Ana içeriğe atla

244- Meis, Kaş ve Kıbrıs 17.09.2020, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü Yunanistan ve Türkiye makamları Meis adası, Kaş ve Kıbrıs ziyaretleriyle Akdeniz ve Ege denizi için önemli mesajlar vermişlerdir. Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu Meis adasına Yunan askerî erkanıyla birlikte askerî helikopterle ziyaret etmiştir.

Cumhurbaşkanı Sakelaropulu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri ve Kıbrıs sorunu üzerinden Türkiye karşıtlığı yapmıştır. Fransa ve bazı Avrupa Birliği üye devletlerinin ticari çıkarları sebebiyle verdiği desteğin özgüveniyle, Yunan siyaset kurumu çözümsüzlüğe giden bir süreci ateşlemeye devam etmektedir.

***

Yunan makamları Meis’te boş lakırdı ziyareti yaptıkları saatlerde Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar ve Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi Antalya’nın Kaş ilçesinde 1. Dünya Savaşı Kahramanı Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker’in vefatının 50. ölüm yıldönümüne sebeple ziyaret etmiştir. Meis adasına en yakın Türk toprağı ve limanı Kaş’tır. Bu yakınlık Meis adasının Yunanistan’a mı Türkiye’ye mi ait olduğunun akıl ve mantık dahilinde cevabıdır da. Bakan Akar “İyi komşuluk ve diyalogdan yanayız” şeklindeki net açıklamasıyla Akdeniz ve Ege politikasında Türkiye’nin görüşünü beyan etmiştir.

***

Kaş’taki tören Yunanistan ve Akdeniz sorununu çıkmaza sokmak isteyen Fransa ve 2. Dünya Savaşı galip devletlerine mesaj niteliğindedir. Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul ve birliği, 3 Ocak 1917 günü “Ben-My-Cheree” isimli İngiliz uçak gemisini batırmıştır. 13 Ocak 1917 günü Kemer Ağva Limanı’nda, emrindeki askerleriyle Fransızların “Paris 2” isimli kruvazörünü batırmışlardır. Batının galip devletlerine inanmış Türk askeri tarihe geçecek iki darbe vurmuştur. Tarihte batırılan ilk uçak gemisi “Ben-My-Cheree”dir. Yunan makamları ve Fransa Sayın Akar’ın, TSK komuta kademesi ve Türk siyaset kurumunun dik duruşunu dört gözle görmeleri menfaatlerine hizmet edecektir.

***

Meis, Kaş ve Kıbrıs hattı üzerinde yürütülen mavi vatan siyaseti Kıbrıs Türkü ve Türkiye’nin stratejik menfaati ve varlığı için hayati önemdedir. Türkiye diplomasi ve diyalog kanallarını sonuna kadar açık tutmaktadır. Kıbrıs Türk siyaset kurumu coğrafyayı iyi okumalıdır. Dost ve düşman kavramını iyi belirlemelidir. Türkiye karşıtlığı coğrafyaya menfaatten ziyade zarar sağlayacaktır. Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu kısmî kaldıran Amerika siyasi coğrafyamıza menfaati kadar dosttur. Bunun göstergesi de Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Kıbrıs adasına ziyareti ve Güney siyaset kurumuyla yüz yüze görüşmesi, Kıbrıs Türk siyaset kurumuyla da telefonla iletişim kurmak istemesidir. Okyanus ötesinden geleceksin, Rum siyasetiyle kahve içeceksin. Kıbrıs Türklerini yok sayarak coğrafyada huzur ve barış istemek boş lakırdıdır. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın telefonla görüşme talebine verdiği cevap da devlet adamı ve Kıbrıs Türküne yakışan omurgalı bir duruşun göstergesidir.

***

Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2020 Tatbikatı’nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerine katılan Bakan Akar “Kıbrıs bizim milli meselemiz. Hiçbir oldu bittiye izin vermeyeceğimizden, hem kendi hem de KKTC'li kardeşlerimizin hak alaka ve menfaatlerini sonuna kadar koruyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.” diyerek Akdeniz ve Kıbrıs siyasetimizdeki duruşumuzu dosta düşmana duyurmuştur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...