Ana içeriğe atla

17-Sarı Öküz, inAydın, Mayıs 2018

Vaktiyle yeşilliği bol olan bereketli topraklarda kendine bakan kuvvet ve kudret sahibi doğal yaşamın üyeleri öküzler ve aslanlar arasında bir savaş varmış. Bu savaş, yeşilliği bol olan topraklarda var olup yok olma kadar önemli bir hadiseymiş. Aslanlar yaşamlarını devam ettirebilmeleri için güzel yeşilliklerle beslenen öküz sürüsünü kendilerine yemek olarak belirlemişler. Otlakta karşılaştıklarında içlerinden gözlerine kestirdikleri sarı öküzü yemek için saldırmışlar. Buna karşılık da aslanlar, öküz sürüsü karşısında bir, iki ve üç deneme sonra hep başarısız olmuşlar. Bu başarısızlıkları sarı öküze karşı olan yeme iştahlarını da bir hayli artırmış. Bu başarısızlık sonucunda aslanlar öküz sürüsündeki en yaşlı olan kara öküzle pınarın başında görüşerek durumlarını anlatmışlar. Aslanlar, “Bütün suç hep o sarı öküzde. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.” demişler. Kara öküz de ihtiyar heyetine durumu anlatmış ihtiyar heyeti de “Ne yapalım madem barış olacak, sorun sarı öküz, verelim o zaman.” kararı çıkmış. Sarı öküz hiçbir şeyden haberi yok bir vaziyette aslanların pençesi altında barış için kurban olmuş. Aslanlar istediklerini elde etmenin verdiği cesaretle kara öküzden gözlerini kestirdikleri diğer öküzleri de bir bir almışlar afiyetle yemişler. Kara öküz ihtiyar heyetini toplamış ve sürümüz azalıyor nasıl oldu da biz bu işi kaybettik demiş. İçlerinden en genç olan heyet üyesi kara öküze karşı durarak “Biz” demiş, “Sarı Öküzü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.” demiş.

 

Soru?

Hikayeden yola giderek İş yaşamınızda, aile ve sosyal hayatınızda sarı öküzü ne zaman teslim ettiniz?

Birbirini tetikleyen teslimiyetleriniz ne zaman oldu?

Eğer yoksa çok şanslı ve başarılısınız demektir.

Var ise geriye dönük baktığınızda teslimiyeti gördüyseniz, ders çıkarmayı da biliyorsunuzdur demektir. Dersi çıkarıp güzel günler için geleceğe mavi mavi bakınız.

 

 

Kurt – Aslan – Eşek

Kurt ile eşek tartışıyorlarmış.

Kurt: Çimen yeşildir.

Eşek: Çimen sarıdır.

Sonunda konuyu ormanın kralı aslana anlatmışlar.

Aslan, kurta bir ay hapis cezası, eşeğe de özgürlük kararı vermiş.

Kurt şaşkınlıkla aslana yaklaşmış ve sormuş: “Gerçekten sen çimeni sarı mı görüyorsun?”

Aslan: Hayır, çimen yeşildir.

Kurt: O halde neden bana bir ay hapis cezası verdin.

Aslan: Eşekle tartıştığın için.

 

Unutmayın!

Unutmayın yaşamda sizi yoran, moralinizi bozan ne kadar eşek varsa hepsiyle yolunuzu ayırın. Kralın eline kalırsanız senin akıllanman için yatman gerek diyeceği için özgürlüğünüzden olmayınız.

 

 

Fil ve Zinciri

Hindistan’da filleri yetiştirmek için, onları küçükken kalın bir zincirle kazığa bağlarlarmış. Tabi yavru filin bu zinciri koparabilmesi, kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir. Küçük fil önceleri bundan kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez, özgürlüğüne kavuşamaz. Yıllar geçer, fil kocaman olur. Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz. O özgür olamayacağına inanmıştır. Artık kırılamayan şey filin zinciri değil inancıdır.

 

Esaret İnancı Öldürür!

Hiç düşündünüz mü ayağınızda kaç tane zincirle kazığa bağlısınız diye?

Sizi özgürlükten alıkoyan, eseret altına yaşamanızı sağlayan zincirler nelerdir?

Sizde yoktur değil mi?

Elinizde taşıdığınız telefon markasına esir değilsiniz. İstediğiniz an bırakabilir misiniz?

Ya da statünüzü korumak için aldığınız pahalı giyim ve aksesuarlardan hemen vazgeçebilir misiniz?

Sosyal medyada yediğiniz yemeğin fotoğrafına gelecek olan ‘like’lar da zincir değil, değil mi? Hemen onlardan da vazgeçebilir misiniz?

 

İyice bir düşünelim, görünen görünmeyen, ayağımıza taktığımız zincirleri. Belki bir gün hep beraber kurtuluruz. Neden olmasın.

 

Kitap: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın’ın “Ben, Öteki ve Ötesi” adlı kitabını okumanızı tavsiye ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...