Ana içeriğe atla

304- Dedeağaç 11.11.2021, Milliyet Gazetesi

ABD sorulduğunda doğu Avrupa’da, Rusya tehdidine karşı ‘Atlantik Çözümü’ (Atlantic Resolve) operasyonu çerçevesinde Türkiye sınırına 30km’deki Dedeağaç limanına zırhlı ve uçar birliklerinin olduğu askeri yığınağını yapmaktadır. Önümüzdeki günlerde de ABD Dedeağaç limanına 1000 askeri araç ve 120 saldırı helikopteri konuşlandıracağını duyurmuştur. ABD’nin Atina Büyükelçisi Jeffrey Pyatt yaptığı açıklamada “Savunma anlaşması kuralları gereği Yunanistan ile askeri alandaki iş birliğimizi hızla geliştiriyoruz. Tarihin en büyük yığınağını Dedeağaç limanına ve üs bölgesine yapacağız.” demiştir.

***

Dedeağaç, Yunanistan’ın batı Trakya bölgesindeki Evros ilinin liman kentidir. Evros ilinin merkezi ve en büyük şehridir. Dedeağaç’taki Türk nüfusu 12 bine yakındır. Batı Trakya’daki Türk nüfusunun yoğun olduğu Gümülcine ve İskeçe bölgeleriyle Türkiye arasında Dedeağaç bölgesi vardır. ABD’nin Dedeağaç’a kurduğu üssün, bir nevi yoğun Türk nüfusuyla Türkiye arasındaki tampon bölgesi diyebiliriz. Rusya adına yapılan ya da Türkiye’yi Balkanlarda ve Ege’de çevreleme politikasının bir parçası olan okyanus ötesinin askeri konuşlanması dikkatle izlenmesi gereken milli güvenlik meselesidir.

***

Rusya’da siyaset ve jeopolitik konular uzmanı Nikolay Zlobin’e göre “ABD’nin doğu Avrupa’ya yaptığı silah yığınağı Rusya ve Ukrayna arasındaki büyük savaş için hazırlık” şeklindedir. Zlobin’in tespiti olarak yapılan bir üs kurma faaliyeti, günün sonunda Türkiye’nin Karadeniz ve Batı Trakya bölgesinde sorunlar yumağına girmesi demektedir.

***

Türkiye jeopolitik konumu gereği kontrol altında tutulmak istenecek kıymettedir. Bu düşünceyle de Türkiye bir şekilde ekonomik ve askeri metotlar kullanılarak çevrelenmek istenmektedir. Türkiye güney komşusu Suriye iç savaşı sürecinde Zeytin Dalı ve Barış Pınarı askeri faaliyetleriyle güney sınırından çevrelenmesini akamete uğratmıştır. Doğu Akdeniz’de ilan ettiği NAVTEX’lerle de denizdeki kuşatmayı yararak hidrokarbon arama faaliyetlerini Kıbrıs Türkünün ve kendi hak ve menfaati için sürdürmektedir.

 

Lozan Madde 1 ve Madde 3

 

ABD ve transatlantiğin, Ege ve Batı Trakya’daki askeri üslerinin gerekçesi ne olursa olsun, Lozan Anlaşması’na göre hukuksuzdur. Lozan Anlaşması’na ek Trakya sınırına ilişkin sözleşme 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır. Madde 1’e göre “Adalar (Ege) denizinden Karadeniz’e kadar, Türkiye’yi Bulgaristan’ı ve Yunanistan’ı ayıran sınırların her iki yanındaki topraklar 30km. genişliğinde olmak üzere askerden arındırılmalıdır. Madde 3’e göre jandarma, polis, gümrük memurları, sınır bekçileri gibi iç düzeni sağlamak ve sınırları göz altında tutmak için gerekli unsurlar dışında silahlı hiçbir kuvvet ne konaklayabilecek ne de dolaşabilecektir.” demektedir. Hal böyle olunca ABD ve Avrupa’daki yancılarının Yunanistan ve Ege adalarındaki üs kurma ve silahlanma faaliyetleri hukuksuzdur. Tarihte olduğu gibi Türkiye günümüzde de stratejik önemini korumaktadır. Türk siyaset kurumu karar alıcıları ve coğrafyamızın paydaşları huzur ve barışın daim olması için diyalogla çözüm yollarını aramalıdır. Türk askeri makamları ve siyaset kurumu geçmişte olduğu gibi bugün de çağın düşman ve tehditlerini bertaraf edecek güç ve kudrettedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...