Ana içeriğe atla

377- Kilit taşı Doğu Akdeniz 06.04.2023, Milliyet Gazetesi

Son yıllarda Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler, bölgedeki güç dengelerinin değişmesine sebep olmaktadır. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğalgaz yatakları, bölge ülkelerinin jeopolitik konumunu daha da önemli hale getirmiştir. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki politikalarını da etkilemiş ve Kıbrıs sorunu başta olmak üzere Yunanistan, Mısır ve diğer bölge ülkeleriyle ilişkilerini dönemsel olarak rekabete ve çatışmaya itmiştir.

***

Ancak, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler sadece bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Türkiye'nin Batı ile olan ilişkilerine de yön vermektedir. Türkiye'nin NATO üyeliği, AB üyelik süreci gibi konularda Batı'yla olan ilişkilerini kontrollü yürütmesi gerekmektedir. Lakin bölgedeki doğalgaz yataklarına ilişkin politikaları nedeniyle Türkiye hak ve menfaatini korumak istemektedir. Bu korumacı Doğu Akdeniz siyaseti de Türkiye – Avrupa ve batı devletleriyle ilişkileri dönemsel olarak bozmaktadır.

***

Türkiye etkin ve kararlı dış politikasıyla Doğu Akdeniz başta olmak üzere milli menfaat ve çıkarları neyi gerektiriyorsa o adımları kararlılıkla atmaktadır. Bu kararlı siyaset batı ve Avrupa’nın çıkarına dönemsel olarak ters düştüğünde Türkiye öteki devlet olarak görülmektedir. Bir diğer batının ilişkileri germesindeki argümanı da Türkiye'nin Rusya ile dost ve güven üzerine kurduğu ilişkisi, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki milli politikalarıdır. Türkiye batı ile ilişkileri düzelmesi için iç ve dış politikasında gayri milli köklü değişiklikler yapması imkansızdır. Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve enerji denkleminde yer alan batı ve diğer yancı devletler Türkiye’nin sürdürdüğü millî politikalara saygı ile karşılayıp oyunda yer alma sürecine girmelidirler.

***

Türkiye bölgenin en önemli sorunlarından birisi olan Kıbrıs Sorununa garantör vasfıyla taraftır. Kıbrıs sorunu ise, bölgedeki en önemli konulardan biri olarak önemini korumaktadır. Kıbrıs'ta yaşayan Türkler ve Rumlar arasındaki siyasi çekişme, bölgedeki güç dengelerinin belirleyicisi haline gelmiştir. Doğalgaz yataklarının keşfedilmesi ise Kıbrıs sorununu daha da karmaşık çözümden uzak, içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Bu karmaşa ve kaos ikliminde Türkiye’nin tavrı ve duruşu milli menfaat ve çıkarları çizgisindedir. Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, Yunanistan gibi ülkeler bölgedeki doğalgaz yataklarını keşfetmek için büyük yatırımlar yapmaktadırlar. Ancak, Türkiye bu ülkelerin çalışmalarını; Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın hak ve menfaati görmezden gelindiği için kabul etmemektedir. 

***

Doğu Akdeniz'deki gerginliklerin sona ermesi için bölge ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Ancak, bölgedeki siyasi ve ekonomik çıkar çatışmaları bu birlikteliğin sağlanmasını zorlaştırıyor. Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinin düzelmesi için de bölgedeki gerginliklerin sona ermesi şarttır. Türkiye yapıcı ve güven üzerine dış politika yürütmektedir. İnsani yardımları, mülteci sorununa ev sahipliği ve sağduyu üzerine kurduğu ilişkilerine Batı ve Doğu Akdeniz’de hesap yapan devletler görmelidir. Türkiye’nin Batı ilişkilerinin iyileşmesi için kilit rolün Doğu Akdeniz, Kıbrıs, enerji ve Rusya ile olan ilişkilerinin belirleyeceğini Türk siyaset kurumundaki siyaset yapıcı iyi bilmektedir. Lakin Batı aklı da Türkiye ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve menfaatini gözeterek siyaset yapmalıdır. Diplomasi ve kazan-kazan üzerine kurulu diyalog, sorunların çözülmesi için yeterli iki argümandır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...