Ana içeriğe atla

278- Bir Zamanlar Kıbrıs 13.05.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adası, ‘Kıbrıs Sorunu’ başlığı altında yarım asrı geçen bir süredir siyasi tarihin her anında varlığını korumuştur. Karadaki enerjinin nakli ve alternatif enerjinin denizlerde aranmasıyla da Doğu Akdeniz siyasetinin öznesi halini almıştır. Siyaset kurumunda ve uluslararası ilişkiler çalışan kişiler için de ‘Kıbrıs Sorunu’ başlığı ana gündem ve hikâyenin öznesidir. Lakin Kıbrıs adası gündemde olacak, konusu işlenecek ve tartışılacaksa siyasi söylemlerin bilinmesi kadar Kıbrıs adasında Kıbrıs Türklerinin mücadele tarihi ve destansı kahramanlıkları da iyi bilinmelidir.

***

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olarak günümüz siyaset sahnesinde varlığı ve adı geçiyorsa, 1974 ve öncesi mücadelenin sayesinde günümüzde KKTC var olmuştur. Siyaset kurumu, günümüzde Kıbrıs Sorunu ve mücadele yıllarını işleyen kurum/kuruluşlar gelecek nesillere tarihi aktarmak istiyorlarsa ve diplomasi masasında elini güçlü kılıp sonuç almak istiyorlarsa tarih ve devlet hafızaları güçlü olmalıdır.

 

EOKA Örgütü

Kıbrıs adasında aslen İngiliz idaresine karşı saldırılar başlatmak için 1955 yılında Rum EOKA örgütü kurulmuştur. Örgütün ideolojisi Enosis’tir. Kıbrıs adasındaki Türk varlığını yok saymak, İngiliz idari teşkilatını adadan kovmak Kıbrıs adasını da Megali İdea fikri için Yunanistan’a bağlamaktır. Megali İdea’nın hedefi batıda Bizans’ın zamanında İyonya Denizi’nde hakimiyet altına aldığı toprakları, doğuda Küçük Asya ve Karadeniz’i, kuzeyde Trakya, Makedonya ve Epir’i, güneyde Girit ve Kıbrıs’ı hakimiyet altına alıp başkenti Konstantinopolis yaparak Doğru Roma İmparatorluğunu diriltmekti.

 

Türk Mukavemet Teşkilatı

Kıbrıs adasında EOKA terör örgütüne karşı 1 Ağustos 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) kurulmuştur. TMT 1 Ağustos 1976 tarihinde şu an halen daha Kıbrıs Türklerinin teşekkül ettirdiği Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na dönüştürülmüştür. Kıbrıs Türkleri TMT çatısı altında toplanana kadar bölgesel çapta direnişlerini değişik isimlerdeki Kıbrıs Türklerinin oluşturduğu teşkilatlarla sağlamışlardır. Kıbrıs Türkleri toplum liderleri olarak gördükleri Rauf Denktaş, Dr. Fazıl Küçük gibi liderlerin öncülüğünde TMT çatısı altında manga, bölük, tabur, sancak, şeklindeki yapılarla mücadelesini teşkilatlandırmıştır. 1958 sonrası Lefkoşa, Mağusa, Larnaka, Limasol, Baf ve Lefke sancağıyla, Kanlı Noel baskını sonrası kurulan Boğaz, Erenköy, Yeşilırmak, Serdarlı ve Mehmetçik sancaklarıyla mücadelelerini sürdürmüşlerdir. TMT altında mücadele veren teşkilat üyesi erlere kuruluşta ‘kurt’ daha sonraları ‘arı’ denilmiştir. TMT’nin yönetimi ise ‘Bayraktar’ adı verilen Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu Türk Subaylarıyla sağlanmıştır.

 

Bereketçiler

Kıbrıs Türkü bugünlere anavatan Türkiye’yle fikir ve mücadele birliğiyle gelmiştir. Kıbrıs Türkünün şan ve şerefle dolu mücadele tarihinde sayısız kahramanlıklar bulunmaktadır. Bu isimsiz kahramanlıklardan biri de ‘Bereketçiler’dir. EOKA saldırıları sonrası Erenköy’ü merkez olarak kullanan isimsiz Kıbrıs Türkleri anavatan Türkiye ile Kıbrıs arası lojistiğin sağlıklı ve güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayan kahramanlardır. Bereketçiler’in üyesi rahmetli Vehbi Mahmutoğlu ve tüm Kıbrıs şehitlerimiz, gazilerimiz KKTC’nin bugünlere gelmesindeki mihenk taşlarıdır.

***

Günümüzde ‘bir zamanlar Kıbrıs’ı ve Kıbrıs Türklerini’ yad etmek istersek mücadele geçmişi hak ettiği şekilde işlenmelidir. Tarihi hafızamız ne kadar güçlü olursa diplomasi masasında Kıbrıs Türkünün ve KKTC’nin devlet olarak tanınması da o kadar yakındır. KKTC sınırları İngiliz Thomas Edward Lawrence’lerin Ortadoğu’da Arap devletlerinin sınırlarını çizdiği gibi çizilmemiştir. Mehmetçik ve Mücahitlerin kahramanlığı, mücadele ve şehitleriyle çizilmiştir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...