Ana içeriğe atla

23-Paris, inAydın, Kasım 2018

Avrupa başkentlerini saymaya kalktığımızda ilk üçte Paris deriz. Filmlerden gördüğümüz, şehir belgesellerini izlerken hayran hayran izlediğimiz uzaktan güzel görünen şehirdir Paris. Paris sözcüğünün Latincedeki manası ‘’Fluctuat nec mergitur’’ yani ‘’sallanır ama batmaz’’ anlamındadır. Paris moda denilince akla gelen ilk başkenttir. Lüks yaşamı olduğu için de ‘’Işık Şehir’’ olarak anılmaktadır. Işık şehrinin sembolü Eyfel Kulesi’dir. Bir diğer önemli diyebileceğimiz turistik yer ve merkezde bulunan Şanzelize (Champs d’Elissee) caddesi ve yukarısındaki Zafer takıdır (Arc de Triomph). 

 

Paris buraya kadar çok güzel ve ilginçtir. Moda adına duyup gördüğünüz dünyaca ünlü markalar caddelerde dizi dizi sıralanarak yer almaktadır. Paris için ulaşım da arabaya alternatif motor ve bisikletlerle yapılmaktadır. 

 

Dünyada başkent olmuş şehirlerin farklı farklı milletlere ev sahipliği yapması kaderi midir bilinmez. Paris sokakları dünya üzerinde var olan tüm milletlere ev sahipliği yapmaktadır. Bu sebeple de Paris’in cadde ve sokaklarını açıkça yazmak gerekirse temiz değildir. Metro ağı çok büyük ve karmaşık ve bir o kadar da güvensiz ve kirlidir. Paris sokakları ve metro alanları tabir yerindeyse tuvalet gibi kokmaktadır. Amsterdam ile karşılaştırıldığında tarihi dokusu kaybolmuş, simge olmuş sembolleri yoğun insan trafiğinden dolayı bakımsız bir görünüme sahiptir. İnsanlık tarihi için büyük olaylara ev sahipliği yapmış ışıklar şehri Paris, kiliseleri, tarihi meydanları ve katedralleri ile görülmeye değer bir başkenttir. Fakat hayal dünyamızda düşündüğümüz şekilde olmayabilir. Onun için beklenti ve hayalleri düşük tutup gördüğümüzle mutlu olmalıyız. 

 

Paris için de kendi çektiğim bazı görselleri sizlerle paylaşmak istiyorum. 

 

 

Louvre Müzesi Fransız ihtilalinden sonra yapılmış. 1793 senesinde Fransa’da açılan ilk devlet müzesidir. Dünyaca ünlü ‘Mona Lisa’ tablosu bu müzede bulunan birbirinden değerli tarihi eserlerden birisidir. 

 

 

 

Çizgi film ve sinema filmlerine konu olmuş meşhur Notre Dame Katedrali Paris’in diğer önemli yapılarının da kıyısında olduğu Sen Nehri kıyısında yer alır. Çok sayıda kişinin ziyaret edebilmek için sıra beklediği önemli bir yapıttır. 

 

 

 

 

 

 

Paris’in en önemli simgesi demirden inşa edilmiş Eyfel Kulesidir. Fransa denilince akla gelen ilk simgedir. Kule ismini inşa eden firma sahibinden almaktadır. Yılda ortalama 6 milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. 

 

 

Paris’in benim için en önemli ikinci sembolü de Zafer Takı’dır. Charles de Gaulle Meydanı’nın ortasında Şanzelize Caddesi’nin batı kısmında yer almaktadır. 

 

 

 

 

 

 

 

Paris’i yukarıdan görmek isterseniz, çiçeklerin arasında basamakları tırmanarak Sacre Coeur Bazilikası ve Montmartre Tepesine çıkmanız yeterli olacaktır. Paris’in en yüksek tepesi üzerine inşa edilmiş olan bu bazilikanın adı “Kutsal Kalp” anlamına gelmektedir ve Notre Dame Katedralinden sonra turistler tarafından en çok ziyaret edilen ikinci anıt-kilisedir. 

 

 

 

 

Bird ismi verilmiş beyaz renkteki ulaşım aracının saatlik kullanımı 9 Euro’dur. Akıllı telefonunuza indirdiğiniz bir uygulama ile direksiyondaki barkodu okutup Bird’ın sistemini aktif hala getirip istediğiniz yere gidip istediğiniz yerde bırakabilirsiniz. Umarım şehrimiz Aydın için de toplu taşımaya alternatif araçlar olarak bu gibi akıllı ulaşım metotlarını ekleyebiliriz. 

 

 

Yukarıda görsellerini paylaştığım ve özetlemeye çalıştığım yapı ve alanlar kesinlikle görülmeye değerdir. Fakat bahsettiğim gibi dünya başkentlerinden birisi olmasından mıdır bilinmez, Paris güvenlik sorunu yaşayan, temiz olmayan, dünyanın en pahalı başkentlerinden birisidir. 

 

Batı Avrupa’da 10 gün içinde ziyaret ettiğim bazı şehirlerden iki tanesini sizlerle paylaşmak istedim. Batı ulaşılmaz bir hedef değildir. Batı, ortak değerlerin birleştiği, tarihin izlerinin günümüze kadar taşındığı insanlık için önemli bir dünyadır. Batı ve Doğu dünyasının merkezinde bulunan ülkemizin ve şehirlerimizin geçmişten bugüne kadar gelen tarihi ve kültürel değerleri harmanlayarak gelecek nesillere aktarılmasını, insanlığa yaşanabilir bir miras bırakılmasını temenni ederek sizlere konumuza ilişkin bir kitap önerisinde bulunacağım.

 

Kitap: 25 Mart 1611’de İstanbul’un Unkapanı semtinde doğmuş, Evliya Çelebi’nin gezdiği gördüğü yerlerdeki birçok milletin kültürel birikimine ışık tutacak ve kitaplığınızda olması gerektiğini düşündüğüm ‘’Evliya Celebi ve Seyahatnamesi’’ isimli eserini edinmenizi ve ara ara da olsa okumanızı öneririm. 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...