Ana içeriğe atla

256- Stratejik Diplomasi 10.12.2020, Milliyet Gazetesi

Stratejinin genel tanımı önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yolların ve uygulanan yöntemlerin tümüdür. Askeri manada strateji, bir savaşta amaca ulaşmak için askeri kuvvetleri uygun bir biçimde kullanma sanatı ve bilimidir. İki tanım da güncel yaşamın şart ve koşullarına göre geçerliliği olan ifadelerdir. Diplomasi, dış politikada sorunların barışçıl yöntemlerle ve müzakereler yoluyla çözülmesi anlamındadır. Bir diğer tanımıysa, uluslararası ilişkiler ve bu ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünüdür.

***

Bu tanımların sonucu stratejik diplomasi de karar alıcının koyduğu ana hedefe giderken yolların ve yöntemlerin tümüne barışçıl ve sağlıklı iletişim kurularak gitmek diyebiliriz. Kıbrıs adasında 1974 Mutlu Barış Harekâtı sürecine giderken karar alıcı irade, askeri ve siyasi stratejik diplomasisini kullanarak hem askeri hem de siyasi bir başarı elde etmiştir. Bu stratejik diplomasi sonrası Kıbrıs adasında akan kan durmuş ve sınırları belli iki halk ticari, siyasi olarak yaşamlarına devam etmişlerdir.

***

1974’ten günümüze Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve müzakere süreçleri incelendiğinde siyasette karar alıcı ve buna bağlı devlet kurumunun stratejiden eksik bir süreç yaşadığı gelinen noktada görülmektedir. Bilim, akıl ve stratejiden eksik güncel siyaset ve uluslararası ilişkiler siyasi coğrafyamızda başarısız olmaya mahkumdur. Bu sebeple de Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yapılması planlanan Azerbaycan ziyareti stratejik olarak çok önemli demiştim. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Karabağ’ı özgürlüğe kavuşturması coğrafyadaki etkinliğini artıran bir hamledir. Bu artan etkinlik niçin Kuzey Kıbrıs Türküne ve devletine fayda olmasın? Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs öğrenci değişimi başta olmak üzere, sonrasında turizm atılımlarıyla önemli hamleler olacaktır.

***

Askeri harcamalar ve silah ticareti araştırması yapan İsveç merkezli Stock-holm International Peace Research Institute (SIPRI) Azerbaycan’ın 2018’de İsrail’den 236 milyon dolar değerinde askeri araç ve malzeme ithalatı yaptığını raporlamıştır. SIPRI bahse konu raporunda Rusya ve Türkiye’nin de Azerbaycan’a askeri malzeme ithalatı yaptığını belirtmiştir. Bu raporu referans alırsak Azerbaycan – İsrail ilişkileri Kuzey Kıbrıs’a destek olacak kadar önemlidir. Türkiye ve Azerbaycan stratejik hamlelerle Kuzey Kıbrıs’a stratejik diplomasi yollarıyla büyük destek olacaktır. Bu hedef ve yolları Kıbrıs siyaset kurumu karar alıcıları iyi okumalı ve görüşünü netleştirip hedefini tekleştirmelidir.

 

Doğu Akdeniz Çalıştayı

Siyaset kurumunun bilim ve stratejiye önem veren liderinden birisi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır. İlk seçildiği günden günümüze kadar tüm seçimlerde oyunu arttırarak hedefine gitmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta başında açılışı yapılan Doğu Akdeniz Çalıştayı’nın açılışına video mesaj göndermiştir. Mesajında Sayın Erdoğan “Kalıcı çözüm için diplomasiye şans tanınmalıdır. Ülkemiz, Doğu Akdeniz meselesinde asla gerilimden değil, barıştan, iş birliğinden, hakkaniyetten ve adaletin tesis edilmesinden yanadır. Bunun yolu da karşılıklı saygıya dayalı müzakereden geçiyor. Akdeniz'deki sorunları, birbirimizi dışlayarak değil, bölgedeki tüm aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak çözebileceğimize inanıyoruz.” demiştir. Bölgenin etkin ve caydırıcı stratejik gücü Türkiye’dir. Bu güç kullanımı diplomasi masasında elindeki en büyük güçtür. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanımladığı haliyle Doğu Akdeniz’in ve Kıbrıs Türkünün hak ve menfaatinin korunması stratejik diplomasiden geçmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...