Ana içeriğe atla

233- İrade Beyanı 02.07.2022, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz yazılarımda pandemi sonrası ve sürecinde insan sağlığı ve geleceğini düşünmek yerine gasp mantığı üzerine kurulu çıkar sağlama faaliyetleri yapan ülkelerin Doğu Akdeniz’e paydaş olduğunu belirtmiştim. Kıbrıs adası etrafı doğalgaz arama-çıkarma ve nakli başta Kıbrıs Rumları ve Yunanistan’ın beka meselesi olarak gördükleri şahsi ikbal hesapları yaptıkları en önemli konudur. Çözümü ‘ben’ üzerine kurdukları, ana mantığının gasp olduğu ütopik politikaları yaşama geçirmek istemektedirler. Akıl mantık ve çözüm üzerine kurulu fikirden uzak olan Yunanistan-İsrail güvenliğini öne sürerek Türkiye’nin ve dolaylı yoldan Kıbrıs Türklerinin haklı enerji mücadelesini baltalamak istemektedir. 

*** 

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis geçtiğimiz günlerde geniş bir heyetle İsrail ile Yunanistan’ın yürüttüğü enerji projelerini görüşmek üzere altı bakan ve ilgili muhataplarıyla Kudüs’e gitmiştir. Bahse konu toplantı sırasında İsrail’de yayın yapan İ24News kanalına beyanat veren Yunanistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Alexandros Diakopoulos, yürütülen doğalgaz çalışmalarını kast ederek “Eğer Yunanistan teslim olursa, eğer bizi köşeye sıkıştırmayı ve resimden çıkarmayı başarırlarsa, o zaman İsrail bir noktada acı çekecektir. Türkiye, İsrail için İran’dan daha büyük bir tehdit haline gelir.” diyerek sözüm ona İran üzerinden Türkiye’yi İsrail düşmanı gösterme gafletine düşmüştür. Dış politika ve diplomasiden uzak, çözüm yerine kaos ve karmaşadan beslenen zihniyetin yaptığı bir açıklamadan öteye gidemeyecek talihsiz bir beyanattır. 

*** 

Doğu Akdeniz’de Türkiye, Kıbrıs Türkleri ve kendi adına uluslararası hukukla desteklediği faaliyetleri ‘egemenlik haklarını’ koruma adına yapmaktadır. Türkiye’nin Suriye politikası, Kıbrıs Sorunu üzerine yürüttüğü diplomasi, Libya ile yaptığı münhasır ekonomik bölge anlaşması ve Libya’daki faaliyetleri, İsrail’i de ilgilendiren Filistin desteği Cumhuriyet Türkiye’sinin irade beyanıdır. 

*** 

Yunanistan Ege adaları, Türkiye ile kara sınırındaki Suriyeli mültecilere yaklaşımı, Kıbrıs adasındaki geçmişte yaptıkları ve Doğu Akdeniz enerji politikasını gasp, talan ve yağma üzerine hukuksuz bir zemine oturtmaktadır. Bunlara ilave olarak da Ege adaları ve mülteci sorunun bahane ederek sözüm ona “Türkiye ile savaşa hazırız” kabilinden boş söylemlerde bulunmaktadır. Doğu Akdeniz ve stratejisine uygun güncel siyasette yürütülen faaliyetlere düşman ve tehdit oluşturabilecek bir siyasi varlık Yunanistan ve beyhude konuşan siyasi iradesi vardır. 

*** 

Siyasi coğrafyasında barış, huzur ve insanlığa faydalı olmak üzerine irade beyanı yapan ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yunanistan ve paydaşları iyi bilmedir ki Türkiye aynı anda Suriye’de, Libya’da askeri ve siyasi faaliyetlerini yürütmektedir. Bunlara ilave olarak cihan devletlerinin desteğini alan PKK terör örgütüyle mücadele etmektedir. Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de hukuk haklı zemininde enerji siyasetini yürütmektedir. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları bahse konu coğrafyada menfaat edinmek ve huzur barış içinde varlık göstermek istiyorsa Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de liderlik iradesi beyan eden Türkiye ile çatışmadan uzak bir yaklaşımla diyalogda olmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...