Ana içeriğe atla

195- Olasılık, İhtimal ve Cesaret 10.10.2019, Milliyet Gazetesi

Dış politika olasılık ve ihtimaller üzerine planlanır. Siyasi coğrafyamızda olasılık ve ihtimal faktörüne ek olarak cesaret faktörü de önemlidir. Bileşenler tamamlandığında söz ve yazı eyleme dökülür. Türk halkı siyasi iradeyi çoğu zaman kahve kültürü ortamında “Boş laf etme icraat lazım.” diye okey masasına malzeme yapar. İyi bir planlama ve analiz sonrası dış politika cesaret faktörüyle birleşince icracı bir siyaset ve eyleme dökülmüş sonuç alınan başarı gelir. Doğu Akdeniz’de bir gemi ile arama ve tespit faaliyeti yapan Türkiye, gelinen noktada bu gemilere ilave sondaj gemileriyle faaliyetini sürdürmektedir. Garantör ülkemiz Türkiye ve Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu kararlı tavrını ‘mavi vatan’ olarak adlandırdığımız denizlerde de sürdürmektedir. Türkiye Enerji Bakanı Sayın Fatih Dönmez “Yavuz, Güzelyurt-1 lokasyonuna ulaştı, bugün ya da yarın yeni sondajına başlayacak” demiştir. Kıbrıs Türklerinin çözüm ve tanınma yolundaki en önemli adımı sondaj faaliyetleridir. Türkiye Deniz Kuvvetleri’nin koruma güvencesiyle ‘Fatih ve Yavuz’ gemilerimiz iyi planlanmış strateji sonrası Kıbrıs Türkü’nün hakkı olan zenginlikler için sonuca gidecektir. 

***

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Kıbrıs Türk halkının hakkı olan çalışmaları garantör ülkesi Türkiye ile yapmasını tehdit olarak değerlendirmektedir. Rum kesimindeki ziyaretleri sırasında Rum yetkililerle yaptığı görüşme sonrası “Kıbrıs, meydan okumalar karşısında yalnız değildir” demiştir. Türkiye’nin mavi vatanda yürüttüğü çalışmaları tehdit görmektedirler. Kıbrıs adasında tehdit tanımlamasına uyacak bir organizma Kıbrıs Rum Yönetimi ve 1974 öncesi Kıbrıs Türkü’ne zülüm eden yapılar ve günümüze kadar gelen uzantılarıdır. Kıbrıs adasında ve mavi vatanda faaliyet yapan Türkiye, huzurun barışın siyasi coğrafyamızdaki beden bulmuş halidir. 

*** 

Fırat’ın Doğusu

Kıbrıs müzakere heyetine geçtiğimiz yazılarımda örnek bir diplomasi olarak Türkiye’nin Suriye politikası ve uluslararası alanda çok yönlü yürüttüğü müzakereleri örnek vermiştim. Bu müzakereler, siyasi coğrafyasının olumsuzluklarını, olumlu yöne dönmesini sağlayan stratejik akılla yürütülen bir çalışmadır. Türkiye’deki misafir Suriyeliler, o bölgedeki askeri varlığımız ve adım adım yürütülen örtülü veyahut açık faaliyetler ileride siyasi tarihimiz yazıldığında kahramanlık olarak arşivlerde yerini alacaktır. Bugünlerde planlanan Suriye’deki güvenli bölge için yapılacak askerî harekât tam zamanında ve yerindedir. Misafir olan Suriye vatandaşları için kurulacak huzurlu yerleşim yerleri ve ülkemize en uzun sınırı olan topraklardan gelebilecek tehdite karşı da çok önemli bir önlemdir. 

***

Kıbrıs siyaset kurumuna örnek olabilecek siyasi duruş ve irade Türkiye siyaset kurumunda mevcuttur. Sonuç ve gidilen yol milli devlet aklıyla planlandığı sürece sonuç başarı refah ve güçlü devlettir. İcra sırasında kararlı siyaset kurumu devlet için çok önemlidir. Kıbrıs sorunu da federasyondan uzak bir çözümle sonuca gitmesi çok yakındır. Yeter ki ihtimaller olasılıklar ve cesaret faktörü ortak akılda birleşsin.  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...