Ana içeriğe atla

288- Zafer’in 47. Yılı 22.07.2021, Milliyet. Gazetesi

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıldönümü garantör ülke Türkiye’nin devlet ve siyaset erkanının geniş katılımıyla gerçekleşti. Bu, Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk 20 Temmuz törenidir. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı makamı garantörü Türkiye’yle birlikte “Doğu Akdeniz”, “Kıbrıs Sorunu” gibi önemli politik meselelerde ‘iki devlet, bir millet’ mantığıyla hareket etmekte ve önündeki sorunlara mantık ve kazan-kazan ile çözüm arayarak siyaset üretmektedir. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve Kıbrıs Türkleri Mutlu Barış Harekatı’nın 47. yılında Kıbrıs adasındaki siyasi çözüm arayışlarının Rum siyaset kurumuyla yürümeyeceğini görmüşlerdir. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs adası için Ankara ile birlikte ‘iki devletli’ çözüm fikrini muhataplarına söylemektedir. Kıbrıs adası Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs olarak iki ayrı siyasi teşekkülle yönetilmektedir. Kuzey Kıbrıs’ın Avrupa Birliği siyasi ve ekonomik batağı içinde olmayışı Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu için bir artıdır. Doğu Akdeniz’deki enerji koridoru olma vasfı, hidrokarbon yataklarına sahip olması ve işletme hakkını elinde tutması Kuzey Kıbrıs için güneye göre bağımsız kazanımları ve haklarıdır. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin ekonomik protokolleriyle Kuzey Kıbrıs altyapısı, sağlık ve ulaşım sistemi çağın ve coğrafyanın gereksinimlerini karşılayacak konuma getirilmektedir. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve Türkiye karar alıcıları jeopolitik veriler ışığında Doğu Akdeniz ve Ortadoğu çatışma ortamının avantajlarını Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin hak ve menfaati doğrultusunda kullanmalıdırlar. İdeolojik bakış ve duygusal zekâ bu süreci yorumlamada yanlış bir bakış olur. Çatışma ve siyasi kaos ortamını kazanca çevirebilecek akıl analitik düşünme yetisi olmalıdır. 

 

CTP = HDP mi? 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhuriyet Meclisi özel oturumunda hükümet üyeleri, Milletvekilleri ve ilgili haziruna hitap etmiştir. Cumhuriyet Meclisi yeni hizmet binası, Cumhurbaşkanlığı makamının yeniden çağın gereksinimlerini karşılayacak şekilde inşaatlarının yapılacağı müjdelerini vermiştir. Peki geçmişte Annan Planı sürecinde o dönem Başbakan olan Erdoğan’la beraber çalışan CTP ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı özel oturum ve 20 Temmuz törenlerine neden katılmamıştır. Eğer iki eski Cumhurbaşkanının ve CTP’nin istek ve arzusu Kıbrıs Türküne hizmetse dün olduğu gibi bugün de Türkiye siyaset kurumuyla yakın ilişkilerini sürdürmeleri gerekmektedir. Fakat amaç çözüm diyerek Kıbrıs Türkünün hak ve menfaatlerini Rum siyaset kurumuna tavizlerle vermekse, Türkiye’de PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’den, CTP’nin ve bahse konu liderlerin hiçbir farkı yoktur. Kıbrıs Türkü adına çözüm olacak görüşmelerin jeopolitik avantajlarla dolu olduğu dönemden geçerken Kıbrıs siyaset kurumu ideolojik saplantılarından kurtularak yek beden halinde çözüm adına atılan tüm adımlara destek olmalıdır. Kıbrıs siyaset kurumuna 15 Temmuz sonrası Türkiye’de beden bulan “Cumhur İttifakı” örnek olmalıdır. Zor günler devlet adamlarıyla refaha ulaşır, politikacılarla değil.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...