Ana içeriğe atla

61- Yeni Cephemiz Ukrayna mı?, inAydın, Mayıs 2022

Merhaba Aydın, geçen sayımızda #HayatSeninUnutma! Başlıklı yazımla, Covid-19 sonrası dünyaya yeniden merhaba dememiz için genel mottoları belirtmiştim. Dünya ve insanları iki yıl yoran pandemi sonrası her şeyin güzel olacağını düşünmüyordum. Fakat olumsuzlukları bir kenar bakarak yeni ve güzel yeni dünyaya merhaba demek doğru olur diyor düşünürken, Karadeniz komşumuz Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile karşılaştık. Biz yine de umutsuzluğa kapılmadan geleceğe enerji ve hedeflerle bakalım. Lakin Ukrayna ve Rusya arası savaşı anlayıp geleceğimizi ona göre yön vermeliyiz. Bu sebeple de konunun taraflarını ve metotlarını anlatmak istedim, içiniz kararmasın en iyi yaptığımız iş savaşmaktadır günün sonunda merkez ülke Türkiye olarak coğrafyanın emin devleti oluruz. 

***

Yakın siyasi tarihimizin önemli gündemlerinden birisi Suriye iç savaşı ve terörle mücadele konularıdır. Esat rejimine karşı Suriye halkının mücadelesi yakın tarihimizdeki insani dramların kaynağı ve acının öznesidir. Suriye’den göç etmek zorunda kalan kadın ve çocuklar başta Türkiye olmak üzere Avrupa’da mülteci olarak kendilerine yer aramışlardır. Türkiye’nin tarihsel bağı ve hoşgörülü ev sahipliği Türkiye’deki Suriyeliler için güven ve huzur adresidir.

***

Suriye iç savaşı ve gruplara baktığımızda ABD ve transatlantiğin paydaşlarının Esat rejimine karşı kullandığı paramiliter silahlı örgütler bölgenin huzursuzluğunun ana unsurlarıdır. Amaçlarının Suriye halkına huzur yerine bölge zenginlikleri olduğu gözle görünür bir durumdur. Bölgede vesayetçi olarak Türkiye karşıtlığı yapan terör örgütleri PKK – PYD vardır. Dini motiflerle bezenmiş DEAŞ terör örgütü vardır. Esat rejiminin güçleri ve Rusya silahlı kuvvetleri de bölgede varlık gösteren yapılardır. Türkiye güney sınırı ve Suriye’nin kuzey bölgesi terör marifetiyle istikrarsızlaştırılmış vesayetçi yapıların kol gezdiği güvensiz bir alandır. Uzunca bir süredir de transatlantiğin hareket alanı ve istikrarsızlaştırdığı bölgedir.

***

Suriye iç savaşı ve istikrarsızlaşan bölgeden yönümüzü Karadeniz’e Ukrayna ve Rusya arası olan savaş alanına çevirelim. Rusya’nın ilhak ettiği Kırım’a ilave olarak Dombas bölgesine asker çıkarması ve Kiev’e doğru kara ve hava müşterek harekatlarıyla saldırması Ukrayna’nın yeni Suriye olma ihtimalini güçlendirmektedir. Özünde iki taraf vardır: Rusya ve Ukrayna siyaset kurumları ve askeri yapılar. Rusya asker sayısı ve teknolojik üstünlüğü göz önüne alındığında Ukrayna’yı 24 saatte alabilecek gibi görünse de Ukrayna halkının ve Cumhurbaşkanı Zelenskiy’nin direnmesiyle süreç uzayıp gitmektedir. Ukrayna halkının direnmesiyle de sözde destek olan transatlantik askeri mühimmat ve Rusya’ya uyguladığı yaptırımlarla savaşın bir tarafı olmuştur. Ukrayna’yı terk etmek zorunda kalan ailelere Polonya ve komşu ülkeler sınırlarını açmış ve yaralarını sarmak için seferber olmuşlardır. Türkiye’de AFAD ve diğer kurumlarıyla başta sınırlar ve Ukrayna topraklarında insanlığa hizmet etmektedir. Rusya devlet başkanı Putin, Zelenskiy’nin istifasını ve askerin darbe yapmasını istemektedir. Rusya asıl karşıtının ABD ve transatlantik olduğunu iyi bildiği için ambargolar ve saldırılara karşı tedbirini aldığı aşikardır.

***

Suriye iç savaşında batının insanlık ve Suriye halkı için yaptıklarını hatırladığımızda Ukrayna topraklarında vuku bulan savaşın sonuçları ve süresi görünen köy kılavuz istemez misali ortadadır. Rusya’nın ısrarlı işgali istemesi, transatlantiğin Ukrayna’ya desteği Avrupa’da korku iklimine sebep olmuştur. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sorguladığı NATO tekrardan Avrupa üzerindeki hakimiyetini arttırmıştır. Varlığı tartışılan NATO Rus tehdidine karşı kendine gelmiş ve tartışmalardan Rusya – Ukrayna savaşı sayesinde çıkmıştır. Akıllara gelen düşünce ABD’nin istediği NATO’nun devamlılığını Rusya’nın desteğiyle sağlamış olması garipliğidir. Çağımız ilginç olayların vuku bulduğu bir zamanı yaşamaktadır. Suriye iç savaşı gibi Ukrayna- Rusya savaşı da meskun mahalde sürecek haldedir. 

 

Melez Savaş

 

Burada konuşulan konu Putin’in ne yapmak istediğidir. NATO’nun sınırlarına yaklaşmasını engellemek ana gündemidir. Peki, askeri sayılar ve teknik donanım incelendiğinde Rusya’nın Ukrayna’yı istilası neden uzamıştır? Kremlin ve Başkanı Putin’in gizli ajandasındaki gündemi nedir?

***

Çatışmaların sürdüğü alan Ukrayna toprakları olsa da taraflar Rusya ve transatlantiktir. Batı savunma şemsiyesi olan NATO da örtülü olarak savaşta ve cephededir. Rusya devlet başkanı Putin, kara harekâtına destek için uçar birliklerle yıkım ve yorma faaliyeti yapmaktadır. Uzun vadede kazancıysa siyasi kazanım ve gizli ajandasındaki gündemidir. Ukrayna gibi görünen ve batı destekli savunma biçimi de ‘melez savaş’ diye tabir edilen yöntemdir. Genel olarak melez savaş, siyasi hedefleri elde etmek için konvansiyonel savaş ile düzensiz, asimetrik savaşta düzenli veya düzensiz askeri kuvvetlerin birlikte kullanıldığı bir nevi yeni nesil harptir. Bu savaş metodunda savaş, barış, kriz, silahlı çatışma ve topyekûn savaş ortamında belirsizlik yaratarak askeri ve askeri olmayan vasıtalar kullanılmaktadır. Bu düşük yoğunlukta devam eden silahlı savaş ve propaganda yöntemiyle saldırı da vuku bulduğu cephe ve taraflarda belirsiz bir ortamı tesis eder. Taraflar ve yancıları bulanık suda balık avlama metoduyla belirsizliğin yönetilemeyen sürecinden siyasi çıkar devşirme yolunu izlemektedirler.

***

Savaşların melez savaş tabir edilen şekle dönüşmesiyle devletlerin ilişkileri, dost ve düşman kavramları da farklılaşmaktadır. Ankara merkez alındığında, dört bir tarafımız da yeni nesil savaş metotlarının yürütüldüğü cephelere dönüşmüştür. Basında yer alan Suriye’de Rusların kullandığı PYD unsurlarının 1300 Dolar gibi bir maaşla Rusya adına Ukrayna’da çatışacağı düşünülürse yeni cephemiz Rusya ve PYD karşı Ukrayna’dır. 

***

Ankara’daki devlet aklı ve Cumhurbaşkanlığı makamı ise geçtiğimiz ay Antalya Diplomasi Forumunda bölgedeki merkez ülke ve güvenli devlet haline dönüştüğünü tescillemiştir. Devlet aklı, belirsizliklerin yönetilemeyeceği bilinciyle krizleri tespit edip bu krizleri millet ve devlet lehine fırsat ve avantajlara dönüştürecek kudrete sahiptir. 

*** 

Ramazan ayının bereketle, huzurla geçip bayrama kavuşmamızı dilerim. Hayırlı Ramazanlar.

 

Kitap: Graham E. Fuller’in kaleme aldığı yeni dünya düzensizliğinde önümüze çıkabilecek avantaj ve dezavantajları anlamamız için ‘’Türkiye’nin Yeni Jeopolitik Konumu’’ başlıklı kitabını okumanızı tavsiye ederim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...