Ana içeriğe atla

250- İki Cumhurbaşkanı – Tek hedef 29.10.2020, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar yemin töreni sonrası ilk ziyaretini anavatan Türkiye’ye yaptı. Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanlığında devlet protokolüyle iki devlet bir millette yakışır bir şekilde karşılandı. Kıbrıs adasının en önemli siyasi gündemi KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi. Ertelenen seçim katılımcı demokrasiye yakışır şekilde sonlandı ve Kıbrıs Türkü seçilmiş yeni lideri Tatar’la önümüzdeki beş yıl hedefine yürüyecektir. Kıbrıs Türkü için seçim bitmiştir. Gelecek için söylenen sözlerin icraata döküleceği, geleceğe emin adımlarla gidilecek günleri beklemektedirler. Bu önemli yol haritasının lideri Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dır. Kıbrıs Türkünün yarınlarda yazılacak başarı hikayesinin öznesi artık Tatar’dır. Hikayedeki rolü gereğiyle de yazılarımızın, siyasi sohbetlerimizin öznesi de artık Sayın Tatar’dır. Cumhurbaşkanı Tatar’ın biyografisi incelenip okunduğunda başarı dolu bir kariyeri, sağlam ve güçlü temellere dayanan aile yapısı ve istikrarlı siyasi kimliğiyle gelecekte yapılması planlananlara işarettir.

***

Önümüzde yoğun bir gündem bizleri beklemektedir. Kuzey Kıbrıs’ın anavatandan alacağı destekle başta Ercan Havaalanı’nın yeni terminal binasının açılması, yol ve elektrik altyapılarının tamamlanması, pandemi hastanesinin açılması ve diğer sağlık kurumlarının revizyonu gibi önemli konuları vardır. Dış politikamız açısından Rum Yönetimi’yle çözüm adına yürütülen görüşmeler, Doğu Akdeniz enerji siyasetindeki hak ve menfaatlerimizin korunması ve Kıbrıs adasında iki devletli eşit bir çözüm müzakereleri konu başlıklarıdır.

***

Sayın Tatar’ın Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı ortak basın açıklaması gündemimizdeki iç ve dış siyasette bekleyen konulara kararlı bir cevap niteliğindedir. Rusya topraklarında Türkçülük hareketinin babası olarak tanımlanan İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ mantığı günümüz siyasetinde Erdoğan-Tatar ikilisi için çok geçerli bir fikirdir. Kıbrıs Türkü ve Anadolu Türkünün Akdeniz ve Kıbrıs siyaseti Cumhurbaşkanlığı seviyesinde aynı hedefte aynı ufuk çizgisinde tek hedeftir.

 

İç Siyaset

 

Sayın Tatar’ın Cumhurbaşkanı olması sonrası Ulusal Birlik Partisi (UBP) yeni genel başkanının seçme sürecine geçmiştir. UBP iktidarını devam ettirmek, Cumhurbaşkanı Tatar’la sağlıklı bir iletişimle Kıbrıs Türküne hizmet etmek istiyorsa birlik ve bütünlüğe zarar vermeden sağlıklı bir kongre süreci yaşamalıdır. Başarı trendi yükselişte olması sebebiyle UBP lider adayları da bir hayli fazladır. Kıbrıs Türk siyaset kurumunun önemli ve köklü partisi UBP, parti içinde küslüğe ve ayrılığa sebep vermeden, devlet ve millet aklına hizmet edebilmek için sükut içinde bir kongre gerçekleştirmelidir. Güney Afrika’nın önemli liderlerinden olan Nelson Mandela’nın siyaset kurumunda lideri tanımlarken betimlediği ‘lider insanları bölmek yerine birleştirendir’ tanımı Kıbrıs siyaset kurumu için de slogan olmalıdır. Akdeniz’de birlik ve bütünlükle barışa ve çözüme hizmet edilir. Cumhurbaşkanı Tatar’la birlik içerisinde olan bir hükümet hedefe çok sağlam ve hızlı bir şekilde gidecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...