Ana içeriğe atla

243- Akdeniz Fırtınası 10.09.2020, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı (KTBK) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) tarafından 6-10 Eylül tarihleri arasında her yıl düzenli olarak yapılan “Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası Tatbikatı” Rum ve Yunan basınında geniş yer aldı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve GKK’nın ‘dosta güven, düşmana korku’ veren askeri tatbikatı adada çözüm istemeyen Rum kesimi ve hamisi Yunan makamlarını rahatsız etmiştir. Halbuki dost kısmında olsalar Akdeniz için huzur ve güven veren faaliyetle gurur duymaları gerekecektir. Fakat kendilerini Kıbrıs Türkü ve Türkiye karşısında düşman olarak konumlandırdıkları için korkuyla telaşa düşmüşlerdir. Türk milleti siyasi coğrafyasının etki alanının dışında mazlum milletlere umut ve huzur olmuştur. Enosis hayali kuran zihniyetin korkması ve telaşlanması kendi zihinlerindeki düşmanlıktandır.

 

Erdoğan stratejik bir akıl

Akıl ve mantıktan uzak Rum ve Yunan siyaset kurumu kaos ve kriz üzerine fikirlerini beyan ederken Yunanistan siyaset kurumunda jeopolitiği iyi okuyan siyasetçiler de vardır. Yunan Milletvekili Liana Kanelli katıldığı televizyon programında “Doğu Akdeniz konusunda Fransa’ya güvenmek hata. Erdoğan stratejik bir akıl. Türkiye bölgesel bir süper güç” açıklamasını yapmıştır. Yunan Vekil Kanelli açıklamasıyla bir nevi ‘komşumuzla Ege ve Akdeniz politikasında uyum içerisinde masada olmalıyız’ demiştir. Bölge zenginlikleri, huzur ve barış Kanelli’nin yorumlama mantığı gibi diplomasi ve diyalogla verimli kullanır.

 

Mütecaviz ve müstevli cendere

Doğu Akdeniz ve Ege’de sorun ve kriz yaratmak isteyen Yunan siyaseti ve hamilerine MHP lideri Devlet Bahçeli’den de yanıt geldi. Sayın Bahçeli açıklamasında “Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan tehlikeli cepheleşme, Türkiye’nin çevresini saran mütecaviz ve müstevli cendere günden güne karmaşıklaşmaktadır. Yunanistan’ın küstah dayatmalarına eşzamanlı olarak genişleyen kriz siyaseti ülke olarak maruz kaldığımız risk ve tehditleri hem derinleştirip hem de şiddetlendirmektedir.” demiştir. Bahçeli açıklamasının devamında “Yunanistan’ın haksızlık gölgesinde ikbal arayışı haydutluktur.” diyerek Yunan siyasetinin yanlış yolda olduğunu ve Türkiye’den Ege ve Akdeniz’den bu zihniyetle bir şey alamayacağını ifade etmiştir.

3 kritik atama

Siyasi coğrafyamız uzunca bir süredir Ortadoğu merkezli ve İslam coğrafyasında yaşanan kan ve gözyaşına şahitlik etmektedir. Bunlara ilave olarak Ege adaları, Akdeniz enerji politikası ve korona virüsüyle dünyayla birlikte siyaset kurumumuz çarpışmaktadır. Bu atmosferde Ortadoğu, Kıbrıs ve Akdeniz politikasında rol almak isteyen üç ülkede önemli atamalar olmuştur. Bunlar Fransa’nın Ankara eski büyükelçisi Bernard Emie, 2017 yılında Fransız Dış İstihbarat Birimi DGSE’nin başına getirilmiştir. Geçmişte Türkiye’de çalışmış ABD’li Gina Haspel 2018 yılında ABD Haber Alma Teşkilatı CIA’nin başkanı olmuştur. Son olarak da İngiltere’nin Türkiye eski büyükelçisi Richard Moore, 2020 Haziran ayında İngiliz Dış İstibarat Servisi MI6’nın başına geçirilmiştir. Bu üç önemli mevkiye atanan üç kişi çok iyi derecede Türkçe bilmekte ve Türkiye’yi çok iyi tanımaktadırlar. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu Akdeniz ve Kıbrıs sorunu üzerine yürütecekleri siyasetlerin de bu önemli göstergeleri göz önüne almalıdırlar. Strateji ve analitik dış politika Kıbrıs Türküne anavatan Türkiye’yle birlikte refah ve tanınırlık getirecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...