Ana içeriğe atla

187- 44 Yıl sonra aynı Birlikte 15.08.2019, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumu ve dış politikamız Ağustos ayının hava durumunu aratmayacak şekilde sıcaktır. Doğu Akdeniz; Arap Baharı diye tabir edilen, yüzlerce kişinin canından ve yurdundan olduğu Akdeniz gölünün güneyinde cereyan eden siyasi-askeri olayları sessiz bir şekilde izlemişti. Arap Baharı olaylarının yaşandığı siyasi sınırlar kaos ve karmaşanın düzen olduğu stabil bir halde iç ve dış dinamiklerin güdümünde belli bir istikrarla siyasi-ekonomik ve sosyal yaşamını sürdürmektedir. Düzensizliğin düzen kabul edildiği coğrafyalar şimdilerde; Doğu Akdeniz’i ve Akdeniz’e komşu Suriye iç savaşını iştahla izlemektedirler. Domino taşı misali Habil ile Kabil’in birbirine kıydığı bereketli ve kutsal topraklar günü ve saati geldiğinde kaos ve karmaşaya açık bir haldedir. Yunan başbakanı işgal ve istilacı dese de şanlı Türk ordusu siyasi coğrafyamızın barış ve huzuruna hizmet eden en önemli düzenli ordusu silahlı kuvvetidir. 

***

Garantör ülkemiz Türkiye Milli Savunma (MSB) Bakanı Hulusi Akar ve Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi, Doğu Akdeniz’de Yavuz Sondaj gemisine refakat eden TCG Gemlik firkateynine brifing almak için ziyarette bulunmuştur. Kıbrıs Türkü ve Türkiye’nin de uluslararası hukuk ve sözleşmelerden dolayı hakkı olduğu Doğu Akdeniz enerji yataklarında, gözü olan 2. Cihan harbi galip devletlerine ve devletlerle iltisaklı olan devlet dışı aktör tabir edebileceğimiz çok uluslu enerji şirketlerine mesaj ve cevap niteliğinde ziyaretleri MSB Bakanı Akar ve Komuta kademesi gerçekleştirmiştir. 

*** 

Sayın Akar deniz birliklerini ziyaretleri sırasında ‘’Mavi vatanın etkin, caydırıcı ve saygın muhafızları’’ olarak nitelendirdiği bahriyelilerin çok önemli bir görev icra ettiğini ‘’burada Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de, Ege’de bir oldubittiye göz yummayacağız. Herhangi bir şekilde bu haklarımıza karşı birtakım kararlar alınmasına müsaade etmeyeceğiz. İçinde bizim olmadığımız kararların yaşama şansı olmadığını başından beri söylüyoruz’’ şeklinde kararlı bir açıklamada bulunmuştur. 

 

Sayın Akar’ın birlik ziyaretleri sırasında 44 sene önce görev yaptığı birlikte vardı. Teğmen rütbesiyle 3. Piyade Bölük Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Akar söz konusu yıllarda askeri olan Kuzey Kıbrıs vatandaşı Selahattin Demir’le de sohbette bulundu. MSB Bakanı Akar’ın Kıbrıs Doğu Akdeniz ve askeri mesleki tecrübesi yarım asırlıktır.  Akar ve Komuta kadememiz Kıbrıs Türkünün hak ve hukukunun sonuna kadar barış çizgisinde destekçisidir. 

*** 

Kıbrıs Türkü ve siyaset kurumu garantör ülkesi Türkiye’nin desteği ve derin tecrübesiyle önümüzdeki süreçte adına yürütülen müzakere ve görüşmeleri nihai bir sonuca bağlaması gerekmektedir. Müzakere heyeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı New York görüşmesi öncesinde; Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın konumu itibariyle risk faktörü yüksek ülkeler olduğunu, terör olaylarının en fazla yaşandığı Irak ve Suriye topraklarına komşu olduklarını, Yunanistan – Rum Yönetimi Mısır ve İsrail gibi ülkelerin ve devlet dışı aktörlerin karşılarında olduğunu aklından çıkarmadan Anastasiadis’le masada olmalıdır. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz doğu aklı olan duygusal zekadan ziyade batı aklı olan analitik zekâ ve neden sonuçla okunmalıdır. Devlet olmak ve devlet yönetmenin ana mantık ve kuralı aktörlere eşit mesafe kazan kazan ve Kıbrıs Türkünün haklı menfaati olmalıdır.  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...