularının genişliğine dair açık bir ifade bulunmamaktadır. Fakat konunun siyaset kurumlarının gündemine geldiği andan itibaren süreç boyunca iki devlet Antlaşmanın 6. ve 12. maddelerinden yola çıkarak karşılıklı olarak karasularının genişliğinin 3 mil olmasına mutabık kılmışlardır. Alınan karar sonrası Yunan siyaset kurumu Greek olmanın verdiği kurnazlıkla karasularını her geçen gün genişletmeye başlamıştır. Gelinen son durumda eski Cumhurbaşkanının da yukarıda ifade ettiği haliyle Atina-DC fırsatını bulduğu an karasularını 12 mile kadar genişletmek istemektedir. Hayali kurulan 12 milin gerçekleşmesi halinde Yunanistan Ege Denizinin yaklaşık yüzde 72’sini egemenliği altına almayı planlamaktadır.

 

Casus Belli

 

Türkçeye ‘savaş nedeni’ olarak çevrilebilecek olan Latince uluslararası ilişkiler terimi ‘casus belli’dir. Yunanistan’ın Ege karasuları için 31 Mayıs 1995’te aldığı karasularını 6 milden 12 mile çıkarma kararının uygulanmasına karşı olarak Türkiye, “Casus Belli” kararı olarak bilinen 1995 tarihli TBMM bildirisinde “Yunanistan’ın Lozan’la kurulmuş dengeyi bozacak biçimde Ege’deki karasularını 6 milin ötesine çıkarma kararının savaş sebebi sayılacağı” belirtilmiştir. Geçmişte Yunanistan’ın 12 mil kararına rest çeken millet iradesi bugün de TBMM’de ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde mevcuttur. Komşumuz Yunanistan ve yancıları ‘bulanık suda balık avlamayı seven’ siyaset tarzlarıyla Ukrayna ve Rusya’nın siyasi ve askeri sorununu bahane ederek, Ege ve adalar kazanımlarını resmileştirme niyetindedirler. Ege’deki herhangi bir uyuşmazlık Batı Trakya’daki Türk varlığına, Kıbrıs müzakere sürecine, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğuna, siyasi ve ekonomik sıkıntılara sebep olacaktır.

***

Günümüz siyaset kurumunun kutupları ve tarafları göz önüne alındığında dünya siyasetinin jandarma niteliğinde bir amiri ve hamisi yoktur. Bugün komşumuz Atina-DC’nin yanında olan üst akıl transatlantik, yarın kolayca kullandığı komşumuzu yarı yolda bırakabilir. Endüstri 4.0 ve Web3’ün yaşama geçtiği ve konuşulduğu günümüzde ittifaklar ve birliktelikler saman alevi halindedir. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz olarak tabir edilen siyasi coğrafyada ülkeler ve milletler çok kırılgan ve edilgen haldedirler. Bu vesileyle Komşu Atina-DC Batı Trakya’da vatandaşı olan Türk halkına gözü gibi bakmalıdır. Lozan ve Montrö gibi antlaşmalara ve tarihsel sorumluluklarını huzur ve barışı koruyacak şekilde bağlı ve sadık kalmalıdır. Gündemimizdeki coğrafya ‘bir delinin kuyuya attığı taşı on akıllının çıkaramadığı’ kaderimiz olan coğrafyadır. Covid-19’u yaşayan dünya ve siyaset kurumunun aktörleri, konuşarak çözebilecekleri konuları zora sokmadan mevcudu koruyarak çözmelidirler. İnsanlık ‘öfkeyle kalkanın zararla oturduğu’ millet ve devletlerin çöküşüne sıkça şahit olmuştur. Bu bahisle Yunanistan başta Ege ve Kıbrıs sorunu gibi siyasi hadiseleri asırlık komşu ve dostu Türk siyaset kurumuyla diyalogla çözmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...