Ana içeriğe atla

375- Türk Devletleri Teşkilatı – KKTC 23.03.2023, Milliyet Gazetesi

Dış politika satranç oyunu gibi olsa gerek. Hamleler ve restler hep karşılıklı, oyun kuran, oynatan, ya da milli menfaatleri için hamle yapanlar dost düşman olarak zaman içerisinde rollerini değişirler. Kıbrıs adası ve Doğu Akdeniz küresel oyunda yerel aktör gibi görünse de başta Türkiye ve Doğu Akdeniz’e kıyısı olan ülkeleri ve Doğu Akdeniz’i nakil koridoru olarak kullanan tüm oyuncuları birinci dereceden ilgilendirecek, dünya coğrafyasının en stratejik siyasi alanıdır. Kıbrıs adası bildiğiniz üzere Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ‘yeşil hat’ marifetiyle ikiye bölünmüştür. 1974’ten itibaren Kıbrıs Türklüğü adanın kuzeyinden tanınmadan dünyanın tanıdığı bir ülke olarak kaderini ve oyundaki rolünün yaşayarak günümüze kadar gelmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kurumsal kimliğiyle resmî olarak tanınma mücadelesini, garantör ülkesi Türkiye’yle birlikte vermektedir.

***

Türkiye’nin destek ve hamiliğin de KKTC Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)’nın Semerkant Zirvesi’nde gözlemci üye olmuştur. Geçtiğimiz hafta Ankara’da gerçekleşen zirvede KKTC ilk defa TDT’ında yer almıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde yapılan zirvede Sayın Erdoğan konuşmasında “Geçtiğimiz yıl Semerkant Zirvesi’nde teşkilatımıza gözlemci olarak katılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk defa bugün aramızda yer almasından büyük memnuniyet duydum” ifadesiyle üyeliğin ve katılımın önemini ifade etmiştir. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu Rum ve Yunan lobisinin olumsuz kampanyalarını ‘gözlemci üyelikle’ bir nevi mat etmiştir. Kıbrıs Türklüğü bu ve bunun gibi diğer üyeliklerle hak ettiği yere kendini taşıyacaktır. KKTC’nin üyeliği sonrası rahatsız olan Rum siyaset kurumu ‘GKRY Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Theodoros Gotsis, KKTC bayrağının toplantıda kullanılması sebebiyle TDT'ye üye ve gözlemci devletler nezdinde önleyici girişimlerde bulunduklarını’ ifade etmiştir. Rum Sözcü Gotsis, ‘KKTC’nin sembollerinin Avrupa Birliği (AB) üyesi Macaristan yetkililerinin huzurunda kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, bu nedenle önleyici girişimlere ek olarak, Güney Kıbrıs’ın duyduğu derin rahatsızlığın Budapeşte’ye aktarıldığını’ söylemiştir. Rum siyaset kurumu Kıbrıs Sorunu üzerine yürütülen müzakerelerde olduğu gibi TDT gözlemci üyeliği sürecini de içine sindirememiş ve Kıbrıs Türklüğünün tanınmaması için tüm siyasi oyunları devreye sokacaktır.

***

Yazının başında da yazdığım gibi dış politika satranç gibidir. Analitik zekayla icra edilirse kazanan, fikirleri mantıklı olan olur. Güney Kıbrıs siyaset kurumu ideolojik ve tarihsel çıkmazları sayesinde Doğu Akdeniz’de oyun kurmak yerine su kanalında oynamayı tercih etmektedir. AB üzerinden Macaristan’a baskı kurmasıyla elle tutulur bir sonuç alamaz. 

***

Türkiye ve Mısır’ın 10 yıl aradan sonra Dışişleri Bakanları düzeyindeki görüşmesini Kahire’de yapmıştır. Görüşmede, Türkiye-Mısır ilişkilerini normalleştirme çabalarının yanı sıra, Libya gibi bölgesel konular ele alınmış, turizm ve ticaretin geliştirilmesi için yapılacaklar konuşulmuştur. Bu görüşme bölgedeki hamlelerin tekrardan revize edilmesi adına hayati önemdedir. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs aklı selim hamlelerle Doğu Akdeniz’deki hamlelerini güçlendirmektedir. Güney siyaset kurumu bu hamleleri iyi okuyarak kendini kazanan tarafa atmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...