Ana içeriğe atla

249- Beslediğimiz Milli Cumhurbaşkanı 22.10.2020, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs Türk siyaset kurumu, rahmetli Necip Fazıl’ın ifade ettiği ‘kader denk noktası’nı geçtiğimiz pazar günü yaşamıştır. Covid-19’dan dolayı ertelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı seçimi 18 Ekim 2020’de ikinci turun yapılmasıyla sonuçlandı. Doğu Akdeniz’in jeopolitik karmaşası, Kafkaslarda Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ’ı Azarbaycan’ın geri alma mücadelesi ve Akdeniz’deki enerji savaşlarının gölgesinde Doğu Akdeniz’in en kritik siyasi adası Kıbrıs’ın yarısını teşkil eden Kıbrıs Türkleri liderini seçmiştir. Geçen haftaki yazımda seçim sonucu için ‘beslediğimiz kazanır’ hikayesiyle siyasi ruh halini ve seçmenin duygusunu anlatmaya çalışmıştım. Pazar akşamı sandıktan ‘beslediğimiz huzuru, ahlakı, umudu, toplumu, hürriyeti, sevgiyi, şahsiyeti, nezaketi, gelişmeyi, ilmi, inancı, ülküyü, dava adamlığını, yardımseverliği, anlayışı, cömertliği, vefayı, dostluğu, sadakati, merhameti ve alçakgönüllülüğü’ temsil eden Ersin Tatar çıkmıştır. Bu tanımlara ilave olarak da ‘iki devlet bir millet’ Türkiye KKTC’nin siyaseten beden bulmuş halidir Ersin Tatar. Kıbrıs Türk’ün geçtiğimiz yazılarda da belirttiğim gibi Rahmetli Denktaş harici seçilen Cumhurbaşkanlarına ikinci dönem hakkı tanımamıştır. Sayın Akıncı ve kıymetli federasyoncu ekibi ikinci dönem vizesini alamamış emekli olmuşlardır. Teslimiyetçi federasyon fikri zata mahsus kişi ve ekibiyle birlikte tarihte yer edinmek için tozlu arşivde yerini almıştır.

 

Geleceğe Yürümek

 

Yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kampanyasında ‘geleceğe yürümek’ mottosunu kullanmıştı. Kıbrıs Türk genci Cumhurbaşkanı Tatar’la birlikte slogana ve söylemlere inanarak aşk ile Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve kampanya çalışmalarına iştirak etti. Takip ettiğim gençlerden UBP Girne Gençlik Kolları Başkanı Yağmur Aydındağ ve ekibi büyük bir heyecanla mücadele ettiler. Yağmur Aydındağ’ın babası seçim arifesinde vefat etmişti. Ailenin acısı olduğu zaman diliminde bile Sayın Tatar’a inanmanın verdiği güçle kampanyaya son güne kadar katılması taktire şayan bir harekettir. Sayın Tatar için Kıbrıs Türkünün sorumluluğunu alacağı günler yeni başlıyor. Cumhurbaşkanı Tatar sözünün eri Kıbrıs Türkünün emin kişisi olarak KKTC’yi hak ettiği tanınırlığa emin adımlarla taşıyacaktır. Kıbrıs Türkü ve devletinin gücü ve kudreti yüzölçümü ve sayısıyla ifade edilmeyecek kadar büyüktür. Anavatan Türkiye’yle birlikte Viyana kapılarından Çin seddine kadar Doğu Akdeniz’deki Türk dış politikasını anlatacak çok önemli bir yola çıkılmalıdır.

***

Cumhurbaşkanı Tatar’a ve ekibine geleceğe yürüyeceğimiz bu 5 yılda başarılar dilerim. Sayın Tatar beklentimizin çok üstünde bir performansla oyunu alamadığı diğer seçmenin de sevgi ve beğenisi kazanacağı görünen köy kılavuz istemez gibi aşikardır. Hep birlikte heyecanla Akdeniz’in parlayan yıldızı olacak olan KKTC’yi heyecanla takip edeceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...