Ana içeriğe atla

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur.

Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur. 

Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç sistemlerinin ve kadim felsefelerin hemen hepsi bu evrensel gerçeğe işaret eder: "Ne ekersen onu biçersin." Adına ister karma deyin ister ilahi adalet, isterseniz de doğanın yasası. Kötülük, başkasını zehirlediğini sanırken aslında sahibini yiyip bitiren sinsi bir hastalıktır.

Peki, bu tablo karşısında iyiler ne yapmalı? 

Çevremizde kötülüğün pervasızca kol gezdiğini, kurnazların ve zalimlerin ödüllendirildiğini gördüğümüzde derin bir umutsuzluğa kapılmak en kolay yoldur. 

Ancak iyilik yolcusunun asıl büyük sınavı tam da bu karanlık anlarda başlar. İyiler; kötülerin çıkardığı o anlamsız gürültüye, haksız kazançlarına ve anlık başarılarına hiçbir şekilde aldırış etmeden, inatla, dirayetle ve sabırla kendi yollarında yürümeye devam etmelidirler. Unutulmamalıdır ki, kötülük yalnızca yıkar; iyilik ise temeller atar, inşa eder. Yıkmak saniyeler sürerken, sağlam bir yapı inşa etmek zaman alır, yoğun emek ister ve çoğu zaman hiç ses çıkarmadan, sessizce gerçekleşir.

Büyük Güne Hazırlık

Ektiğimiz o iyilik tohumlarının yeşereceği, eylemlerimizin karşımıza hak edilmiş birer ödül ya da ağır birer bedel olarak dikileceği o hesaplaşma günü mutlaka gelecektir. Kötülük yapan, kimsenin görmediğini sandığı o anların ağırlığı altında gün gelip feci şekilde ezilirken; iyilik yapan, en karanlık gecede kendi yaktığı o ufak iyilik ışığıyla yolunu bulacaktır.

Ancak burada altını çizmemiz gereken çok kritik, hayati bir ders yatar: İyilerin o beklenen nihai zaferi, sadece kenara çekilip pasif bir şekilde beklemekle gelmez. "İyiler eninde sonunda mutlaka kazanır" inancı, asla bir tembellik mazereti olmamalıdır. İyilik; çok güçlü olmayı, entelektüel olarak donanımlı olmayı ve o büyük güne her anlamda hazır olmayı gerektirir. Kötülükle mücadele etmek ve o teraziyi doğru tarttırmak, sadece kalbin saf ve temiz olmasıyla başarılamaz; aklın, bilginin ve iradenin de kılıç gibi keskin olması şarttır.

Evet, iyiler mutlaka kazanacaktır. Fakat o gün geldiğinde, iyilerin cehaletle, zayıflıkla veya korkuyla değil; tam tersine bilgelikle, sarsılmaz bir cesaretle ve hazırlıklı bir ruhla o zaferi omuzlamaları gerekir. Hayat terazisi dengeye oturduğunda, iyilik kefesinde yer alanların o ağırlığı taşıyabilecek kudrete sahip olmaları elzemdir. Siz adımlarınızı bu sarsılmaz inançla atın, dışarıdaki kötü seslere kulak tıkayın ve sadece kendi ışığınızı büyütmeye odaklanın. Dünyanın dengesi asla şaşmaz; yeter ki siz o ilahi denge kurulduğunda ayakta kalmaya ve dünyayı yeniden şekillendirmeye hazır olun.

Çağımızın halk ozanı, Mustafa Yıldızdoğan’ın ‘Azan Bulur’ şarkısının üçüncü dörtlüğü;

Dünya havadır, hava
Avcıyken dönersin ava
Vezirken rezil olursun
Güvenme devri devrana, şeklindedir. Onun için azan da bulur, kötülerde zamanı gelince bulur hak ettiğini, kalın sağlıcakla… 

Kitap: İyiler ve kötülerin, azanla, vakur duranın mücadelesini, Mustafa Yıldızdoğan’ın ‘’Azan Bulur’’ şarkısında dinlersek, bir eser okumuş oluruz. İyi dinlemeler. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...