Ana içeriğe atla

32-Sosyal Medya Okur Yazarlığı, inAydın, Eylül 2019

Merhaba güzel Aydın, merhaba Eylül ayı,

 

Siz sever misiniz bilmem, ben Ağustos sonrası Eylül ayının gelişini sevmezdim. Eylül ayı demek benim için okulların açılması, tatilin bitmesi, yağmurun yağması demektir. Bu sebeple ilköğretimim bitene kadar Eylül’ün gelişi beni pek fazla memnun etmezdi. Şu an nasılım diye düşündüğünüzde 365 günün 4 mevsimini ayrı ayrı seviyorum. Dünya ve insan ömrü kısadır. Ankebût suresi 64. ayette “Bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurduna gelince işte asıl hayat odur. Keşke bunu bilselerdi.” demektedir. Oyun ve eğlence olan bu yaşamda kural ve kaidelere uyarak anın kıymetini bilelim ve her güzel şeyi yaratandan ötürü sevelim.

 

Eylül ayı eğitim ve öğretimin başladığı, ilk defa okula başlama heyecanının olduğu, bir üst sınıfın sevinciyle dolduğu bir aydır. Yaz tatili sonrası öğrenci için zor olsa da güzel bir aydır. 

 

Başlıktan da anlaşılacağı gibi sosyal medya okur yazarlığı bu ayki konum. Kelimelerin izin verdiği ölçüde var olan bilgileri derleyip toplayıp sizinle paylaşmak istedim.

 

İnsanlık tarihi için telefon ve telgrafın icadı büyük bir gelişmedir. Mesajların bir noktadan çıkması diğer bir noktaya sesli ve yazılı iletimi insan yaşamı için hayati önemdedir.

 

2000’li yıllar sonrası alışıla gelmiş iletişime ilave olarak akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar gibi üzerimizde günlük yaşamımızda taşıdığımız elektronik cihazlar yaşamımızın olmazsa olmazı olmuştur.

 

Yetişkinlerin ellerinden düşmeyen bu akıllı cihazlar çocukların da ilk istediği oyuncak ya da ismini ilk telaffuz ettiği nesneler olmuştur.

 

Akıllı cihaz olarak tabir ettiklerimiz yaşamımızda olmalı mıdır? Kesinlikle olmalıdır. Ne ölçüde: yaşamımızı kolaylaştırdığı bilgiye gidebildiğimiz ölçüde olmalıdır. Bizi yalnızlaştıracak, asosyal bir hale sokacak, aile bireyleri arası iletişimi bile koparacak ölçüye gelmeden mesafeli bir şekilde yaşamımızda olmalıdır.

 

Akıllı cihaz ve sosyal medya yaşamımıza, ilk önce elektronik ortamda adresimiz olan e-posta adresi alarak başlıyoruz. Bu adres vatandaşlık numaramız gibi dijital kimliğimiz olma özelliğini taşımaktadır. Bunu için aile bireyleri evlatlarının dijital kimliklerini isim ve soyadlarını yansıtacak şekilde herhangi bir başka yanlış anlaşılmaya mahal vermeden açmalıdırlar. Çünkü bu açılacak e-posta ileriki iş yaşamı ve benzeri anlarda bireyin direk karşısına çıkacak bir dijital izdir. E-posta sonrası günümüzde olmazsa olmaz olmuş sosyal ağlardan Facebook, Twitter ve İnstagram hesaplarının açılması olacaktır. Bu hesapların açılması ve isimlendirilmesi e-posta hesabında gösterilen titizlik gibi isim ve soyadı şeklinde olmalıdır.

 

Sonrası paylaşılan, beğenilen, yorumlanan konu, fotoğraf gibi sosyal alemin iletileri iyi seçilmelidir. Bizlerin ‘sildik, kaldırdık’ diye düşündüğü bir paylaşım, yorum veyahut beğeni gelecekte olumsuz bir örnek olarak karşımıza çıkabilir. 

Öfkeli olduğumuzda özgür olduğumuzu hissettiğimiz sosyal ağlarda yaptığımız bir paylaşım silsek bile ileride bir engel olarak dijital parmak izi tabir edilen haliyle karşımıza çıkmaktadır.

 

Herhangi bir platformda paylaştığımız bir görsel fotoğraf birkaç gün sonra Google arama motorunda kaybolmamak üzerine yerini almaktadır. Anın verdiği duygu ile yapılan bir paylaşım gelecekte kaldırmak istesek de kaldıramayacağımız bir objeye dönüşebilir.

 

Eğlence ve iletişim için kullandığımız sosyal alanları bizlere ve sorumluluğumuzda olan evlatlarımıza zarar vermeden kullanmalıyız. 

 

Yetişkin olarak yeğenimizin, evladımızın kullandığı sosyal medya alanlarını kontrol etmeli, yazıştığı kişileri bilmeli, tanımadığı kişilerle sosyal medya üzerinden de arkadaş olmaması gibi öğütleri sıkça dile getirmeliyiz.

 

Bir mobil cihazla dünyanın herhangi bir noktası ile internet üzerinden iletişim kurulmasına, bir kütüphaneden bilgi alınmasına, e-okul sayesinde bir dersin izlenmesine veyahut bir müzenin gezilmesine olanak sağladığı alanlarda kullanmalıyız.

 

Bu alanların dışında kötü niyetli kişilerin sahte sosyal hesaplar açarak evimize kadar girmesi, bilinçsiz sosyal medya kullanımı yüzünden çok basittir. Onun için yetişkinler olarak çocuklarımıza bu gibi kötü yönlerinin olduğunu da sosyal medya okur yazarlığı dersi gibi anlatarak bilgilendirmeliyiz.

 

Gündelik yaşamda var olduğumuz gibi günümüzde artık sosyal ve sanal alem dediğimiz bir alanda, ‘bulut’ diye tabir edilen arşivlerde yaşamaya devam edeceğiz. Bu sebeple de günlük yaşamda olduğu gibi sosyal medya dünyasındaki kimliğimizi de iyi korumalıyız.

 

İnternet’te Kaç Kişiyiz?

·       2019 yılında internet kullanıcısı sayısı 4.38 milyar (2018 yılında 4.021 milyardı) oldu. Bu, toplam nüfusun %57’sine denk geliyor. İnternet kullanıcı sayısında yıllık %9 oranında bir artış var. Türk nüfusunun %72’si internet kullanıcısı. Türkiye’de geçen yıla oranla %9,3’lük bir artış söz konusu. Bu büyüme ile tüm dünyada 14. sıradayız.

·       2019 yılında sosyal medya kullanıcılarının sayısı 3.484 milyar (2018 yılında 3.196 milyar kişiydi) kişiye ulaştı. Bu, toplam kullanıcıların %45’ine denk geliyor. Sosyal medya kullanıcıları sayısında ise yıllık %9 oranında bir artış var.

·       2019 yılında akıllı telefon kullanıcılarının sayısı 5.112 milyar oldu. Bu, toplam kullanıcıların %67’sine denk geliyor. 2019 yılında dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlası bir mobil cihaza sahip ve çoğu akıllı telefon kullanıcısı. Ortalama bir kullanıcı 3 saat 14 dakikasını mobil internete harcıyor. Bu oran Türkiye’de 3 saat 43 dakika. Tüm dünyada mobil internet ile en fazla vakit geçiren 15. ülkeyiz.

·       Son bir yılda kullanıcıların internette harcadıkları süre, yıl boyunca bir miktar düşüş gösterdi. Ortalama bir internet kullanıcısı günde yaklaşık 6 saat 42 dakikasını internette harcıyor. Geçtiğimiz yıl bu sayı 6 saat 49 dakikaydı. Türkiye’de kullanıcılar ortalama 7 saat 15 dakikasını internete harcıyor. Bu alanda tüm dünyada 14. sırada yer alıyoruz.

·       Bilgisayar ile internete bağlanan kullanıcılar ortalama 3 saat 28 dakika vakit geçiriyor. Türkiye’de bu oran 3 saat 32 dakika. Türkiye bu alanda 24. sırada.

 

Türkiye’nin 2019 Yılı Sosyal Medya Verileri

Türkiye’nin 82.44 milyon nüfusu var. Nüfusun %50.7’si kadın. %75 oranında kentleşme var. Türkiye’nin mobil kullanıcısı sayısı 76.34 milyon. Nüfusun %72’si internet kullanıcısı ve toplam internet kullanıcı sayısı 59.36 milyon. Geçen yıla göre %9.3’lük bir artış tespit edilmiş.

Türkiye’de nüfusun %63’ü sosyal medya kullanıcısı. Toplam sosyal medya kullanıcılarının sayısı 52 milyon. Geçen yıla göre %2’lik bir artış tespit edilmiş.

Smilarweb ve Alexa’ya göre en sık ziyaret ettiğimiz web sitesi ‘google.com.tr’, onu ‘google.com’ ve ‘YouTube’ takip ediyor.

En sık aradığımız kelime ise ‘YouTube’, onu hava ve hava durumu takip ediyor.

Türkiye’de nüfusun %63’ü sosyal medya kullanıcısı. Toplam 52 milyon sosyal medya kullanıcısı var. Kullanıcıların %98’i mesajlaşma servisi kullanıyor. Ortalama geçirilen zaman 2 saat 46 dakika.

Türkiye’de en çok zaman geçirilen sosyal medya platformu %92 ile ‘YouTube’, onu %84 ile ‘Instagram’, %83 ile ‘WhatsApp’ takip ediyor. Ardından %82 ile ‘Facebook’, %58 ile ‘Twitter’ geliyor.

Türkiye’de 43 milyon Facebook kullanıcısının %36’sı kadın. Geçen yıla göre kullanıcı sayısında %2.3 oranında düşüş var.

Türkiye’de 38 milyon Instagram kullanıcısının %41’i kadın. Geçen yıla göre kullanıcı sayısında %2.7 oranında artış var.

Türkiye’de 9 milyon Twitter kullanıcısının %19’u kadın. Geçen yıla göre kullanıcı sayısında %1.9 oranında artış var.

Türkiye’de 6.35 milyon Snapchat kullanıcısının %68’i kadın. Geçen yıla göre kullanıcı sayısında %26 oranında düşüş var.

Türkiye’de 7.30 milyon LinkedIn kullanıcısının %33’ü kadın. Geçen yıla göre kullanıcı sayısında %5.8 oranında artış var.

En kalabalık sosyal medya kullanıcısı %33’lük bir oranla 25-34 yaş arası. Erkeklerin oranı %20.

Aktif olarak kullandığımız mobil uygulamaların ilk sırasında ‘WhatsApp’, ‘Messenger’ var. Onu ‘Instagram’, ‘Facebook’, ‘Facebook Messenger’ ve ‘Twitter’ takip ediyor.

 

Not: Yukarıdaki veriler “2019 Yılı Global Dijital Raporu” başlıklı çalışmadan alınmıştır.

 

Yukarıdaki verilen ışığında konuyu düşündüğümüzde gündelik yaşamı aratmayacak kadar yoğun bir nüfus sosyal medya ve dijital yaşamda sürmektedir. Günümüz dünyasında bu veriler doğrultusunda e-dünyadan ayrı yaşayamayız. Fakat kural ve kaideleri biz belirlersek gündelik yaşamda akıllı cihazların kölesi değil de patronu olursak yaşamımıza kolaylık eğlence ve iletişimin verdiği kolaylığı katmış oluruz.

 

Kitap: Merve SerenTolga ÇelikNedim ÖzgeldiElif M. Dumankaya’nın kaleme aldığı “Sosyal Medya El Kitabı” isimli faydalı bilgilerin olduğu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

 

Kalın Sağlıcakla…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...