Ana içeriğe atla

58- Ikarus Aldatmacası, inAydın, Ocak 2022

Merhaba Aydın, 2022 yılının ilk yazısıyla sizlerle yeni bir takvim yılına başlıyoruz. Geçmiş yıllardan daha güzel bir yıl olması dileklerimi iletirken, hiç değilse geçen yıldan kötü olmasın temennisini de eklemek istiyorum. Malumunuz yaşadığımız zaman olmaz dediğimiz her şeyin olduğu bir çağdır. 

 

Atalarımızın dediği gibi  ayağımızı yorganımıza göre uzatacağımız zamandayız. Amaca hizmet etmeyen ürünleri almamamız gereken anlardayız. Tüketim alışkanlıklarımızı belki de değiştireceğimiz süreçlerden geçmekteyiz. Velhasıl pandemiyle başlayan dünya ekonomisindeki gerileme döviz ve faiz söylemleriyle hissettiğimiz bir süreçteyiz. 

 

Kuşadası’nın Milli Park bölgesinin karşısındaki Sisam adasının güneyinden Bodrum’un açıklarına kadar uzanan bölgeye Ikaria Denizi adı veriliyor. Efsaneye göre Ikarus bu denize düşüp ölmüş. Kendi kibrinin kurbanı olmuştur. 

 

Günümüze de ‘’Ikarus Aldatmacası’’ olarak gelmiştir. 

Hikayemiz şöyledir;

 

‘’Babası Daidalus’un elinden hemen her iş gelirmiş. Çok yetenekli bir mimar ve mucitmiş. Yaptığı bazı şeyler o zamanki kral Minos’un işine gelmediği için bir kuleye hapsedilmiş. Sadece kendisi değil, oğlu Ikarus’la birlikte. İşte Daidalus hapsedildiği bu kuleden kendini ve oğlunu kurtarmak için nefis bir plan yapmış. Kuleye gelen kuşların tüylerini yolmuş, bunları balmumuyla yapıştırıp bir çift kanat yapmış. Sonra da oğluna demiş ki: Ey oğul! Bu kanatları tak ve uçmaya başla. Ama dikkat et. Çok yüksekten uçma! Güneşe çok yaklaşma.’’

 

Sonrasını hepimiz biliyoruz. Uçmanın coşkusuyla havalara giren Ikarus bu sözü tutmamış, yüksekten uçmuş ve güneşin sıcaklığıyla balmumundan kanatları erimiş. O da az önce size bahsettiğim Ege Denizi’ndeki o bölgeye düşmüş ve vefat etmiş.’’

 

Kahramanımız Ikarus babasının kaçmak için yaptığı kanatlarla uçunca yükseklerin verdiği öz güvenle kontrolünü kaybetmiş, güneşe yaklaşmış, bal mumu erimiş ve kanatlar işlev göremez olunca da Ikaria denizi mezarı olmuş.

 

Günümüz dünyasında bu ve buna benzer bir sürü olay gelecekte hikaye olarak anlatılacak şekilde yaşanmaktadır. Fakat hikayenin içersin de bir şekilde rol aldığımız için bazen olayları göremez ve idrak edemeyiz, iyi ve kötüyü, güzel ve çirkini ayırt edemeyiz. Hikayenin sonunun Daidalus’un oğlu Ikarus gibi olmaması için de bazen olaylara ve konulara dışardan bakmakta fayda vardır. 

 

Yaşadığımız şehir Aydın’ı anlamak, yaşam içindeki mücadelenin özünde çok küçük kazanımlar olduğunu görmek için Aydın’ın yüksek bir dağına çıkıp yukarıdan şehri ve gözümüzün gördüğü içindeyken büyük yukarıdan bakınca küçük olan alanı iyi idrak etmeliyiz.

 

Şöhret, zenginlik, güzellik zaman içerisinde bizi güneşe yaklaştıra bilir, yıldızımızı parlata bilir lakin güneşe yakın olmak bal mumu kanatları erite bilir. Yüksekte yer tutmakta aşağıdaki kadar emniyette değildir. Onun için de hızla aşağıya inebiliriz.

Peki yüksekte olmanın verdiği risk için güneşe yaklaşmamak mı gerekmektedir? 

Tabi ki de ‘hayır’ yanıtı vereyim. 

 

Sadece riskleri, olasılık ve ihtimalleri göz önüne alarak güneşe yaklaşmalıyız.

Anlık zaferler, anlık uçmalar, bizi yanıltmasın zafer ve başarı devamlılık arz ederse makbuldür. 

 

Gündelik hayatımızda Ikarus aldatmacası aklımızın bir kenarında dursun. Yaşadığımız bu zor günlerden fırsatlarla çıkmayı bilmeliyiz. Önümüze gelecek olan fırsatları da akıl ve mantık süzgecinden geçirerek değerlendirmeliyiz. Çünkü başarı ve zaferler devamlılık arz ederse kıymetlidir. 

 

2022 yılında sağlık ve huzur dilerim. Şubat sayımız da görüşmek üzere, kalın sağlıcakla… 

 

Kitap: ‘’Ne kadar yükseğe uçacaksınız?’’ sorusunun cevabının arandığı Seth Godin’in kaleme aldığı ‘’Ikarus Yanılgısı’’adlı kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...