Ana içeriğe atla

59-Washington - Pentagon – Langley ve Atina, inAydın, Şubat 2022

Merhaba Aydın, yeni yılın ikinci ayında tekrardan sizlerleyim. Covid-19 ‘un şekil değiştirdiği, ekonomik dalgalanmaların bir nevi de olsa stabil bir hale geldiği zamandayız. Ülkemiz için uzunca bir evredir gündem olan bir şekilde savaş cephemiz olan güney sınırlarımız ve Suriye’nin kuzeyi yerini Ege ve Batı Trakya’ya bırakmış bir haldedir.

 

Komşumuz Yunanistan’ın Doğu Akdeniz ve Ege Deniz’indeki hukuksuz adımlarını Batı Trakya’da da atarak komşuluk hukukuna aykırı hareket etmektedir. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Sorunu konusundaki yancılarını Ege Denizi, Ege adaları ve Batı Trakya’da konuşlandırarak Türkiye karşıtlığını her geçen gün arttırmaktadır. 

 

NATO ve transatlantiği desteğiyle sözüm ona savunma sanayini güçlendirmekte, Lozan Madde 1 ve 3’e aykırı olduğu halde Batı Trakya sınırındaki Türk illeri, Dedeağaç, İskeçe, Gümülcine’yi ABD askeri unsurlarıyla silahlandırmaktadır. Komşumuzun siyasi aklı da yaptığı bu işlere ilave olarak gelecek vizyonunu ortaya koymak adına ‘’Geçici Ulusal Güvenlik Belgesi’’ adında Türkiye karşıtlığıyla dolu bir evrak taslağı hazırlamıştır. 

 

Geçici Ulusal Güvenlik Belgesi

 

Balkanlar, Batı Trakya, Ege ve Karadeniz bölgemiz milli güvenlik siyasetimizin uzunca bir süredir, gizli öznesi konumundaydı. Varlığından haberdar olduğumuz lakin fazla dillendirmediğimiz malum bölge olarak takipteydik. Yeni cephemiz Batı Trakya’yı; Yunanistan, ABD, NATO ve Rusya bağlamında irdelemek gerekmektedir.

 

Dünya siyasi sistemi kutuplara ayrılmakta, güç odakları değişmekte, sınırlara duvarlar örülmektedir. Bu bloklara ayrılan dünya da köprü ustaları duvarların üstünden iletişim kanallarını inşa etmekte, müesses nizam bir şekilde korunarak devam etmektedir.

 

Bu değişimi okumak ve ABD’nin Batı Trakya ve Ege adalarındaki varlığını irdelemek ve anlayabilmek içinse uluslararası ilişkiler uzman Dr. Kürşat Korkmaz’ın ‘Savunma ve Savaş Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan “Uluslararası Sistem ve Kutup Yapıları Üzerine Genel Bir Değerlendirme” başlıklı makalesini iyi idrak etmeliyiz. Dr. Korkmaz makalesinde dengeler ve kutupları örneklemlerle değerlendirmiştir. Bu bağlamda ABD’nin Ege Denizi ve Batı Trakya varlığını anlamamız için Biden döneminin nasıl başladığını iyi görmeliyiz. Dr. Korkmaz makalesinde ‘’ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, göreve gelmesinin üzerinden yaklaşık 45 gün sonra ‘Geçici Ulusal Güvenlik Stratejik Kılavuzu’nu yayımlamıştır. Belgede, Amerika'nın kaderi bugün daha önce hiç olmadığı kadar içinden çıkılmayacak şekilde kıyılarımızın ötesindeki olaylara bağlı hâle gelmiştir.’’ ifadesini aktarmıştır.   ‘Geçici Ulusal Güvenlik Belgesi’ içindeki ‘kıyılarımızın ötesindeki olaylara bağlı’ cümlesi ABD’nin bölgemizdeki varlığını anlamamız için en önemli aydınlatma fişeğidir. ABD ülke güvenliği için siyasi coğrafyası harici tüm sahaları cephesi şeklinde görmektedir. 

 

Türkiye’nin güney sınırı Suriye’deki varlığı, Ege Denizi’ndeki varlığı, Doğu Avrupa ve Batı Trakya’daki varlığı Amerikan askeri ve devlet aklı için birer savaş cephesi niteliğindedir.

 

ABD Başkanlığının ulusal güvenlik belgesinde resmiyet kazanan askeri ve güvenlik doktrini başta ülkemiz ve direk ya da dolaylı ilgilendiren ülkelere ışık olmalıdır. ABD’nin Çin ve Rusya’yı çevreleme politikası, Ege’deki görünür varlığı, Doğu Akdeniz enerji politikasındaki gizli özne olması dört bir cephede komşumuzun Washington, Pentagon ve Langley olduğunun göstergesidir.

 

Bu bağlamda, dış politikadaki dost düşman kavramlarımız belirlenirken oyunun arkasındaki gölge karakteri iyi analiz etmeliyiz. İçinden geçtiğimiz siyasi ve ekonomik süreç için de bu bakış açısı hayati önemdedir. 

 

Türk siyaset kurumu karar alıcıları büyük fotoğrafı iyi gören değerlendirme ve adımlarını buna göre atan güç ve kudrete sahiptir.

 

Kitap: Tüm bu olumsuz atmosfer arasında zihin dünyamızda okuyarak ve düşünerek bir tiyatro sahnesi hissi verecek olan Fyodor M. Dostoyevski ‘nin dünya klasikleri arasında yer alan ‘’Suç ve Ceza’’ adlı romanını okumanızı tavsiye ediyorum. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...