Ana içeriğe atla

306- ExxonMobil ve NAVTEX 25.11.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs müzakere sürecinde Kuzey Kıbrıs müzakere heyetinin Kıbrıs adasının yeraltı ve yerüstü zenginlikleri için kullandığı en önemli ifade ‘Çözüm sonrası ortak zenginliğimiz olacaktır.’ cümlesidir. Kıbrıs adasının MEB’leri Kıbrıs Türkü ve Kıbrıs Rumlarının ortak işletecekleri ortak zenginlikleri olmalıdır. Garantör ülke Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da 15 Kasım törenlerinde yaptığı konuşmasında ‘bölgedeki enerji kaynaklarının, adadaki iki taraf için iş birliği fırsatı olacağını’ vurgulamıştır. Peki Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve Sayın Oktay’ın beyanları ortadayken Rum siyaset kurumu ne yapmaktadır?

***

Rum siyaset kurumu 5 Nisan 2017’de Kıbrıs’ın güneybatısındaki 10 numaralı parselde doğalgaz arama ve sondaj faaliyeti için ExxonMobil ve Katar Petrolleri konsorsiyumuna yetki vermişti. Bu haksız ve hukuksuz yetki vermeye karşı da Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy “ExxonMobil şirketinin Kıbrıs Adası açıklarında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin verdiği sözde 10 numaralı ‘parselde' doğalgaz arama faaliyeti başlatması bölgenin istikrarına katkıda bulunmamaktadır.” şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamayla Ankara Rumların tek yanlı arama ve çıkarma çalışmalarına iştirak eden şirketlere yönelikte ikaz etmiştir. Rumların haksız ve hukuksuz bu adımlarına karşılıkta Türkiye, Fatih ve Yavuz isimli sondaj gemilerini Türk savaş gemilerinin korumasında Akdeniz’e göndermiştir. Türkiye’nin askeri ve siyasi kararlı duruşu karşısında ExxonMobil ise Nisan 2020’de Covid-19’u bahane ederek sondaj programını erteleme kararı almıştır.

***

ABD’nin Yunanistan ve Ege Denizi üzerindeki askeri varlığını bir süredir yakinen takip etmekteyiz. Yunanistan ile Türkiye kara sınırına konuşlandırdığı kara birlikleri Lozan’a aykırıdır. Bu aykırılıklara ilave olarak ABD bir yenisini daha ‘mavi vatan’ üzerinden yaşama geçirmek istemiş olacak ki GKRY 19 Kasım 2021 ile 22 Ocak 2022 tarihleri arasında ExxonMobil ve Qatar Petrolleri konsorsiyumu tarafından sözde Rum münhasır ekonomik bölgesi (MEB) içerisinde bulunan 10’uncu parseldeki 'Glafkos' yatağında bir teyit sondajı yapılması amacıyla NAVTEX yayımladığı bildirmiştir.

***

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adanın tek sahibiymiş gibi Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen Doğu Akdeniz’de 13 parselden oluşan sözde MEB ilan etmiştir. Rum Yönetimi sözde MEB sahaları için İtalyan Eni, Fransız Total, Amerikan ExxonMobil gibi firmalara hidrokarbon arama ve çıkarma faaliyeti için tek taraflı ruhsat vermiştir. Rum Yönetiminin bu çerçeve de Türkiye ve KKTC tarafından tanınmayan üç anlaşması vardır. Mısır'la 2003'te deniz yetki alanı sınırlandırmasına imza atan GKRY, 2007'de Lübnan'la, 2010'da ise İsrail'le anlaşma yapmıştır.

***

Kıbrıs adasında çözüm, Ege ve Karadeniz’de huzur istemeyen okyanus ötesi düşünce, yukarıdaki özet halinde olan haksız ve hukuksuz faaliyetlerini parasiyasi aktörlerine yaptırmaktadır. Kıbrıs sorunu üzerine yapılacak müzakere ve mavi vatanın güvenliği için siyaset kurumunun karar alıcıları tüm olasılık ve ihtimalleri göz önüne alarak hareket etmelidirler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...