Ana içeriğe atla

263- Tüm sorunların çözümü mümkün 28.01.2021, Milliyet Gazetesi

Yunanistan – Türkiye arası istikşafi görüşmelerin 61. turu Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşti. Türkiye temsilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanlığı Siyasi İkili İşler Genel Müdür Yardımcısı Barış Kalkavan katıldı. Yunanistan heyetindense emekli Büyükelçi Aleksandros Kuyu, Yunan Dışişleri Genel Sekreteri ve Özel Kalem Müdürü İfigeniya Kanara katıldı. Görüşme öncesi yapılan 60 turun genel değerlendirmesi, mevcut durumlar ve geleceğe yönelik iyi niyet kabilinden yapılan görüşmeyle 61. tur da yapılmış oldu. Diyalog ve iletişim kriz ve kaos ortamının en önemli çözüm metodu şeklidir. Bu düşünceyle de coğrafyada diyaloğa önem veren Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun geçtiğimiz haftalardaki daveti yerine gelmiş oldu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Twitter hesabından “Türkiye ile Yunanistan arasında dört buçuk yıldır yapılmayan istikşafi görüşmeler bugün İstanbul’da başladı. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde Ege dahil tüm sorunların çözümü mümkündür ve bunun için irademiz tamdır. Bölgesel barış ve istikrar herkesin menfaatinedir.” demiştir. Türkiye Cumhuriyeti teşekkül ettiği siyasi alanlarda, temsil ettiği insanlık ve barış temalı dış politikasını Ege ve Yunanistan ile ilişkisinde de tesis etmek istediği açık ve nettir. Dört buçuk yıl sonra yapılan bu görüşme Yunanistan için Kıbrıs ve Doğu Akdeniz enerji siyaseti içinde bir çözüm ve kazan görüşmesidir. Yunan siyaset kurumu ve dış politika yapıcıları bunu iyi değerlendirmelidir.

 

Guterres – Tatar

 

Türkiye – Yunanistan görüşmeleri olduğu zaman diliminde Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve müzakere heyeti, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le telekonferans gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın seçildikten sonra Kıbrıs Sorunu üzerine yaptığı en yüksek önemdeki görüşme diyebiliriz. Mart başında New York’ta yapılması planlanan 5+1 gayri resmi zirve öncesi Kıbrıs Sorunu adına çok önemli bir görüşmedir. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs siyaset yapıcıları ülke ve bölge menfaati için sağ duyu ve olumlu adımlar atmaktadırlar. Peki komşumuz Güney Kıbrıs’ın zihniyeti nedir?

 

Fırsatı kaçırmayalım

 

Rum lider Nikos Anastasiadis’in kararı ile BM Daimi Temsilciliği görevinden ayrılan Rum müzakereci Andreas Mavroyannis ‘Kıbrıs Mücadelesi Dünya Koordinasyon Komitesi’ tarafından dijital ortamda düzenlenen veda etkinliğinde yapılması planlanan 5+1 konferans ve müzakere görüşmeleri için “Türkiye için ortam olumsuz, bu fırsatı kaçırmayalım.” şeklinde konuşma yapmıştır. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve Türkiye’nin olumlu yaklaşımına Rum müzakere zihniyeti fırsat üzerinden yaklaşmasını sürdürmektedir. Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz enerji siyasetine yaklaşım paylaşmaktan öte kaptı/kaçtı zihniyeti olursa kurulacak masalar Rum müzakere heyeti tarafından geçmişte olduğu gibi yıkılıp gidecektir. Durum böyle olduğu için gelecekte olan görüşmelere masanın karşısına fırsat kovalamak için oturacak olan Rum müzakere heyetiyle çözüm adına bir arpa boyu yol gidilmez.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...