Ana içeriğe atla

355- Cumhuriyet’in ilk vizyon çıktısı “TOGG” 03.11.2022, Milliyet Gazetesi

Geçen haftaki yazımda ‘Türkiye Yüzyılı’ başlığıyla Cumhuriyetin birinci yüzyılının bitişini işlemiştim. “Cumhuriyet” tanımı için kelimeler ve söylemler yetersiz kalabilir. Benim en benimsediğim tamımsa ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.’ Memleket ve vatan tanımlamasını yaptığımız her coğrafyada Cumhuriyet Türkiyesi kimsesizlerin kimsesidir. Edirne’den Kars’a kadar memurun, işçinin, öğretmenin, iş insanının, çobanın, kadının, erkeğin Cumhuriyetidir. Cumhuriyet belki de yokluk ve kıt kanaat geçen yaşamda hayallerin gerçekleşmesinin destekçisi ve güvencesidir. 9. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel, Cumhuriyeti şu sözlerle tanımlamıştır: “İşte ben bu odada kardeşlerimle yaşadım. Elektrik yoktu. Gaz lambasıyla okur, yazardık. Köy okulunu bitirdim. Ortaokul yoktu. Ortaokula gitmek için her sabah kilometrelerce yürür, kasabaya giderdik. Sonra Afyon Lisesi. Eğer bana Cumhuriyet nedir, diye sorarsınız. Size cevabım şudur: Cumhuriyet benim işte! İslamköy'den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet'tir. Cumhuriyet budur. Bunu Büyük Atatürk'e borçluyuz.” Merhum Demirel’in Cumhuriyet tanımı ve kendi yaşamındaki hayalleri ve kendi çıktısı Cumhurbaşkanlığıdır. Bu hayallerin gerçeğe dönüşmesinde de 9. Cumhurbaşkanı merhum Demirel’in dediği gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. O ve silah arkadaşları sayesinde işgal altındaki Anadolu tekrardan yurt olmuş ve Cumhuriyete kavuşmuştur.

***

Cumhuriyet Türkiyesi ilk yüzyılını tamamlamak üzeredir. Bu bağlamdan ilk yüzyılın ilk çıktısı ve emeğin karşılığı da Türkiye’de üretilen yerli ve milli fikirle ortaya çıkan TOGG markalı otomobilimizdir. Artı ya da eksileriyle TOGG çıktımız Cumhuriyetin yüz akı ve gurur nişanesidir. TOGG’un tanıtımı günlerinde sosyal medyada dolaşan “Cumhuriyeti biz böyle kazandık.” görseline ek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TOGG ekibinin paylaşıldığı görsel kazanımın Cumhuriyetin ilerleyerek devam ettiğinin en somut ve önemli göstergesidir. TOGG gibi Cumhuriyet’in Savunma Sanayinde de milli gururlarımız olan çıktıları İHA, SİHA, Milli Atak Helikopteri, MİLGEM, yerli üretim piyade tüfekleri gibi bir sürü milli ve yerli çıktısı mevcuttur. Cumhuriyet belki de ayakları yerden kesilmeden ellerimizle yıldızlara ulaşmaktır. Çağın şart ve koşullarına hazır olarak Cumhuriyet Türkiyesine gelecek hazırlamak, seçilmiş siyaset kurumu ve atanmış devlet kademelerinin asli vazifesidir.

***

Kadim devlet Türkiye, birinci yüzyılında bunları görünen görünmeyen yedi cihandaki düşmanlarına karşı yapmıştır. Cumhuriyetin çıktısı dediğimiz TOGG ve milli savunma sanayi teknolojilerimiz ilk önce ikinci cihan harbi galip devletlerinin ve küresel ölçekteki devlet dışı aktör kabul edilen çok uluslu şirketlerin işine gelmemektedir. Anadolu’da filizlenip koca bir Çınar olan Türkiye’nin büyümesi mazlum milletlere umut olması beraberinde Türkiye düşmanlarının da karşı atağa geçmesi demektedir. Adil, hak ve hukuku, insan haklarının merkezi kabul etmiş Türkiye bölge devletlerin ve deniz aşırı ülkelerin menfaatlerine terstir. Bu sebeple de Türk siyaset kurumu ve paydaş devletleri ikinci yüzyılın ilk başlarından itibaren enerjide, sağlıkta, ekonomide milli güvenlik bakışıyla programlar yapmalı ve hayata dahil etmelidir. Mevcut kazanımlar korunarak geleceğe yürüyebilmek için birinci öncelik milli güvenliğimiz olmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...