Ana içeriğe atla

275- Yunanistan ve Akdeniz 22.04.2021, Milliyet Gazetesi

‘Avrupa’nın şımarık çocuğu ve devleti kim?’ denildiğinde akla ilk gelen Yunanistan ve Rum siyaset kurumu olsa gerek. Attığı taş kurbağayı ürkütmeyecek kadar küçük, askeri, ekonomik ve stratejik varlığıyla Yunan siyasi teşekkülü garip bir şımarıklık halindedirler. Yunan olarak tanımladığımız bu halk ve devlet iradeleri geçmiş tarihte de ‘iyon’ ismiyle anılan kavimdir. İyon bir mitolojik kavramdır. Teselya’dan kovulup Peloponnnessos’a yerleşen Ksuthos’un oğludur İyon. İyon, Peloponnnesos’ta kendilerine ‘İyonyalılar’ diyen bir şehrin kralı olan Aigialos’un kızı ile evlenip kral olmuştur. Yunanistan’ın mitolojik köklerine baktığımızda oradan oraya kovulan, sonrasında damatlıkla taht kuran bir yapı karşımıza çıkmaktadır. Günümüz siyaset sahnesinde de geçmişten kalan şımarıklık halleri real-politikte de kendini göstermektedir.

***

Geçtiğimiz günlerde Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias Yunanistan ve Türkiye arası görüşülen “Doğu Akdeniz, Ege, Batı Trakya, Kıbrıs, Enerji” ve benzeri konular için yaptığı ziyareti sonrası basın açıklamasında haddini aşan söylemlerde bulunmuştur. Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu da Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türkleri adına Dendias’ın yaptığı densizliğe ev sahibi nezaketiyle gerekli cevabı vermiştir. Peki, dokuz köyden kovulan İyon ve günümüz Yunan siyaset kurumu bu pervasız ve anlamsız diklenmekle dik durmak arası kavramı yorumlayamadığı hale nasıl gelmiştir.

 

Paramiliter Devlet

Paramiliter, askeri niteliği olup ordu ya da orduya bağlı olmayan dönemsel kullanılan ve atılan kişi/grup ve topluluk olarak tanımlayabiliriz. Paramiliter devlette kendi attığı taş kurbağayı ürkütmeyecek; fakat çeşitli antlaşma ve usullerle dost/düşman kavramı netlik kazanmadan silahlandırılan eğit/donat haline getirilen devlet diyebiliriz. Yunan siyaset kurumu tarihi dostluklarını, sınır komşuluğunu unuttuğu bu süreçte paramiliter devlet olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Hamisi okyanus ötesinin büyük kıtasında teşekkül eden, Avrupa’dan kaçan anarşistlerin devleti teşekkül ettirdikleri ABD’dir.

***

ABD, NATO ve bazı askeri antlaşmalarla Yunanistan’da üs ve askeri limanlarını son yıllarda hızlıca teşekkül ettirmektedir. Bu etkinlik arttırma girişimlerini de Yunan devleti üst düzeyde desteklemektedir. Yunanistan Başbakanı Miçotakis Girit Adası’na demirleyen ABD donanmasının en ünlü uçak gemisi USS Dwight D. Eisenhower’ı ziyaret etmiştir. Gemi güvertesinde ve muhtelif bölümlerinde Yunan askeri yetkilileri olmadan sivil bir vatandaş edasıyla fotoğraflar vermiş ve kamuoyuna servis ettirmiştir. İyonya’nın nasıl kral olduğunu düşündüğümüzde Yunanistan Başbakanlık makamını işgal eden vesayetçi parasiyasi Miçotakis’in de kaos ve karmaşaya hizmet edeceği aşinadır. Kaldı ki bu anlamsız özgüvenle Dışişleri Bakanları Dendias da esip gürlemiştir. ABD de paramiliter devlet olarak gördüğü Yunanistan’da Akdeniz ve Karadeniz’deki varlığını arttırmak için Dedeağaç, Selanik, Volos, Girit ve Kavala bölgelerinde askeri varlığını arttırmıştır. Büyük devletler, büyük fotoğrafta kendi doğruları için arada sıkışıp kalmış varlığını anlamlandıramayan devletleri Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Karadeniz siyasetinde dönemsel kullanabilir. Lakin karar alıcı NATO’daki en önemli müttefiki olan Türkiye’yi hiçbir zaman karşısına almak istemez ve dostluğunu muhafaza etmek ister. Yunanistan ve Kıbrıs Rum siyaset kurumları da gündemde olan konular için büyük resmi görmeli, dost ve komşuluk hukukuyla başta Kıbrıs sorunu ve diğer konular için Türkiye ile muhatap olmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...