Ana içeriğe atla

394- Mütekabiliyet İlkesi – Apostolos Andreas Manastırı- Hala Sultan Tekkesi 03.08.2023, Milliyet Gazetesi

Uluslararası ilişkilerde "mütekabiliyet ilkesi" veya "karşılıklılık ilkesi", iki veya daha fazla devlet arasındaki ilişkilerde eşitlik ve karşılıklı yarar sağlayacak bir şekilde hareket etmeyi ifade eder. Bu ilke, bir devletin başka bir devletin haklarına saygı göstermesi ve karşılığında aynı hakları beklemesi anlamına gelir. Mütekabiliyet ilkesinin temel prensibi şudur: Bir devlet, başka bir devlete tanıdığı haklardan ve ayrıcalıklardan kendi vatandaşlarını da aynı şekilde faydalandırmalı ve diğer devletlerin vatandaşlarına da aynı hakları tanımalıdır. Eğer bir devlet diğerine bir hak veya ayrıcalık tanırsa, aynı zamanda aynı hakları talep edebilir. Bu ilke, diplomatik, ekonomik ve ticari ilişkilerde önemli bir role sahiptir. Aynı şekilde, vize muafiyetleri, diplomatik dokunulmazlık ve diğer uluslararası anlaşmalar da mütekabiliyet ilkesine dayanabilir. Mütekabiliyet ilkesi, uluslararası ilişkilerde karşılıklı güvenin artmasını sağlar ve devletler arasında adil ve dengeli bir ilişki kurulmasına yardımcı olur. Ancak, her durumda mütekabiliyetin uygulanması, ülkelerin kendi çıkarları ve politikaları doğrultusunda farklılık gösterebilir ve bazı istisnalar olabilir.

 

Hala Sultan Tekkesi

“Hala Sultan İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in süt teyzesidir ve bin 400 yıl önce Larnaka’da vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Bin 400 yıldır Kıbrıs’ta yaşayan Müslümanların dini açıdan en değerli mekânı olarak bilinen Hala Sultan Tekkesi, özel dini günlerde, bayramlarda, kandillerde adanın her bir yerinden Müslümanların ziyaret ettiği ve dünya Müslümanlarının en kutsal yerlerden biri olarak kabul ettiği türbedir. Güney Kıbrıs’ın Larnaka şehrindeki Tuz gölünün yakınında yer almaktadır. Hala Sultan Tekkesi M.S. 649 yılında, Hz. Muhammed'in yaşamından hemen sonra gerçekleşen Arap fetihleri dönemine dayanmaktadır. Hala Sultan, o dönemde Kıbrıs'a gelip İslam'ı yaymaya çalışan birkaç İslam aliminden biri olarak bilinir. 

 

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı, Kıbrıs'ın Karpaz Yarımadası'nda bulunan önemli dini bir yapıdır. Tam adı "Apostolos Andreas Manastırı ve Aya Anapa Kilisesi" olan bu manastır, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi'ne bağlı bir dini merkezdir. Manastır, Aziz Andreas'a adanmıştır. Aziz Andreas, Hristiyanlık inancında İsa'nın havarilerinden biri olarak kabul edilir ve peygamberlikten sonra İsa'nın öğretilerini yaymak için görevlendirilen önemli bir figürdür. Apostolos Andreas Manastırı'nın tarihi, 19. yüzyıla kadar uzanır ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kıbrıs'taki önemli dini merkezlerden biri olarak gelişmiştir. Yapı, bir türbe, kilise, manastır binaları ve dini odalardan oluşur. Kıbrıs'taki Rum Ortodoks Kilisesi'nin önemli dini törenlerine ev sahipliği yapar.

***

Kıbrıs adasının güney ve kuzeyinde dinler tarihi ve inanç sistemi için önemli iki yeri yukarıda ifade ettim. Kıbrıs sorunu üzerine kurulacak olan çözüm güven üzerine inşa edilmelidir. Kamuoyuna yansıya Manastır ve Tekke için çıkan haberler güvene ve çözüme zarar verir. İnsanlık ve dinler için önemli olan iki ibadethane karşılıklılık ilkesine dayanarak korunmalıdır. İnsanlık tarihi için önem arz eden konular üzerinde uzlaşmaya varılmadan Kıbrıs Sorunu çözülemez. Karşılıklı saygı ve tanınma çözümün altın anahtarıdır. Rum ve Türk siyaset kurumları bu hassasiyeti göz önüne alarak hareket etmelidir.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...