Ana içeriğe atla

55-Dünya beşten büyük mü?, inAydın, Ekim 2021

Merhaba Aydın; günlerin haftaları, haftaların ayları ve mevsimleri kovaladığı “ahir zaman” olarak niteleyebileceğimiz anlardayız.  Sonbaharın ikinci ayı eylül hepimize huzur getirsin. Karmaşa ve hızlı bir yaşamda zaman kavramı ‘an’ kadar kısa bir sürece bürünmüştür. Farkına varmadığımız günler, olaylar ve hikayeler arka arkaya peşimizden gelmektedir. Bu sebeple de ömür dediğimiz sayılı vakitler geçip gitmektedir. Sonbaharın güzel ayı Ekim’i güzel yaşayalım. 

 

Başlığımızın ifade ettiği gibi gündem konumuz dünya beşten büyük müdür? Sorusudur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan küresel meselelere merhem olamayan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi beş daimî üyesinin sorgulanması için bu tanımlamayı yapmaktadır. 

 

Peki Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi 5 daimî üyesi ne yapmaktadır? 

 

BM; dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliğini oluşturmak için 24 Ekim 1945’te kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendisini ifada ettiğin de ‘’adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş’’ olarak tanımlamaktadır. Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma 26 Haziran 1945’te 50 ülke tarafından imzalan Birleşmiş Milletler Antlaşmasıdır. Günümüzde BM’ye 193 üye ülke vardır. 

BM tanımlarda ifade edilen insanlık için faydalı tüm faaliyetleri yapmak için çeşitli organlarla icrasını sürdürmektedir. BM’nin en etkili organıysa Birlermiş Milletler Güvenlik Konseyi’dir. (BMGK) Güvenlik Konseyi üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organdır. BM’nin diğer organları sadece tavsiye kararı alabilirken, Uluslararası Adalet divanı ile birlikte bağlayıcı karar alma yetkisine sahip iki BM organından birisi Güvenlik Konseyi’dir. Bu bağlayıcılık da BM Antlaşması’nda imza atan ülkeler tarafından açık bir şekilde kabul edilmiştir. 

*** 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 15 üye ülkeye sahiptir. Bu ülkelerden beş tanesi daimî üye, on tanesi ise seçilmiş diğer üyelerdir. BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri aynı zamanda kurucu üyeleri olan ABD, Birleşik Krallık, Çin, Fransa ve Rusya’dır. Bu beş ülke coğrafyamızdaki insani olaylardan tutunda dünyadaki tüm insanlık dramları için adil ve kalıcı karar alması beklenenlerdir. 

 

Özet haliyle Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yukarıdaki gibidir. BM’nin insanlık için sorumluluğu ve varlığı tartışılmaz lakin Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlar ve yaptırımlar tartışmaya açıktır. Bu tartışmalara sebeple de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta BM Genel Kurulu’nda olmak üzere tüm uluslararası konuşmalarında dünya beşten büyüktür diyerek haklı duruşunu beşi bir yerde ülkelere iletmektedir. Evet dünya beşten küçük değildir, dünya beşten büyüktür. ABD’nin Afganistan’dan çıkışı Taliban’ın istilası sosyal hayattan kadınların dışlanması dünyanın artık beşten büyük olduğunun göstergesidir. Birleşik Krallığın ‘Brexit’ süreci ve sonrası yaşananlar dünyanın beşten büyük olduğunun bir diğer göstergesidir. Çin’in doğu Türkistan’a uyguladığı zulüm dünyanın beşten büyük olduğunun bir diğer göstergesidir. Fransa’daki ‘sarı yelek’ olarak adlandırılan daha fazla demokrasi ve özgürlük isteyen aktivistlerin gösterileri dünyanın beşten büyük olduğunun göstergesidir. Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmek istemesi ve Kırımın direnmesi dünyanın beşten büyük olduğunun göstergesidir.

 

 Özetle dünya beşten büyüktür. BMGK daimî üyesi beş ülke Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘dünya beşten büyüktür’ söylemine kulak vermelidir. İnsanlık ve dünyanın kaderi beş ülkenin siyasi menfaatinden daha değerlidir. Daha kıymetlidir. 

 

Türk Evi

 

Amerika’nın New York şehrinin en önemli bölgesinde hizmet veren Türk Evi yeni ve modern yapısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in katılımıyla 20 Eylül tarihinde açılmıştır. 1958’de inşa edildikten sonra IBM şirketinin idari merkezi olarak hizmete başlayan 12 katlı 45 metre yüksekliğindeki bina, 1977’de dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in girişimiyle 3 milyon dolar karşılığında Türkiye Cumhuriyeti tarafından satın alınmıştır. Türkevi adı verilen bina New York Başkonsolosluğu ve bağlı ataşelikler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilciliği ofisine hizmet etmektedir. 

 

Yeni Türk evi binası açılışında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türk dış politikasının misyon ve vizyonunu atıfla ‘’Türkevi içi: daha adil bir dünya arayışında olan herkesin umutla geleceği bir adres olacak. Çok taraflılığın, kural temelli dünya düzeninin ve kapsayıcılığın sembolü olacak. Artık yeni bir dünya var, çok kutuplu, küresel, iç içe geçen, çatışmaların çeşitlendiği, uçurumların derinleştiği, dijital ve çok sesli bir dünya" tanımlamasıyla ifade etmiştir. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’da ‘’Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'e giden süreçte Türkevi binamız, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacaktır." Demiştir. 

 

BM Genel Kurulu ve Türkevi binamızın açılışı güncel iç ve dış siyasetimizi ilgilendirecek önemli gelişmelerdir. Bu sebeple siyaset kurumuyla içli dışlı olunmasa bile, dünya düzenini ilgilendiren önemli konulara vakıf olmak önemlidir, düşüncesiyle bu yazımda yukarıdakileri ifade etmek istedim. 

 

Başlığımızın yanıtı da benim için ‘’evet dünya beşten büyüktür.’’

 

Kalın Sağlıcakla…

 

Kitap: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.” Betimlemesini kaleme aldığı ‘’Daha Adil Bir Dünya Mümkün’’ kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...