Ana içeriğe atla

318- NATO – Ukrayna ve Rusya 17.02.2022, Milliyet Gazetesi

“Coğrafya kaderdir.” Bu kısa ve net cümlenin sahibi 14. yüzyılda yaşamış, devlet adamı ve tarihçisi İbn Haldun’a ait. Tunus ve Fas’ta uzun süre devlet görevinde bulunmuş. Mısır’da 6 defa Maliki kadılığı yapmış. Günümüzü aratmayacak entrikalarla dolu Kuzey Afrika’da siyasetle iştigal olması sebebiyle 2 yıl hapiste yatmış. Siyasal yaşamda günümüze kadar gelen ‘Mukaddime’ adlı eserin yazarıdır. Tarih süreci ve günümüz incelediğimiz de siyaset kurumu ve devlet yönetimleri tarihte olduğu gibi kaderimiz olan coğrafyada kaos ve karmaşanın hakim olduğu teşekküllerdir. 14. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar pek bir değişiklik olmamıştır. Siyasi coğrafyamız Türkiye sınırlarının güneyi, kuzeyi, batısı ve doğusu dört bir tarafı sorun ve karmaşanın hakim olduğu alanlardır. Yakın tarihimize bakacak olursak Suriye iç savaşı, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs ve enerji denklemindeki restleşmeler, Ege Denizi ve adalar meselesi, Batı Trakya ve Balkanlar, Ermenistan ve Azerbaycan son olarak da Rusya-Ukrayna krizi gündemimizde özne mahiyetindedir. 

*** 

Türkiye, yukarıda özet olarak saydığım tüm problemlerde yüklem mahiyetinde sorunu çözen ve düzeni tesiste rol alan akil devlettir. Restleşmelerin ortasında kendi milli çıkarlarını savunan ve komşularının huzurunu korumak için elinden geleni yapmaktadır. Türkiye, Ege ve Karadeniz’de sorun çözen diyalog ve uzlaşı zeminini tesis etmeye çalışırken NATO’daki en büyük ortağı ABD ne yapmaktadır? ‘Ege’de Yunanistan’ı silahlandırmakta, Ukrayna’da siyaset kurumunu gazlamakta, Suriye’de Türkiye için bölücü terör olan YPG-PYD gibi yapılara abilik yapmaktadır.’ “NATO’nun en büyük kanadını oluşturan Türkiye,  taşören ve paramiliter devletler üzerinden ABD tehdidini mi yaşamaktadır?” sorusu, siyaset kurumu tarafından cevaplanıp gelecek adımlar ona göre atılmalıdır. 

*** 

NATO ve ABD, kaderimiz olan coğrafyanın batı kanadında varlığını her geçen gün arttırmaktadır. Peki Türk siyaset kurumu ne yapmaktadır? Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ziyaretinde Rusya ile diyalog kurulması mesajları vermiştir. Sorunun masada çözülmesinin coğrafyaya katkısı olacağını ifade etmiştir. Amerika ise Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki büyükelçiliğini kapatarak tüm personelini Polonya sınırına yakın bir şehre taşıdığını duyurmuştur. ABD’nin bu hamlesi sonucunda kamuoyunda ‘Rusya her an Ukrayna’yı işgal edebilir’ söylemi yer edinmiştir. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov açıklamasında  müzakere olanaklarının ’tükenmekten çok uzak’ olduğunu söyleyerek müzakerelerin devam etmesini önermiştir. 

*** 

Karadeniz’i ve Ukrayna’ya komşu ülkeler ve Avrupa’yı yakinen etkileyecek olası Rusya – Ukrayna savaşı başta göç sorunu ve Rusya’nın işgali sonrası askeri unsurlarının NATO ve Avrupa sınırına konuşlanması çok büyük olaylara sebep olacak bir yaklaşım olacaktır. Suriye’de vuku bulan iç savaş ve terör gruplarının üstünlük savaşı bir alanda kalmış olsa da Suriye halkının mülteci olma yolculuğu Avrupa ve dünya siyasetini derinden etkilemiştir. Olası Rusya – Ukrayna savaşının da Suriye iç savaşından kat be kat fazla etkisi olacağı göz önünde tutulmalı ve NATO – ABD Türkiye’nin diyalog ve sorunu masada çözme gayretine destek olmalıdır.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...