Ana içeriğe atla

201- Görünen Köy Kılavuz İstemez 21.11.2019, Milliyet Gazetesi

Doğu Akdeniz, hidrokarbon yataklarının tespiti ve sondajıyla kendine komşusu olan iç savaşın eşiğindeki ülkeler gibi ısındı. 17 Ekim’de ek vergilere isyan eden Lübnan halkı sokak eylemlerine devam etmektedir. Başbakan Saad Hariri’nin istifasıyla tepkiler azalmış gibi olsa da halen daha ilk günkü şiddetiyle devam etmektedir. Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden olan İran’da benzin zammını protesto eden gençlerin sokak olayları her geçen gün artarak devam etmektedir. Binlerce kişinin gözaltına alındığı, internet ve elektriğin kesildiği Tahran’da olaylar hızla büyümektedir. Gençler sosyal medya üzerinden organize olarak şiddet gördükleri hükümet güçlerine karşılık vermektedirler. Mısır’da diktatör bir yönetim olan hükümete karşıda özgürlükçü ve reformcu gençler fırsat buldukça Tahrir Meydanı’nda protestolarını yapmaktadırlar. Suriye iç savaşı bu üç ülkeden daha önce başlayan olaylarla iç savaştan savaş durumuna gelmiştir. Peki denizaltı zenginlikleriyle ısınan Kıbrıs, aynı ülkedeki insanların birbirine kıydığı bir düzende birleşme ve federasyon modelli çözüme ne kadar hazırdır?

ELAM

Kıbrıs Rum kesiminde 2008 yılında kurulan aşırı sağ eğilimli ve ırkçı Rum Ulusal Halk Cephesi (ELAM) geçtiğimiz günlerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını yakarak Kıbrıs için ‘federasyon’ modelli çözümden ne kadar uzak olduklarını göstermiştir. Kıbrıs Adasını Yunanistan’a bağlamak, ilhak etmek amacıyla geçmişte hareket eden EOKA-B’nin günümüz versiyonu ELAM’dır.

Nikiforos Tatbikatı

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Barış Burcu, Toros Tatbikatı’nın geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kıbrıs Rum tarafının Nikiforos Tatbikatı’nı iptal etmesi nedeniyle icra edilmemesine karar verildiğini, federasyona giden yolda olumlu bir gelişme edasıyla duyurdu. 25 Kasım Berlin görüşmeleri öncesi ‘Kıbrıs adasında barış ve huzur var, askeri tatbikatlara gerek yok’ havası orta oyunda bir bölüm olsa gerek. Peki nüfusu bir milyona yaklaşan Rum kesiminde silah sayısı nedir? Güney Kıbrıs’ta ortalama 100 kişiye 36,4 silah düşmektedir. Suriye ve Lübnan’ı aşarak dünya silahlanma sıralamasındaki yeri 5’incilik ve 9’unculuk arası bir yerdedir. Rum Politis Gazetesi haberinde “Silah tasarrufu oranında Irak’ı da geçtik. Kıbrıslılar hiçbir denetim olmaksızın tamamen silahlı. Kıbrıs dünya silah dağılımında ilk onda.” başlığını atmıştır. Rum haber ajansları bile silahlanmadan rahatsızdır. Bu verilerin olduğu bir ortamda Nikiforos Tatbikatının iptaline sevinen federasyoncular bu verilere ne diyeceklerdir?

Türk Dışişleri

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta yukarıda özet halindeki karmaşa ve belirsizlik ortamı hâkimken devlet aklı ve millet menfaatiyle siyasetini yürüten garantör ülkemizin Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, 25 Kasım Berlin için “Milli davamız Kıbrıs konusunda sırf müzakere etmek için tekrar masaya oturmayacağız.” diyerek süreçteki Kıbrıs Türkü adına en önemli açıklamayı yapmıştır. Türk Dışişleri görünen köy kılavuz istemez mantığıyla 25 Kasım Berlin için yorumunu net bir şekilde açıklamıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...