Ana içeriğe atla

70- Prens Anastasiadis 01.06.2017, Milliyet Gazetesi

Rum lider Anastasiadis’in pragmatist bir kimliğe sahip olduğunu, şahsi küçük olan çıkarı ve hırsları için yapmayacağı hiçbir şeyin olmadığını, yaklaşan seçimler sürecinde müzakerelerin bir yol almayacağını defalarca olduğu gibi geçen hafta da yazmıştım. Rum lider, seçime dönük tarzını her geçen gün arttırarak devam etmektedir. Bu pragmatist tavrını Kıbrıs adasının güneyinde yaşayan Rum halkı ve kuzeyde yaşayan Türk halkının ortak geleceği için değil, şahsi çıkar ve menfaati için kullanmaktadır.

***

İtalyan Rönesans hareketinin önemli aktörlerinden birisi olan 1469-1527 yıllarında Floransa Cumhuriyeti’nde yaşayan devlet adamı, askeri stratejist, tarih ve politika biliminin kurucusu olan Niccolo Machiavelli’nin yazdığı ve “Makyavelist” düşüncenin temelini oluşturan Türkçe’ye de çevrilen “Prens” adlı eserinde bir hükümdarın saltanatını nasıl ayakta tutabileceği ve hükümdarlığını nasıl daha da güçlendireceğini anlatmıştır. Makyevel’e göre ahlaki ilkeler her özel durumun ihtiyaçlarına tamamen teslim olmalıdır. Prens (Anastasiadis) gücünü koruyabilmek için her şeyi yapmaktan çekinmemelidir. Makyavel, bir hükümdarın asıl gücünü sevilmekten çok korkutmaktan alması gerektiğini söylerken yine de kendinden nefret edilmemesi için olumlu şeylerin ara ara yapılmasını öğütler. Okuduğunuz satırlardaki gibi Rum lider ‘pragmatis ve Makyavelist düşünceyi’ benimsemiştir. İktidarı ve hırsları için ortak geleceğe ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın iyi niyet ve çözüme olan yaklaşımına darbe vurmakta ve kendini düşünmektedir.

 

Bencil Omurgasız

 

Pragmatist ve Makyavel bir düşünceye sahip olduğunu betimlediğim Rum lidere farklı bir yaklaşım ve bakışla Güney Kıbrıs’ın Amerika Birleşik Devletleri Eski Büyükelçisi John Koenig, sosyal medya hesabı üzerinden Kıbrıs müzakere sürecinde gelinen noktayı özetler tarzda bir paylaşımda bulunmuştur. Kıbrıs Postası gazetesinden Ulaş Barış ve Vatan Mehmet imzalı haberde eski büyükelçi John Koenig, “Paylaşılabilecek çok suç var; ama bu tıkanmanın ve çöküşün tek sorumlusu var: Nikos Anastasiadis. Hiçbir zaman iddia ettiği gibi cesur ve istekli olmadı. Hatta 2004'te bile... Bunun yerine büyük istekleri olan, küçük hesaplar peşindeki bencil ve omurgasız birisi oldu. Bu çöküşün sorumlusu Anastasiadis'tir; ama bedelini başkaları ödeyecek.” demiştir. Eski büyükelçi Sayın John, Rum lideri okyanus ötesiden çok iyi gözlemlemiş ve analiz etmiştir. Rum lider bencil ve omurgasız bir şekilde anlık, günlük, haftalık politikalar belirleyerek Kıbrıs Türk müzakere heyetiyle seçim için oynamaktadır. Bu oyun şahsında ve lideri olduğu siyasi düşünce için olduğu kadar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de siyasi düşüncesini ve çözüme olan bakışını yansıtmaktadır.

***

Hal böyle olunca Kıbrıs Türk müzakere heyeti de süreçteki olumlu duruşlarını uluslararası kamuoyuna aktararak, Güney Kıbrıs siyasilerinin Şubat 2014’te liderlerin imzaladığı ortak metne sadık olacakları güne kadar müzakerelere ara vermelidirler.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...