Ana içeriğe atla

294- Rauf Denktaş 02.09.2021, Milliyet Gazetesi

Türkiye’de Kıbrıs denildiğinde akla ilk gelen isim Rauf Denktaş’tır. Denktaş ismini yediden yetmişe herkes tarihe mal olmuş kimliği ve kişiliğiyle bilir. Rauf Denktaş, gelecek nesillere aktarılması ve öğretilmesi gereken, tarihe geçmiş Kıbrıs Türkünün ve KKTC devletinin kurucu Cumhurbaşkanıdır. Kıbrıs adasında Türk kimliğinin verdiği kurtuluştan kuruluşa giden sürenin her gününde Denktaş vardır. Mücadele yıllarındaki iradesi ve toplum önündeki liderliği diğer toplum lideriyle birlikte Kıbrıs Türkünü mücadeleden kurtuluşa ve siyasi olarak kuruluşa götürmüştür. Velhasıl kelam Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü için olmazsa olmaz tarihi kimliği ve devlet adamıdır. Denktaş’ın ünü ve şöhreti Kıbrıs adasının sınırlarının çokça üstündedir. Türk dünyasında gönüllerde halen daha hatırlanmakta ve rahmetle yad edilmektedir.

***

Siyasi tarihe damga vurmuş Denktaş’ın vefatı sonrası Lefkoşa’daki anıt mezarı pek de iç acıcı bir halde değildir. Dr. Burhan Nalbatoğlu Caddesi üzerinde Cumhuriyet Parkı içerisinde Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) anıtının hemen güneyinde anıt mezar şeklinde kabri bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde emekli Amiral Mustafa Özbey’in sosyal medyada videolu olarak paylaştığı Denktaş’ın kabri gönülleri yaralamıştır. Anıt Mezar bakımsız, giriş ve çıkışı kontrolsüz ve sokak hayvanları kabir ve etrafını yaşam alanına çevirmiştir. Geceleri kontrolsüz olduğu için ne maksatla giriş çıkış yapıldığı belli olmayan bir alana dönmüştür. İşin özü kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kabri ne Kıbrıs Türküne yakışmaktadır ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti’ne. Anıt Mezarın idari sınırları Gönyeli Belediyesi veyahut da Lefkoşa Türk Belediyesi’nde olabilir. Hangi belediyenin sorumluluğundaysa Anıt Mezarın kötü görüntüsü belediye başkanlarının hizmetlerine kara bir lekedir.

***

Zata Mahsus

Denktaş demek mücadele ve dava adamlığı da demektedir. İnanmışlıktır, yılmamaktır ve doğru bildiği yolda ilerlemektedir. Kuzey Kıbrıs’a garantörlüğü sebebiyle Anıt Mezarın sorumluluğu ve bakımı bir yasal düzenlemeyle Mehmetçik’e veyahut da TMT’den Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na dönüşen Mücahitlere devredilmedir. Askerin disinlin ve nizamı Anıt Mezarı ve tarihi kimliklerin manevi şahsiyetlerini sonsuza kadar koruyup kollayacak güç ve kudrete sahiptir. Bu yasal işlemlerin sorumluluk ve yükümlüğü de seçilmiş ve atanmış kimliklerin sorumluluğudur. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ersan Saner ve Kıbrıs işlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dır. Rauf Denktaş ve diğer toplum liderleri siyasi malzeme yapılmamalıdır. Hali hazırda “Kıbrıs Türkü için çalışıyorum” şeklinde laf üretip icraattan uzak kimlikler ebediyete intikal etmiş kurtuluş ve kuruluş yıllarının kahramanları sayesinde o koltuklarda oturmaktadırlar. Bu sebeple de Anıt Mezar başta olmak üzere tarihi kimliklerin korunup kollanması vatandaşlık borcu ve devlet adamlığıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...