Ana içeriğe atla

32- KKTC varlık mı? Devlet mi? 15.09.2016, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorununda taraflar arası müzakere süreci sona yaklaştıkça, görüşmeleri sürdüren heyetlerin ve başkanlarının yükü ağırlaşıyor. Basına verdikleri demeçler ve seçtikleri sözcükler bir o kadar önem kazanıyor. Birlemiş Milletler öncesi 14 Eylülde son bulan görüşmeleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın açıklamaları üzerinden irdeleyelim. 

***

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ‘’varlık: var olma durumu, mevcudiyet ve var olan her şey’’ anlamına geldiğini sorguladığımız zaman görüyoruz. Yine aynı TDK sözlüğüne göre ‘’devlet: toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık’’ tanımını bize veriyor. Bu iki tanımı resmi bir sözlük üzerinden öğrendikten sonra konumuza gelelim. 

***

KKTC Cumhurbaşkanlığı internet sitesi üzerinden ulaşabildiğim 10 Eylül 2016 tarihli ‘’Tüm tarafların hedefi yıl sonunda çözüm’’ başlıklı basın açıklamasında ‘varlık’ sözcüğü sıkça Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından kullanılıyor. Bahse geçen sözcük yaz saati üzerinde değişiklik yapılmaması üzerine basının soruları ve Sayın Akıncı’nın cevaplarında yer buluyor. 

***

Anavatan Türkiye’nin yaz saatinde sabit kalması ve değişiklik yapmaması üzerine, KKTC hükümeti de karar alarak, Türkiye ile aynı saat diliminde olmak için yaz saatinde kaldı. Bu konu üzerine gelen sorular da Cumhurbaşkanı Akıncı, ‘’Kıbrıs’ta, federal bir yapı kuracağımız bu adada elbette aynı saat dilimi içerisinde olmamız daha akıl işidir. Çünkü biz Türkiye’nin bir vilayeti değiliz. Biz ayrı bir varlığız ve Kıbrıs’ta bir çözüm hedefimiz var. Ancak bunun da çıkış yolu Kıbrıs sorununu çözmektir ve bu gibi anomalilerden de kurtulmaktır” ifadesinde bulunuyor. Konuşmasının devamında güney Kıbrıs lideri Anastasiadis’in açıklamalarına istinaden O’na mı cevap veriyorsunuz sorusu üzerine ‘’Hayır ona cevap olsun diye söylemedim. Kendi inançlarımın bir ifadesi olarak söyledim. Öteden beri bu düşünceye sahibim. Burası ayrı bir varlıktır. Türkiye ile çok sıkı ilişkileri olan bir varlıktır. Güneyle de oturup federal bir yapıyı kurmak için uğraşan bir varlıktır’’ ifadesinde de sıkça ‘varlık’ sözcüğünü kullanıyor.

***

Burada Sayın Akıncı’nın ‘varlık’ sözcüğünden kastı nedir? Varlık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir ‘devlet’ olduğu manasında ise sorun yoktur. Lakin değil ise ‘varlık’ nedir? Bu sorulara cevap aramamda ki mana, çözüme Cumhurbaşkanı Akıncı sayesinde bu kadar yaklaşmış iken, yanlı/yanlış anlamalara sebep vermeyecek bir dil kullanılmasının önemli olduğunu söylemektedir. Çünkü nasıl bir İngilizce dilini günlük yaşam, akademik İngilizce, diplomatik İngilizce olarak birbirinden ayırıyorsak, Devlet’in de bir dili ve üslubu tarzı vardır. Bu seviyeyi koruyarak, bireysel görüşleri değil de Devlet görüşlerini yansıtarak yapılacak açıklamalar çözüme daha fazla katkı koyacaktır. Yazılarımda Sayın Akıncı’nın varlık göstermesinin tek sebebi de KKTC Devleti Cumhurbaşkanı olmasıdır.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...