Ana içeriğe atla

272- Türk Düşmanlığı 01.04.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorununun siyasi bir gündemi olduğu kadar din ve milliyet üzerine inşa edilmiş bir düşmanlığın da sorunudur. Kıbrıs adasındaki Türk ve Rum halklarının ortak yaşama düşüncesi sonucu Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası hukuka uygun bir şekilde devlet olarak teşekkül edilmiştir. Lakin Enosis hayali kuran Rum Kilisesi ve Türk-İslam düşmanlığı yapan Rum çeteleri başta Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türküne zarar vererek adadaki barış ve huzur ortamını yıkmışlardır. 20 Temmuz 1974 tarihine kadar EOKA ve Kilise, Kıbrıs adasındaki Türk ve İslam düşmanlığını sürdürmüştür. 20 Temmuz sabahı “Mutlu Barış Harekatı”yla Mehmetçik adada barış ve huzuru tesis etmiştir. Kıbrıs Türkü 20 Temmuz’a kadar adada toplu kıyımlara, insanlık dışı vahşetlere maruz kalmıştır. Kaçırılıp öldürülen ve halen daha mezarları aranan Kıbrıs Türkleri vardır.

***

1974’te Muratağa’da katledilen ve katliam çukuruna gömülen Emine Akansoy ve 4 çocuğu da bu olaylara en güncel örnektir. Emine Akansoy ve evlatları adli bir olayda öldürülen bir aile değildir. Kıbrıs Türkünün özgürlük mücadelesinde şehit edilmiş şerefli Kıbrıs Türkleridir. Bu örnek gibi mezarları ve kimlikleri tespit edilen Kıbrıs Türkleri için devlet töreni yapılmakta ve şehitlik namı verilmektedir.

***

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Emine Akansoy ve ailesi için “Resmî devlet töreni yapılmalı.” açıklamasına siyasetçi eski bakan Asim Akansoy “Acı ve gözyaşı üzerinden siyaset yapmaktan utanmıyor musun Tatar? Sen ve Güneydeki senin gibi düşünenlerin yarattığı bu acı ve gözyaşları üzerinden de devletçilik mi oynayacaksınız? İş, bu noktaya mı geldi? Seni insanlığa davet ederim.” kabilinden boş lakırdılar yapmıştır. Cumhurbaşkanı Tatar’ın teklif ve açıklamasına karşı Akansoy, Kıbrıs Türklerinin iradesinin temsilciliği Cumhurbaşkanlığı makamı ve Sayın Tatar’ın şahsına hedef almıştır. Cumhurbaşkanı Tatar ve makamını Rum çeteleri seviyesine düşürerek en büyük seviyesizliği yapmıştır. ‘Devletçilik mi oynayacaksınız’ diye küçümsediği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Akansoy’un bakanlık yapmış olması da söylem ve eylemleri arasındaki tezatlığı ortaya koymaktadır.

***

Akansoy’a Rum zihniyetini hatırlamak için bir örnek de Güney Kıbrıs’taki Limasol’a bağlı Episko (Piskobu-Yalova) köyündeki cami duvarına yazılan “Bütün Türkler ölün” şeklindeki ifadeleri de hatırlamakta fayda vardır. Cami duvarına ‘Türklere ölüm’ yazan faşist Rum ırkçılarının zihniyetiyle Cumhurbaşkanlığı makamı ve şahsı hedef alınmıştır.

***

Merhum Ziya Gökalp, Türk ve İslam düşmanlarına karşı şöyle seslenmektedir: “Türk olsan, olmasan sen Türk düşmanısın! Çünkü benim gayem Türk’ü yaşatmak, seninki öldürmek her yaşatanı.” demektedir. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı makamı ve seçilmiş Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Kıbrıs Türkünü ve devletini yaşatmak için canla başla çalışmaktadır. Kıbrıs adasında devletçilik oynayan kesim, federasyonu çözüm kabul eden ve onun için uğraşan güruhtur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...