Ana içeriğe atla

223- Zata Mahsus 23.04.2020, Milliyet Gazetesi

Zat-ı muhterem, malumunuz seçimlerin Covid-19 münasebetiyle ileri bir tarihe alınmasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı makamında görevine “topal ördek” denilebilecek bir şekilde devam etmektedir. “Topal ördek de nerede çıktı?” derseniz, okyanus ötesinin süper gücü, korana virüste mücadele yetisini kaybeden Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Başkanı Kasım ayından yemin törenine kadar geçen süre zarfı ve öncesinde bu nam ile anılır. Şans mıdır, kader mi, yoksa kaderin cilvesi midir bilinmez. Kuzey Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ABD Başkanlık seçimleri hemen hemen aynı zamanda yapılacağı görünmektedir. Covid-19 Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve ABD Başkanı Donald Trump’a yarar mı, yaramız mı onu da zaman içinde göreceğiz.

***

Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı Akıncı Covid-19 mücadele sürecinde siyasi yaşamına yakışmayan, anlaşılması güç adımlar atarak olumsuz ve yetisiz bir profil çizmiştir. Sınır kapılarının kapanmasına karşı verdiği tepki, KKTC sağlık sisteminin ihtiyacı varmış gibi Rum liderden hem yükte hem pahada değersiz istekleri olmuştur. Bunlara ilave olarak da zata mahsus Twitter hesabı olan @MustafaAkinci’yı @MAkinciOfficial yaparak ben dahil birçok takipleştiği kişilerde kafa karışıklığına sebep olmuştur. Bu karışıklık sonrası koca Cumhurbaşkanı Twitter paylaşımıyla ‘İ’ eksikti, fazlaydı diyerek kendini ifade etmeye çalışmıştır. Bizden gibi olsa da bizden olmayan iletişim direktörü zata mahsus kişi de çok önemliymiş gibi şahsi hesabını Cumhurbaşkanlığındaki sıfatıyla mavi tık almıştır. Mustafa Akıncı yazılarımızın ve siyasetimizin, Kıbrıs’ın Ortadoğu ve Doğu Akdeniz siyasetinde olduğu gibi çoğu zaman özne ve gizli özne olarak ana gündemidir. Amaç Kıbrıs Türküne hizmettir, üzüm yemek ve bağcıyı çalıştırmaktır. Covid-19’un seçimi ertelemesi, hesabına official sözcüğü eklense de hâlâ daha benim hesabım gibi hesabı olan Sayın Akıncı’ya kadrosunu yenileme ve yeni bir heyecanla seçime gitme zamanı tanımıştır. Sayın Akıncı, bir önceki seçimde Kıbrıs Türkü Mustafa Akıncı’yı seçmiştir, bilginize.

*** 

Zata mahsustur: Garantör ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti Covid-19 mücadelesi sürecinde 40’a yakın siyasi ve ekonomik gücü olan/olmayan ülkeye destek ve mücadeleyi paylaşmak adına tıbbi malzeme desteği göndermiştir. KKTC ve Türkiye “iki devlet, bir millet” olması sebebiyle ‘şunu verdi, bu geldi’ gibi tıbbi malzemeleri saymak doğru olmaz. Kuzey Kıbrıs’ın siyasi iradesi ve sağlık teşkilatının ihtiyacı ne ise alabileceği, coğrafyadaki insani yardımlarıyla dost ve düşman ülkelere örnek olan Türkiye Cumhuriyeti vardır. Kıbrıs Türkünün Rum yönetiminden talep edeceği konular tabi ki vardır. Bunlar Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığından kaynaklı yarım asra yakındır gasp edilen haklarıdır. Kıbrıs adasının ortak zenginliği olan yer altı kaynaklarındaki haklarıdır. Sayın Akıncı bu gibi konuları muhatabı Anastasiadis ve Rum siyasetinden talep ederse seçime kadar belki ikinci tur umudu olabilir. Tabi ki yeni sözcü, yeni özel kalem, yeni mavi tıksız iletişimciyle.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...