Ana içeriğe atla

62- Oscar or Nobel 06.04.2017, Milliyet Gazetesi

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı Brüksel’de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le yaptığı görüşme sonrası BM memuru Eide, görüşmelerin 11 Nisanda başlayacağını duyurdu. Görüşme sonrası basına verdiği açıklamada “Sayın Akıncı, BM Genel Sekreteri Sayın Antonio Guteres müzakere sürecine ilgisini sürdürüyor.” ifadesiyle konuşmasına başladı. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorununa ve görüşmelere ilgi duymasına gerek yok, işini yapsa yeter. Çünkü ara bölgede kendi himayesinde bir silahlı hat var, ilgiye gerek yok. Zamanı geldiğinde sorun BM gözetiminde çözülemez iki devletli bir çözüm arayışına gidilirse ne BM, ne Sekreteri, ne de memuru kalır. 11 Nisan görüşmesinin kilit anahtarı da 7 Nisanda güneyde Temsilciler Meclisinde görüşülecek Enosis için çıkacak olan siyasi yaptırım olacaktır.

***

Bu bağlamda iyimser olur ve görüşmelerini şimdiden başlayacağını düşünürsek süreç nasıl olur?

·      KKTC ve GKRY görüşmeleri 11 Nisan’da başlar; Enosis kararı sümen altına itilir.

·      Mekik diplomasi metoduyla git/gel görüşmeler Ledra Palas’ta gerçekleşir; #CyprusTalks etiketli Tweet’ler atılır.

·      Müzakere sonrasında TAK Ajansı SMS metoduyla müzakereler hakkında yüzeysel bilgilendirme yapar.

·      Kıbrıs Postası gazetesinin barışa en yakın yazarı Ulaş Barış, şimdi oldu, oluyor, bu sefer olacak, barış kapıda gibi güzel köşe yazısını yazar.

·      Cumhurbaşkanı sarayda açıklama yapar; içeri giriş izni olan medyamız sorular sorar; Cumhurbaşkanı dili döndüğünce cevap verir.

·      Eide, müzakereler hakkında her zaman yaptığı gibi Tweet’leriyle konu hakkında bilgilendirme yapar. Kolay değil, hayal büyük: “Nobel or Oscar”…

·      Kıbrıs medyasına önemli manşet haberleriyle ses getiren gazeteci Sefa Karahasan ilk yazdığında kızılan, sonra yazdığı doğru çıktığında büyüklük yapıp da ‘sen demiştin’ demediğimiz yorumlarını yazar.

·      Özel bir televizyon kanalında Karantina isimli programı yapan Vatan Mehmet haftalık programında konuğuna sözü vermeden haftalık müzakere sürecini Tİ’ye alarak özetler.

·      Sosyal medya hesabı Facebook üzerinden ilgili ilgisiz herkes konunun uzmanı gibi atar tutar, deşarj olur. Sonra beğenileri takip eder.

·      Ben de bugün okuduğunuz gibi Çarşamba günü yazımı yazarım. Perşembe yayınlanır. Anlayan anlamayan okur. Yazımı arşive atarım.

 

Süreç bu özetlediğim ölçüde devam eder. Bu arada mangal sezonu başlar, dumanlar tüter. Ramazan Bayramı girmeden müzakereler Kıbrıs Rum tarafının bir siyasi oyunuyla durur. Film ve dizi gibi izlediğimiz süreç böyle devam eder ve bir gün biter; fakat adada her zaman için KKTC var olacaktır.

 

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı açıklamasında “Yeni başlangıcı, önümüzdeki gelişmeler mümkün kılacak.” demiştir. Güney Kıbrıs’ın çözümden uzak siyasi tavrı, yarım asırdır süren Kıbrıs sorununa çözüm için Sayın Akıncı’nın elinde bir anahtardır. Müzakereleri bitirmek ve KKTC için çalışmak, en az Nobel kazanacak kadar hizmet etmektir KKTC ve Kıbrıs Türk’üne.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...