Ana içeriğe atla

194- Dilek mi, eyleme dökülmüş fikir mi? 03.10.2019, Milliyet Gazetesi

Kötü komşu insanı ev sahibi yapar, derler. Türkiye Cumhuriyeti devleti siyasi tarihi irdelendiğinde kötü komşular her zaman büyük fotoğrafta kazandırmıştır. Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yaptığı terör eylemlerine son vermek için Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs adasına Mutlu Barış Harekâtı’nı yapmıştır. 20 Temmuz’a kadar geçen süreçte Türk ordusu deniz ve hava harekâtı yapabilmek için askerini yetiştirmiş ve askeri teknolojiye yatırım yapmıştır. Bir nevi yoku var ederek 20 Temmuz sabahına gitmiştir. Deniz çıkarma gemilerinden paraşütçüsüne kadar 1974 dönemi modernizasyonu için büyük kazançtır. Aynı şekilde günümüzde okyanus ötesinin büyük kara parçasına sahip ülkesi ABD’den İHA (İnsansız Hava Aracı) görüntüsü gelmediği için şehit ve gaziler verdiğimiz dönemden, kendi İHA ve SİHA (Silahlı Hava Aracı)’mızı yaptığımız döneme geldik. NATO’daki ortağımızın kötü komşuluğu iyi komşular edinmemize ve güvenliğimiz için gerekli teknolojiyi ulaşmamızı sağlamıştır.

***

Doğu Akdeniz hidrokarbon yataklarının tespiti, çıkarılması, işletilmesi gibi konularda Rum yönetiminin kötü komşuluğu Kıbrıs Türkü’nü ev sahibi yapmıştır. Garantör ülkemiz Türkiye, Kıbrıs Türkü’yle birlikte Doğu Akdeniz’de arama ve yer tespiti yapabilecek gemilere sahip olmuştur. Kendi tespit ve sondaj yapma fikrimiz eyleme dökülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi akademik yılı açılış konuşmasında “Bugün 4 gemiyle ay yıldızlı bayrağımızı Doğu Akdeniz’in her bir karışında dalgalandırıyoruz. Milletimize müjdeli haberler vermek için ekiplerimiz gece gündüz büyük bir özveriyle çalışıyor. Yavuz sondaj gemimiz, önümüzdeki günlerde yeni lokasyonunda sondaja başlayacak.” demiştir. Enerji Bakanı Dönmez kararlı bir duruş ve teknik bakımdan elindeki güçle yer ve zaman vererek Kıbrıs Türkü adına en önemli çözüm olabilecek konu üzerine net ve kararlı konuşmaktadır.

 

Akıncı ve Guterres

 

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, BM (Birleşmiş Milletler) Genel Kurul çalışmaları için gittiği New York’ta BM Genel Sekreteri Guterres’le güncel gelişmeleri ve federasyon modelli çözüm üzerine olabilecek çözümü dilek ve temenni üzerine yapmıştır. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Sayın Akıncı “Guterres de gördüğüm kadarıyla benzer düşünceler içerisinde.” şeklinde iyi niyet iyi düşünce üzerine kurulu bir açıklaması vardır. Bunu Cumhurbaşkanı Akıncı’ya destek adına sessiz kalarak izlemekte fayda vardır. Fakat Kıbrıs ve Doğu Akdeniz reelpolitik taktik ve eylemlerle siyaset yapılan bir alandır.

 

Bu bakışla Kıbrıs Türkü için “Dilek mi, eyleme dökülmüş fikir mi?” sorusuna yanıt bularak siyaset kurumu çalıştırılmalıdır. Unutmayın, vatan eylemle sevilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...